'Şehidimizin bir damla kanını 550 milletvekiline değişmeyiz'

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi biz bir şehidimizin bir damla kanını 550 milletvekiline değişmeyiz" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın böyle dönemlerde ifade ettiği gibi 'biz bir şehidimizin bir damla kanını 550 milletvekiline değişmeyiz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca ifade etmiştir. Şehidimizin bir damla kanı veya şehit annesinin bir damla göz yaşı her iktidardan ve koltuktan daha değerlidir, daha kıymetlidir. Bu anlayışı yıllardır ortaya koyan Sayın Erdoğan'ın sözlerinin çarpıtılması ayrı bir provokasyondur" dedi.

Akdoğan, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akdoğan, 11 Temmuz günü KCK'nın tek taraflı olarak eylemsizliği bitirdiğini ilan ettiğini hatırlatarak, örgütün daha sonra "devrimci halk savaşı" başlattıklarını duyurduğunu kaydetti. Benzer açıklamaları 14 Temmuz'da Bese Hozat, ardından da Cemil Bayık'ın da yaptığını ifade eden Akdoğan, şunları söyledi:

"Diğer bir çarpıtmada Sayın Cumhurbaşkanımız üzerinden yürütülmektedir. Siyasi bir projesi, vizyonu olmayanlar. Erdoğan karşıtılığı üzerinden bu açığı gidermeye çalışıyorlar. Bütün siyasi varlığını takıntı şeklinde buna endeksliyorlar. Erdoğan karşıtlığı bu çevrelerin gözünü kör etmiş durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızın böyle dönemlerde ifade ettiği gibi 'biz bir şehidimizin bir damla kanını 550 milletvekiline değişmeyiz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca ifade etmiştir. Şehidimizin bir damla kanı veya şehit annesinin bir damla göz yaşı her iktidardan ve koltuktan daha değerlidir, daha kıymetlidir. Bu anlayışı yıllardır ortaya koyan Sayın Erdoğan'ın sözlerinin çarpıtılması ayrı bir provokasyondur".  

Akdoğan, Dağlıca ve Iğdır başta olmak üzere farklı yerlerdeki alçak terör saldırılarında hayatını kaybeden şehitlere başsağlığı dileyerek,  "Onlar bu ülkenin birlik ve bütünlüğü için canlarını feda ettiler. Onlar bu milletin kardeşliği, birlik ve beraberliği için serdengeçtiler. Kutsal vatan toprağı ve albayrak için kanını akıtan bütün şehitlerimizin ruhu şad olsun" dedi. 

"Terörün destekçilerini de uyarıyorum" diyen Akdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Terör örgütünün yerli ve yabancı iş birlikçileri verdikleri desteğin bedelini er veya geç ödeyeceklerdir. Yerli iş birlikçilerin içinde önemli bir yeri paralel yapı oluşturuyor. Bu ihanet ittifakını da çökerteceğiz. Bu yüzden PKK ve paralelle eş zamanla mücadele büyük önem taşıyor. Bu güvenlik açığının oluşmasında da sürecin sabote edilmesinde de paralel yapı aktif rol oynamıştır. HDP, kendi celladına aşık olmuş, barajı geçmek için çözüm sürecinin düşmanlarıyla kirli bir iş birliğine girmiştir. HDP, oy hesaplarıyla süreci havaya uçurmuştur. HDP, terör örgütünün açık destekçisi, uzantısı ve siyasi şubesi gibi hareket etmektedir. Davul, Demirtaş'ın boynunda tokmak Kandil'in elindedir. Utanmadan sıkılmadan devleti ve hükümeti savaş çıkarmakla suçluyorlar. Bu bir kere savaş değildir. Terörist bir örgütün insanlarımızı katletmesidir."

"Bu sorumsuzluktur, örgüte dolaylı destek olmaktır" 

Hükümetin operasyonları durup dururken başlatmadığını ifade eden Akdoğan, terör örgütünün serhildan çağrısı yaptığını ve ardından bir takım terör olayları gerçekleştirdiğini söyledi. 

"Bir kısım medyanın kendisini terör örgütünün propaganda birimi haline getirmemesi gerekir" şeklinde konuşan Akdoğan, "Teröre, teröristlere, terör örgütüne onun yandaşlarına laf söyleyemeyenler terörle mücadelede hükümeti suçlamaktadır. Bu sorumsuzluktur, örgüte dolaylı destek olmaktır. Terör örgütünün silahına susturucu olmak gazetecilik değildir. Örgüt ve yandaşları dökülen kanı saray tartışmalarıyla kapatamazlar, örtemezler" dedi.

"Tahrik ve ajitasyon içine girenler terörün amacına hizmet ediyor"

Terörle mücadelenin sadece asker ve polisin meselesi olmadığının altını çizen Akdoğan, terör saldırılarının millet olarak topyekun göğüslenmek zorunda olunduğunu vurguladı. Herkesin sorumlu davranması ve milli bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden Akdoğan, "Terörün amacı birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmaktır ve milletimizin moralini bozmaktır. Kardeşi kardeşe düşürmek toplumu ayrıştırmak terör örgütünün öncelikli hedefidir.  Kesinlikle bu oyuna gelmemek gerekiyor. Kim komşusuna çevresindeki insanlara kem gözle bakarsa terörün tuzağına düşmüş olur" dedi. Türk milletinin büyük bir millet olduğunu vurgulayan Akdoğan, sağduyu ve soğukkanlılık yerine, tahrik ve ajitasyon içine girenlerin terörün amacına hizmet ettiklerini söyledi.

Teröre karşı tüm siyasi partilerin sağduyu çağrısı yapmasını da değerlendiren Akdoğan, "Tüm siyasi partilerin sivil toplum kuruluşlarının sağduyu çağrısını  yapmasının önemini vurgulayan Akdoğan, "Kimi siyasetçilerin ise sorumsuz açıklamalarla milleti tahrik etmesi de teröre tepki adına parti binalarına saldırılması da yanlıştır. Fiili ve ve fiziki saldırılar vandalizmdir, hukuksuzluktur" diye konuştu. 

Terör örgütünün hukuk sistemini hiçe saydığını belirten Akdoğan, verilen tepkilerin de hukuk içerisinde olması gerektiğini savundu. Akdoğan, parti binalarına yapılan saldırılarla ilgili olarak da, "Parti binalarına saldırıları doğru bulmuyoruz. Bu süreç içerisinde birçok parti binasına saldırı olmuştur. AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı binasına saldırı olmuştur. 22 Ocakta bomba atılmıştır, 16 Ağustos'ta iki taarruz bombası atılmıştır iki polisimiz yaralanmıştır. 21 Ağustosta tekrar bombalı saldırı olmuştur bir polis memurumuz yaralanmıştır. Bütün bu parti binalarına yönelik saldırıları da samimi bir şekilde kınamak gerekiyor ve çifte standart gütmemek gerekiyor. Bugün konuşanlar bu olaylar karşısında sessizlik içindeydiler ve tepki vermiyorlardı bunu da görmek gerekiyor.

"Terör örgütünün siyasi propagandaları gerçeği yansıtmamaktadır" 

Türkiye'nin terör saldırıları ile ilk kez tanışmadığını ifade eden Akdoğan, terörün son bulması için yapılan çalışmalara karşı çıkanların bugün yürütülen operasyonları da eleştirdiğini söyledi. Terörle mücadelenin sabır ve kararlılık gerektiren bir süreç olduğunu belirten Akdoğan, "Bu süreç kararlılıkla devam edecektir. Terör örgütünün dezenformasyonuna ve çarpıtmalarına kesinlikle itibar etmemek gerekiyor. Örgütün yalan makinesine dönüşen kanalları üzerinden yayılan ve milletimizin moralini bozmayı amaçlayan propagandalarına kesinlikle alet olmamak gerekiyor. Sadece yetkili birimlerimizin yaptığı açıklamaları esas alınmalıdır. Terör örgütünün siyasi propagandaları da gerçeği yansıtmamaktadır" şeklinde konuştu.

"İnsan hayatı üzerinden siyaset yapmak alçaklıktır" 

"Seçim için savaş istiyorlar, iktidar için kan akıtıyorlar" gibi söylemlerin safsatadan ve iftiradan ibaret olduğunu ifade eden Akdoğan, "İnsan hayatı üzerinden siyaset yapmak alçaklıktır. AK Parti böyle bir alçaklığa tenezzül edecek bir hareket değildir. Bugüne kadar etmemiştir bundan sonrada etmeyecektir. Bizim için bir insanın hayatı herşeyden, her koltuktan binlerce kat daha değerlidir. AK Parti 10 seçime girmiştir ve bu tür kirli yollara asla tevessül etmemiştir. Eğer bu iftiralar doğru olsaydı 7 Haziran seçimlerinden önce operasyonlar başlamış olurdu, bu operasyonlar bir sebep değil bir sonuçtur" dedi.

"Devlet de devlet olmanın gereğini yapmaktadır"

Akdoğan, 7 Haziran'dan bu yana 64, 24 Temmuzdan bu yana 23 sivilin hayatını kaybettiğini 304 sivilin de yaralandığını belirterek, şunları söyledi:

"Bu milletin evladı olan asker polis şehit edilmiştir ama hedefe konulan örgüt ve bu zihniyet değil bu mücadeleyi yürüten aktörler olmaktadır. Bir kısım medya siyaset kurumunu mayınlamak yerine eli kanlı örgüte laf söyleyebilmelidir. 'Bölgeyi bombalamak için yol yapıyorlar' diyenler yolların patlatılmasına insanların havaya uçurulmasına sessiz kalıyorlar. Herkes şunu çok iyi bilmelidir, terörle mücadele çok boyutlu ve kararlı bir şekilde sürecektir. Örgüt silah bırakmadığı sürece operasyonlardan geri adım atılmayacaktır. Çözüm sürecinde oluşan güvenlik açığı ortadan kaldırılacaktır. Bu mücadele hukuk içinde, vatandaşımızı korumak için onların hak ve hukukunu muhafaza altına almak için yapılmaktadır. Hükümetimiz, güvenlikçi politikalara savrulmuş değildir. 13 yıllık AK Parti iktidarının elde ettiği kazanımlardan geri adım atmayız, reformlardan vazgeçmeyiz. Hizmet ve yatırımlardan geri durmayız. Bölge halkı 'devlet nerede' diye sormuştur. Devlet de devlet olmanın gereğini yapmaktadır."

Demirtaş'ın "Anne babalar evlatlarına sarılamıyor" dediğini dile getiren Akdoğan, "Evet o evlatlar şehit edildi. Peki kim şehit etti? Onun yandaşı olduğu terör örgütü şehit etti. Hiç yüzleri kızarmadan, hiç utanmadan hala devleti suçlayabiliyorlar. İşte o milletin evlatlarını, sizin uzantısı olduğunuz, yandaşı olduğunuz örgüt katlediyor. Bu cinayetleri kınayamıyorsunuz ve hala devleti suçluyorsunuz" dedi.

Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunun altını çizen Akdoğan, "Bugüne kadar çok büyük zorlukları devlet-millet kaynaşmasıyla aştık. İnşallah bu zorlukları da aşabilecek güce, kudrete devletimiz sahiptir. Yeter ki biz ülkemize inanalım, güvenlik birimlerimize güvenelim ve bütün bu saldırıları millet olarak topyekun göğüsleyebilelim" ifadesini kullandı.