AB ve Türkiye'de kadın gündemi

Yusuf ENGİN / Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı ve Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

İnsanlığın var olduğu dönemlerden günümüze kadar hemen her dönemde kadınlar, gerek ulusal düzeyde, gerekse dünya genelinde nüfusun yarısını oluşturmuştur. Kadınların yaşadığı sorunların AB üyesi ülkelerde ve ülkemizdeki boyutları da nüfusta olduğu gibi benzer özellik göstermiştir ancak ülkemizde kadının sosyo-kültürel yapısının etkisiyle ezilmişliği birçok gelişmekte olan ülke içinde ülkemizi en son sıralara taşımaktadır. Kadın çalışanların sayısının hızla arttığı günümüzde, çalışma yaşamında kadınların karşılaştığı güçlükler ve sorunlar da bir o kadar artmaktadır.

Eğitim sorunların çözümünde temel araç

Tüm yaşanan sorunların temeline inildiğinde temel nedenin eğitimsizlik olduğu ve eğitimin sorunların çözümü için en önemli araç olduğu bilinmektedir. AB üyesi ülkelerde kadınların özellikle liderlik pozisyonlarına yükselmeleri ve refah seviyelerinin artırılması hedeflenirken ülkemizde eğitim, ancak okur yazarlık düzeyinin artırılması boyutunda kalmakta ve kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı bir yana dursun istihdama katılımının artması için bile gerekli çaba gösterilmemektedir.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınlar erkeklerden daha az eğitilmekte, refaha ulaşacak, sosyal ve ekonomik değişikliklere uyum sağlayabilecekleri bilgiye erişememektedir. Böylece kadın, kendi gelişimine ve refahına katkı yapamadığı gibi üretken olamamakta, aile refahına, ülkenin ekonomik potansiyeline katkıda bulunamamaktadır.

Karar alma mekanizmalarında kadın, geleneksel rolleri nedeniyle yeterince yer almıyor

Avrupa Birliği üyesi ülkelerde gelecekte nüfusun daha da yaşlanmasıyla karşılaşılacak sorunlarda kadınların iş yaşamına katılımının artması ve liderlik pozisyonlarına yükselmesinin kısmen çözüm olacağı düşünülmekte ve 2010 yılına kadar kadın erkek eşitliğinin her alanda gerçekleşmesi adına çizilen yol haritası için uygulamalar son sürat devam etmektedir.

Avrupa'da kota uygulamaları ve diğer araçlarla olumlu ayrımcılık politikalarının geliştirilmesi sonucunda bu alanda önemli aşamalar kaydedildiği gözlenmektedir. Avrupa'daki şirketler kadınların yaşamın her alanında karar alma sürecine dahil olduğu düşüncesinden hareketle şimdiden yatırımlarını o yöne doğru çevirmektedir. Örneğin Mercedes, yaptığı araştırma'da araba satın alımında erkeklerin yüzde 85'inin kadınların etkisinde kaldığını saptadıklarını, buna göre şirkette çalışan personelin kadın olmasının ve liderlik rolünü üstlenmesinin ürün geliştirmede yadsınamaz derecede önemli olduğunu düşünerek işe alımlarda kadın sayısını artırdıklarını belirtiyor. Ülkemizde ise kadınlar, karar alma mekanizmalarında aile içindeki geleneksel rolleri sebebiyle gelişmiş ülkelere oranla oldukça düşük seviyede yer alabilmektedir.

Kadını sosyal hayattan uzaklaştırmanın çağdaş dünyada da yeri yoktur

AB üyesi ülkelerin gündeminde bunun yanı sıra cinsiyet eşitliği konusunda özellikle cinsiyet rolleri, kadın erkek arasındaki ücret farkı, çalışma yaşamının uyumu, konuları tartışılırken ülkemizde çalışma hayatında kadınlar açısından durum içler acısı boyutlarda sürmektedir.

Kadınların işgücüne katılımı, sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsurudur. AB üyesi ülkelerde kadının iş gücüne katılımı büyük oranda esnek çalışma modellerinin uygulanmasına da bağlı olarak artarken ülkemizde yıllara göre azalma göstermektedir.

Avrupa'da daha fazla temsil ve yönetici artırımı düşünülürken, ülkemiz kadını büyük oranda işsiz ve iradesiz, çalışanlarında büyük bölümü oldukça düşük ücret ve kayıt dışı çalışmaktadır.

Kanunlardaki eşitlikçi yapıya rağmen, kadının gelişimini ve işgücü piyasasına girişini sağlayacak gerekli altyapının oluşamaması, yüzde 50'yi aşmış olan kayıt dışılık, evlilik, doğum ve çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi nedenlerle kadınların çalışma hayatlarının kesintiye uğraması ya da sona ermesi, kadınların analık hallerinin korunması noktasında yasal düzenlemeler bulunmasına rağmen bunların uygulamaya tam manasıyla yansımaması, doğum sonrası çocuk, yaşlı, hasta bakım hizmetlerinde destek mekanizmalarının yaygınlaşmamış ve pahalı olması, eğitimde toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlik, işsizlik, özelleştirmeyle yaşanan daralma kadınların işgücüne katılımının öndeki ciddi engellerdir.

İşsizliğin en büyük sorun olduğu ve ekonomik canlanmanın istihdama yansımadığı ülkemizde erkek egemen bakışla; erkeğine iş bulduk da kadını mı eksik kaldı gibi ilkel bir anlayışıyla hareket edilmektedir.

Türkiye geneline baktığımızda 2006 yılı verilerine göre kadın istihdam oranı yüzde 22,3 iken AB-27'de yüzde 57,4'tür. Lizbon Stratejisi'nde belirlenen yüzde 60 kadın istihdamına en uzak ülke Türkiye'dir. Daha sonra Malta gelmekte ki o da yüzde 50'ye yaklaşmış durumdadır.

Kadınları sosyal hayattan dışlama, yok sayma anlayış ve uygulamaları kadınların topluma faydalı birey olmalarını engellemektedir. Avrupa ülkeleri kadının refahını arttırmak yönünde çalışmalar yaparken ülkemizde kadınların sosyal yaşamdan dışlanmışlığı, ezilmişliği çözüm bulunması gereken en önemli konu olarak durmaktadır. Kadını sosyal hayattan uzaklaştırmanın çağdaş dünyada da yeri yoktur.

Durum böyleyken ülkenin kalkınması, gelişmişliği, çağdaş medeniyetler seviyesinden söz edilebilmesi için bir fırın ekmek yemek gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor.

Yapısal köklü değişimler gerekiyor. Geleneksel ve kısıtlayıcı toplumsal cinsiyet rollerini değiştirmeye yönelik reformlar yapılması gerekiyor. Bu yapısal değişimlerin en başta eğitimle şekillenmesi gerekiyor. Kadınların geldikleri noktada kendilerini, sistemi, çarpık gidişatı sorgulaması gerekiyor

Araştırmalar kadına her alanda yatırım yapmayan ülke veya bölgelerde yıllık büyümenin yüzde 1'i aşamadığını gösteriyor. Dolayısıyla kadının toplumdaki yerinin sağlamlaşması için sivil toplum örgütlerinin, akademik dünyanın ve özel sektörün ortak çalışması gerekiyor.

Türkiye'nin daha çağdaş ve yaşanabilir ülke olması için kadının dahiliyeti şarttır. Özellikle iş yaşamında kadının daha fazla yer alması 11 oyuncusu olan futbol takımının 5'i yerine 11'inin de oyuna girmesinin yaratacağı fark gibi bir fark ortaya çıkaracaktır.