20 °C

”Adamlık tartışması, Baykal'ı zor durumda bırakır”

Nihat Ergün, "Eğer bir adamlık tartışması yapılırsa, Türkiye, bu adamlık tartışmasında Baykal'ı mahçup eder" dedi.

”Adamlık tartışması, Baykal'ı zor durumda bırakır”

ANKARA - AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, "Eğer bir adamlık tartışması yapılırsa, bu başka bir istikamete gider. Türkiye, bu adamlık tartışmasında Baykal'ı mahçup eder" dedi.

Parlamento muhabirleriyle sohbet eden Ergün, yerel seçimlere gidilirken üslup tartışmasına değindi. "Siyasi üslup, eğer Türkiye'de konuşulacaksa, bütün partiler için ve siyaseti etkileyen bütün unsurlar için konuşulması lazımdır" diyen Ergün, özellikle son günlerdeki tartışmaya işaret ederek, şöyle konuştu:

"Mardin'de sayın başbakanımız, anamuhalefet partisi liderine, 'İşsizlikle ilgili bir çözüm öneriniz varsa söyleyin. İktidar olarak bunları yapmaktan kaçınmayız' şeklinde bir teklifte bulundu. Sayın Baykal da bu teklife karşı, 7 maddelik bir öneri getirdi. Bu 7 maddelik öneriyi incelediğimizde, aslında bunların işsizlik sorununun çözümüne dair öneriler olmadığını, yaşanan ekonomik krizle ilgili kısa vadede alınmasını istediği bazı tedbirleri içerdiğini gördük. Buna dair önerilerin, ciddi manada masaya yatırılması lazımken, sayın Baykal'ın önerileri, işte 'kamu harcamalarını artıralım, vergileri düşürelim.' Kendi içinde enteresan çelişkiler barındırıyor.

Bir taraftan en önemli vergi kalemlerini düşüreceksiniz, bütçe gelirlerini daha da azaltacaksınız, bir taraftan da kamu harcamalarını gelirleri azalmış bütçeyle daha da artıracaksınız. Bütün bunlar kendi içinde çelişkili olan kavram ve önerilerdi. Sayın başbakanımız dedi ki 'bu öneriler, sizden beklediğimiz öneriler değil. Belli ki siz, bu ekonomi konuları üzerinde fazla durmuyorsunuz, bu ekonomiyi biraz öğrenmeniz gerekiyor. Bu anlayışla da iktidar imkanınız yok. 40 fırın ekmek yemeniz lazım iktidar olmanız için. Hem ekonomi konusunda anlayış ve projeleriniz nedeniyle, hem de siyasi çalışmalarınız nedeniyle."

Rahatına düşkün politikacı

 Baykal'ın rahatına düşkün bir politikacı olduğuna dair eleştirilerin, kendi partisinin içinde de çok defa yapılmakta olduğunu savunan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zaten seçim çalışmaları ve gezileri de bu rahatına düşkün politikacı örneğinin bir göstergesidir. İktidar partisi olarak 70 civarında miting yapıyoruz, bütün illere gidiyoruz. Muhalefet partileri 15-20 vilayete giderek seçim kampanyasını tamamlıyorlar. Halbuki muhalefet partilerinin, iktidar partisinden daha çok çalışmaları lazım. Biz iktidarımızı sürdürmek için ve aldığımız oyları hak etmek için çalışıyoruz. Ama bakıyoruz, anamuhalefet partisi, özellikle, iktidara gelmek için çalışmıyor. Bu çalışmayla iktidara gelinmez. Bu çalışma, iktidara gelme çalışması değil, muhalefetteki yerini koruma çalışması olabilir. Bu kadar çalışmayla ancak muhalefetteki yer korunabilir. Hatta muhalefetteki yerinizi bile koruyamazsınız. Bu kadar çalışma, muhalefetteki yeri korumaya bile yetmez.

Sayın Başbakan, 'Kırk fırın ekmek yemek lazım iktidar olmak için' demiş olabilir. Sayın Baykal'ın belli ki zoruna gitmiş bu eleştiri. Olabilir. Eleştirilmekten hoşlanmayabilir ama buna verilecek karşılık 'Efendim, bu bir maganda üslubudur.' Bunun neresinde magandalık var? Eğer bunu maganda üslubu diye takdim ediyorsanız, çok büyük haksızlık yapıyorsunuz demektir. 'İktidar olmak için kırk fırın ekmek yemeniz lazım' eleştirisinin karşılığı, 'sen de adam değilsin' eleştirisi mi? Bu eleştiri mi? Bu, açık bir hakarettir.

Bu nedenle de dava açılmıştır. Ortada, bu eleştiri çerçevesinde bir maganda üslubu yoktur. Ama bunun karşısında ağır bir hakaret vardır. Eğer bir adamlık tartışması yapılırsa; bu başka bir istikamete gider. Türkiye, bu adamlık tartışmasında Baykal'ı mahçup eder. Bütün Anadolu'yu dolaşsın, bu soruyu sorsun. Meydanlar, insanlar, adamlık tartışmasındaki cevaplarını söylesinler. Hatta Avrupa'daki vatandaşlarımızı ziyaret etsin. Balkanları, Ortadoğu'yu, Kafkasya'yı, Uzak Asya'yı bir ziyaret etsin. Orada adam kim anlatsınlar. Bu adamlık tartışması, Sayın Baykal'ı zor durumda bırakacak bir tablo sunar."

Halkı aşağılayan bir siyasi üslup olabilir mi ?

Ergün, Baykal'ın tavrının yakışmadığını ifade ederek, bugünkü grup toplantısında tavrını hala sürdürdüğünü belirterek, "Üsluptan bahsediyorsak, siyaset üslubu bir bütündür. Kişinin yaptığı, bir konuşma değildir. Mesela seçimlerde istediğiniz oyu alamadığınız zaman, 'Bu halktan adam olmaz zaten, bu halk ne yaptığını bilmiyor, bir çuval kömüre oyunu satıyor' demek üslup mu? Halkı küçümseyen, beğenmeyen, aşağılayan bir üslup, siyaset üslubu mu?" diye sordu.

Siyaseti etkileyen unsurların bulunduğuna işaret eden Ergün, medyanın bunlardan biri olduğunu, medyadaki yalan, yanlış haberleri alıp siyasette kullanmanın ve gerçekmiş gibi takdim etmenin doğru bir siyaset üslubu olmadığını söyledi. Ergün, "Bizzat kendiniz, iftira, karalama anlamına gelecek sözler sarf ederek, gerçek olmayan şeyleri, gerçekmiş gibi ifade etmeniz bir siyaset üslubu mu? 'Vatandaşı bidon kafalı' diye, 'vatandaşı göbeğini kaşıyan adam' diye vasıflandıran bir köşe yazarının, sizin tarafınızdan çok açık bir şekilde destekleniyor, himaye görüyor olması, üslubuna katıldığınızı gösterir" dedi.

Siyasetteki üslubun bir bütün olarak değerlendirilmesi gereğine işaret eden Ergün, "Siyasette bir üslup değişikliğine ihtiyaç var. Bu evvela muhalefetin üslubundan başlamalı. Muhalefet üslubunu gözden geçirmeli" diye konuştu.

Baykal'ın sözlerinde "ilginç çarpıtmalar" olduğunu ileri süren Ergün, "(Başbakan bize cibilliyetsiz) dedi. Demedi. Doğrudan doğruya bunu söyleyen bir ifadesi olmamıştır. Bu çarpıtılmış bir ifadedir. (Başbakan bize alçak, şerefsiz) dedi. Demedi. Bu çarpıtılmış bir ifadedir. (Başbakan, CHP'ye nesebsiz) dedi. Doğrudan doğruya böyle bir ifadeyi kullanmadı. Bunlar çarpıtılarak üretilmiş ifadelerdir. Çarpıtılarak üretilmiş ifadeleri, siyaset üslubu olarak kullanırsanız, o zaman üslup tartışmasında siz de altta kalırsınız. Bütün bu eleştirileriniz havada kalır. Kendi üslubunuzu gözden geçirmek zorunda kalırsınız" diye konuştu. 

Hiç kimsenin, "Başbakan'ın sözlerini çarpıtarak yeni sözler üretmeye hakkı olmadığını" ifade eden Ergün, Baykal'ın yaklaşımlarını doğru bulmadıklarını vurguladı.

Başbakan Erdoğan'ın seçim çalışmalarında devletin imkanları kullandığı yönünde muhalefetin yaptığı eleştirilerin hatırlatılması üzerine Ergün, Erdoğan'ın, Başbakan sıfatıyla ve parti genel başkanı sıfatıyla yaptığı faaliyetler bulunduğunu söyledi. Ergün, "Devletin faaliyetlerini donduramazsınız. Hangi faaliyetlerin ne zaman yapılamayacağı açık açık ortaya konulmuştur" dedi.

Ergün, AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya ile ilgili ne yapılacağı sorusu üzerine, "Fezlekeyi bir görelim. Ona göre değerlendirme yapalım. Şimdi onu görmeden değerlendirme yapmamız doğru olmayabilir. Hangi mahiyette bir tablo var, onu görmek lazım" karşılığını verdi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap