Ağır metaller kısırlıkta etkili

Kurşun, civa ve arsenik gibi ağır metallerin, kısırlık üzerinde etkili olduğu belirlendi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

ANKARA - Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sönmezer başkanlığında gerçekleştirilen çalışmada, kurşun, civa ve arsenik gibi ağır metallerin, kısırlık üzerinde olumsuz etki yaptığı belirlendi. 

Çalışmada, özellikle kanlarında kurşun düzeyi yüksek olanlarda kaliteli embriyo sayısının ve çinko düzeyi düşmüş hastalarda da yumurta ve kaliteli embriyo sayısının azaldığı tespit edildi. 

Prof. Dr. Sönmezer, çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, yapılan araştırmada, ağır metallerin ve eser elementlerin kısırlık üzerinde önemli etki yaratabileceğini ortaya koyduklarını söyledi.  

Araştırmanın, üniversitenin Bilimsel Araştırma Projesi ile desteklendiğini belirten Sönmezer, "Çalışma, sperm sayısı azlığı ya da spermde hareket bozukluğu bulunan ve nedeni izah edilemeyen kısırlık tanısı alan tüp bebek tedavisi planlanan hastalar üzerinde gerçekleştirildi. Çalışma, incelenen ağır metaller ve elementler açısından dünyada bir ilk" dedi. 

Sönmezer, klinik çalışmada hem kanda hem tüp bebek sırasında toplanılan yumurta hücresi barındıran yapıda (folikül sıvısı) civa, kurşun, arsenik ve kadmiyumu içeren 4 ağır metal ile birlikte demir, bakır ve çinkoyu içeren 3 eser elementi değerlendirdiklerini anlattı. 

Özellikle kurşun gibi ağır metallere maruziyetin son yıllarda ciddi artış gösterdiğini ifade eden Sönmezer, ağır metallerle çok düşük düzeylerde karşılaşmanın dahi erken bunama, azalmış sperm sayısı, duyma kaybı, kalp krizi ve zihinsel fonksiyon kayıpları gibi ciddi sağlık sorunları ile ilişkili olabileceğinin daha önce belirlendiğini ifade etti. 

Sönmezer, hücre görevleri için gerekli olan demir, bakır ve çinko gibi elementlerin eksikliğinin de önemli fonksiyonel problemler yaratabileceğini dile getirdi. Sönmezer, "Antioksidan özellikleri olan çinko elementi, kadınlarda seksüel gelişim, yumurtlama ve adet düzenlenmesi gibi olaylarda önemli hücresel fonksiyonları olan bir elementtir" diye konuştu. 

"Kaliteli embriyo sayısı azalıyor" 

Prof. Dr. Sönmezer, üremenin çevresel ve biyokimyasal faktörden etkilendiğini ve birçok hastanın "nedeni izah edilemeyen kısırlık" grubuna dahil olduğunu söyledi. 

Yaptıkları klinik çalışmanın sonucunu anlatan Sönmezer, şunları kaydetti: 

"Çalışma sonucunda, özellikle kandaki kurşun düzeyi yüksek olan hastalarda tüp bebek sırasında elde edilen kaliteli embriyo sayısının azaldığı gösterilmiştir. 

Ayrıca hücre görevlerinde önemli rolü olan folikül çinko düzeyi azalmış hastalarda da aynı şekilde yumurta sayısının ve kaliteli embriyo sayısının azaldığı gösterilmiştir." 

Sönmezer, çevresel etkenlerden, yaşam tarzı ve beslenme tarzı gibi değişkenlerin kısırlık üzerinde etkili olabildiğini vurgulayarak, bu tip faktörlerin ortadan kaldırılması, yaşam tarzına yönelik bazı önlemler ve tedavi seçenekleri ile bu riskin azaltılabileceğini sözlerine ekledi. 

Bu konularda ilginizi çekebilir