Arap bankacılara yatırım çağrısı

BDDK Başkanı Bilgin, 49 banka içinde Arap bankalarının aktif büyüklüğünün yüzde 5-6 seviyesinde olduğunu, bu rakamın yetersiz kaldığını belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, bankacılık sistemindeki 49 banka içinde Arap bankalarının aktif büyüklüğünün yüzde 5-6 seviyesinde olduğunu, bu rakamın kendilerine göre yetersiz kaldığını belirterek, Arap bankalarını yatırıma çağırdı.

İstanbul'da düzenlenen "Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi 2010: Krizden Mali İstikrara" konulu zirvede konuşan Bilgin, Türkiye'de Arap dünyasından Libya kökenli bir, Kuveyt kökenli iki, Suudi Arabistan kökenli bir, Dubai ve Bahreyn kökenli birer banka olduğunu belirtti. Bu bankaların 49 banka içinde aktif büyüklüğünün yüzde 5-6 seviyesinde olduğunu söyleyen Bilgin, bu rakamın kendilerine göre yetersiz kaldığına işaret ederek, Arap bankalarına yatırım çağrısında bulundu.

Bilgin, "Para sizin, buna karar verecek sizsiniz ancak şunu unutmayın ki, burada yapacağınız bir yatırım, Avrupa'daki bir yatırımdan, çok daha karlı ve istikrarlı bir yatırım olacaktır. Türkiye'de, bir bankanın ya da şubenin satın alması ve yeni kuruluş izni bize bağlı. Kapımız sizlere sonuna kadar açık. Sadece Batı'dan değil, Doğudan, Arap dünyasından da sermaye bekliyoruz. Sebebi çok basit. Bir bankası nasıl ki riskleri dağıtıyorsa, biz de sahipliği dağıtmak, hedge etmek istiyoruz. Kapımız sizlere sonuna kadar açık" dedi.

"Büyük bankaların karları buradaki küçücük bankadan geliyor"

Türk bankacılık sisteminde yabancı sermaye payının yüzde 40'lar düzeyinde olduğunu söyleyen Bilgin, bundan 6 yıl önce bu oranın yüzde 3 seviyesinde kaldığını söyledi. Bu rakamların yakalanmasında istikrar ortamının önemli olduğunu kaydeden Bilgin, Türk bankacılık sistemine giriş yapan yabancı sermayenin, Türkiye'nin potansiyeli, kar marjlarının yüksek olduğunu, ayrıca bankacılıkta çalışan personel, IT teknolojisi ve enstrüman çeşitliliğinin pek çok Avrupa ülkesinden çok daha ileri düzeyde olduğunu vurgulayan Bilgin, "Türkiye'de bulunan bazı yabancı bankaların en önemli varlığı Türkiye'deki bankaları. 1 trilyon dolarlık büyük bankaların karlarının yüzde 40'ı buradaki küçücük bankadan geliyor"

Bankacılara 'dedikodu' uyarısı

Bilgin, kredinin teminata değil, nakit akışa verilmesi gerektiğini de savunarak, "Teminatlar her zaman değer yitirebilir ancak nakit akışı kredi dengesinde esas alınması gereken hususlardır. Bir bankanın içini, bilançosunu kredi müşterileri değil, yanlış politikalar ve kararlar veren patronlar ve yöneticiler boşaltır. Kredi müşterileri değil, alınan kararlarla ilgili patron ve yöneticilerin sorumluluğu da bize göre en üst seviyededir" dedi.

Bankacıların da az ve öz konuşması gerektiğini belirten Bilgin, "Bankacılar, Avrupa ülkelerindeki deneyimi sizler de okuyorsunuz, az ve öz konuşmalıdırlar. Asla diğer bankalar hakkında dedikodu yapmamalıdırlar" uyarısında bulundu.

Yurtdışında banka alımı için yumuşatma yapabiliriz

BDDK Başkanı Bilgin, gazetecilerin yurt dışında banka almak isteyenler için kolaylaştırmalar yapıp yapmayacaklarına ilişkin soruları üzerine, BDDK'nın ilgi alanında çok çeşitli enstrümanlar ve rasyoların olduğunu, bu konularda bazı yumuşatmalar yapabileceklerini söyledi. Bilgin, “Mesela, Yurt dışında şube açan veya banka kuran bir bankanın, oraya yatırdığı para şöyle algılanır diyebiliriz. Bunları dizayn ederiz. Bu tatlandırıcılar içinde en önemlisi" demekle yetindi.

4 genel müdür yardımcısı çay içmeye geldi

Bilgin, Türkiye Bankalar Birliği'nin(TBB) genel kurulunda söylediği, ataması yapılacak banka genel müdürleri ve genel müdür yardımcılarını çay davetine bekledikleri açıklamasının ardından, kaç banka genel müdür ve genel müdür yardımcısının BDDK'ya gittiğine ilişkin de bilgiler verdi.

Bilgin, en son yapılan TBB genel kurulundan bu yana dört banka genel müdür yardımcısının BDDK'ya ziyarete geldiğini açıkladı.

Bu görüşmeler sırasında, başka bankalardan ayrılanlara nedenlerini ve ayrıldıkları bankayı sorduklarını, bu bilgileri kendi bilgileriyle birleştirdiklerini, çıkışta da bankacılık kanunu hediye ettiklerini bildirdi.

Bankacıları özellikle kriz döneminde test etmenin daha kolay olduğunu vurgulayan Bilgin, bankacıların iyi bir test verdiğini belirterek, "Elbette bazı küçük yanlışlıklar olmuştur. Genel olarak bankacılarımız tavrı bana göre olumludur. Sonuçta çay içmek için bir genel müdür ya da genel müdür yardımcısı atandığında herhalde beni kırmayacaklardır. Şu ana kadar 4 kişiyle çay içtik. Bundan sonra da devam eder. Ben çay içmelerden çok şey öğrendiğimize inanıyorum. Ben zamanımı ayırdığıma göre, onlar da zamanını ayıracaktır" diye konuştu.

Bankalar faiz oranlarını gözden geçirebilir

Bilgin, kredi büyümesine ilişkin olarak, "Bu yılın sonunda belki de yüzde 15'leri aşıp, yüzde 20'lere yaklaşabilecektir. Tahmin edilen yüzde 6 - 6.5 büyümeler, bankacılık büyürse gerçekleşecektir. Bunun ilk sinyalleri de banka kredileri tarafından veriliyor. Bankacılık büyürse Türkiye'de büyür" dedi.

Merkez Bankası'nın kredili mevduat hesaplarıyla ilgili uyarıları konusunda Bilgin, kredili mevduat hesaplarının 2.7 milyar TL düzeyinde olduğunu söyledi. Bilgin, "Çok artış yok ancak faiz oranları çok yüksek. Kredi kartı faiz oranlarından dahi yüksek. Dolayısıyla bankacılarımızın bu faiz oranlarını belki gözden geçirmeleri ihtiyacı olabilir. Biz de çalışırız, onlarla tartışırız, onları yönlendiririz. Hem tüketiciler hem bankacılar tarafından aşırı faiz oranlarına dikkat edilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Özince: Bankacılığın katkısıyla yüzde 6 büyüme aşılabilir

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince ise finans sektöründe, gözetim, denetim ve uluslararası yaklaşımların ön plana çıkacağına vurgu yaptı. Özince, "Bundan sonra geleceğe yönelik risk hesaplaması, fiyatlaması, yönetimi ve denetiminin belirleyici olmasını bekliyorum. Ben Türkiye özelinde alınacak önlemlerin sağlıklı bir ekonomi getireceğinden kuşku duymuyorum" dedi.

Henüz tartışılan düzenlemelerin, aracılık maliyetinin yüksek olduğu Türkiye'yi etkilemesinin muhtemel olduğunu dile getiren Özince, Türkiye'nin mukayeseli üstünlüğünün korunması, rekabet gücünün artırılmasına yönelik kararlar alınmasının beklendiğini söyledi.

Bu dönemde çok sayıda gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinin de başarılı sınav verdiğini dile getiren Özince, Türkiye'deki toparlanmanın da hızlı olduğunu vurguladı. Bankacılık sisteminin özel sektöre finansman sağlamaya devam ettiğini, sağlam bilanço yapısı ve risk yönetimi ile kamuya yük olmadığının altını çizen Özince, "Türkiye'de bu yıl beklenen yüzde 6 büyümeye bankacılık sektörünün katkısı ile belki fazlasıyla ulaşılacaktır. Bu performansın ana nedeni kamu disiplini, enflasyonun düşürülmesi ve finans sektörünün güçlendirilmesi için politikaların izlenmesidir" dedi.

Türkiye ve Arap dünyasının bulunduğu coğrafyada, bölgesel ilişkilerin artarak geliştiğinin görüldüğünü, bölgenin yüksek potansiyele sahip olduğunu söyleyen Özince, bu potansiyelin etkin kullanılmasının ciddi yatırımlara ve kaynağa ihtiyaç doğurduğunu belirterek, "Kaynak için bankalarımız arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesine ihtiyaç var. Türk ve Arap bankaları arasındaki işbirliğinin bu süreci hızlandıracağına inanıyoruz" dedi.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir