Bahçeli: İlk turda Erdoğan'ın seçileceğine inanıyorum

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Ben ilk turda Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın seçileceğine inanıyorum. Kim ne hesabı yaparsa yapsın, İnce'den her türlüsüne kadar kimin hesabı varsa olsun ama bir de halkın ve Cenab-ı Allah'ın hesabı vardır. Onu da kimse unutmasın." dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, merhum Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki mezarını ziyaret etti. Burada kendisini bekleyen partililerle tek tek bayramlaşan Bahçeli, Türkeş'in kabrine kırmızı ve beyaz karanfiller bıraktı, bakır ibrikle mezara su döktü.

Mezarın başında nöbet tutanların bulunduğu kulübede bir süre oturan Bahçeli, buradan ayrılırken, basın mensuplarına açıklamada bulundu ve soruları yanıtladı.

Milliyetçi Hareket Partisinin seçimlere Cumhur İttifakı çatısı altında girdiğini ve Cumhurbaşkanı adayı olarak Recep Tayyip Erdoğan'ı desteklediğini anımsatan Bahçeli, şunları söyledi:

"Milliyetçi Hareket Partililer, cumhurbaşkanı adayı olarak Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhur İttifakı'nda kendi partileri olan Milliyetçi Hareket Partisine oy vereceklerdir. Dolayısıyla Cumhur İttifakı ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde güçlü bir meclis, denge ve denetimi elinde tutan bir meclis. Öbür taraftan da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bütün kurum ve kurallarıyla hayata geçebileceği bir cumhurbaşkanı seçimi söz konusu. Bunun sonucunun alınması lazım. Ben ilk turda Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın seçileceğine inanıyorum. Kim ne hesabı yaparsa yapsın, İnce'den her türlüsüne kadar kimin hesabı varsa olsun ama bir de halkın ve Cenab-ı Allah'ın hesabı vardır. Onu da kimse unutmasın."

"Bir devletin bazı unsurları tamamıyla deşifre olmuş durumda"

FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün eşi ve kayınbiraderinin ABD'de görüntülendiğinin anımsatılarak, "ABD'nin FETÖ'ye mücadeleye yaklaşımını nasıl değerlendirmek gerekir?" sorusuna Bahçeli, şu yanıtı verdi:

"Başından beri Türkiye üzerinde FETÖ'yü besleyen, koruyan, her türlü eylemi yaptıran bir devletin bazı unsurları tamamıyla deşifre olmuş durumda. Şimdi de Türkiye'de 251 vatan evladının şehit olmasına sebebiyet veren, 2 bini aşkın vatan evladının yaralı olduğu bir ortamda işte görüyorsunuz lüks arabalar ve lüks villalarla kimin nasıl yaşadığına hep beraber şahit oluyoruz. Amerika'nın Türkiye ile olan dostluğu devam edecekse böyle bir kararlılık içesindelerse o kişilerle beraber FETÖ'yü Türkiye'ye bir paket halinde göndermesi lazım."

"Kesin sonuç almanın zamanı gelmiş de geçiyor"

Bahçeli, Kandil'e yönelik operasyonla ilgili değerlendirmelerinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Terörle çok keskin bir mücadele var. Suriye'de var, Irak'ta var, Türkiye'de var. Bunun uluslararası boyutunun da ele alınıp düşünülmesi gerekiyor. Bu sebepten dolayı Avrupa ülkelerinde de terör uzantılarıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin mücadelesi devam ediyor. Bunlara bazı ülkelerin yardakçılık yapmasından da rahatsızlık duyuluyor. Şimdi teröre karşı kesin sonuç almanın zamanı gelmiş de geçiyor. O bakımdan geçmişten bu yana bu terör faaliyetlerinin Kuzey Irak'ta Kandil denen yörede toplanmak suretiyle her türlü ihtiyaçlarının, eğitimlerinin karşılanıp oradan da Türkiye'ye planlı saldırıların olduğu bir yere artık gereği yapılmalıdır. Biz tabii yıllardan beri Kandil'e bir bayrak dikmek gerekliliğini vurgulamıştık. İnşallah o bayrak Afrin'de ve başka yerlerde olduğu gibi Kandil'de de dikilecektir diye inanıyorum."

"Sabrı elden bırakmamak, soğukkanlı davranmak lazım"

Bahçeli, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız ve beraberindekilere yönelik silahlı saldırıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

"Olay her yönüyle üzücü. Bir milletvekili ve onun ailesine yönelik bir saldırı. Değerli milletvekilinin ağabeyi Hakk'ın rahmetine kavuşuyor. Diğerleri de yaralı durumda. Bu, çok yönlü incelenmeli. Seçimin dokuz gününü çatışan bir Türkiye olarak değil, bu gibi olaylara karşı sabırlı ve soğukkanlı davranan bir Türkiye'de seçimin atlatılmasında yarar var. Özellikle Güneydoğu Anadolu'da zaman zaman Adalet ve Kalkınma Partililere karşı PKK tarafından saldırılar olmuştur, bunun da onlara benzer bir hal olduğu söylenmektedir. Bütün bunlara rağmen sabrı elden bırakmamak lazım, soğukkanlı davranmak lazım. 24 Haziran'ı en aza indirilmiş bir çatışma ortamında gerçekleştirmekte yarar vardır."

Bahçeli, "Af konusunda bir adımınız olacak mı?" sorusuna "35 kişiyle bayram öncesi af çıkartacak kadar bir gücümüzün olduğuna inanıyor musun sen? Ama seçim beyannamemizde af var." karşılığını verdi.

"Cumhurbaşkanının açıklamalarına katılıyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tutukluların cumhurbaşkanı adayı olmaması yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendirdiği sorusunu üzerine Bahçeli, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanı, adayların belirlenmesi konusunda hem siyasi iktidarın hem toplumun hoşgörüsünün istismar edildiği kanaatiyle bu değerlendirmeyi yapıyor. Ben de katılıyorum. Halkların Demokratik Partisi eğer Türkiye'de bir siyasi kurum olarak PKK'nın gölgesinden sıyrılmış bir mücadele yürütürken bir aday çıkartma ihtiyacı hissediyorsa ki böyle bir aday çıkartma düşüncesine sahip olanlar Türkiye'yi zora koyan, Halkların Demokratik Partisini zora koyan, Türkiye'de PKK ile olan mücadeleyi gölgeleyen bir mücadele ve davranış içerisinde Selahattin Demirtaş'tan başka Halkların Demokratik Partisinde cumhurbaşkanı adayı olacak başka aday mı yoktu yani? Bula bula onu mu buldular. Şu an için halkın arasında aktif siyaset yapan, Halkların Demokratik Partisine mensup şahsiyetler var. İçlerinden bir tanesi kendi partilerini temsilen aday gösterilebilinirdi. Bu tutuklu olmazdı, hükümlü olmazdı, başka bir şey olmazdı. 53 kişinin katline sebebiyet veren söylemlerde bulunmayan bir şahsiyet olmazdı."

"Böyle bir yolun açılmaması lazım"

"Her şeyi yokuşa sürme, bu arada da PKK/YPG ve buna benzer artık uluslararası boyutta kazanmış terör örgütlerine yandaşlık yapabilecek davranışları demokrasi adına kimse istismar etmesin." diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Siyasi partilere söylüyorum, adaylara söylüyorum, televizyonlardaki yorumculara söylüyorum; Türkiye'de demokrasinin ölçüsünü Selahattin Demirtaş'ın salıverilerek seçim propagandası yapmasıyla eşdeğer tutacaklarsa bu yanlış bir istikamet. Bu sebepten dolayı da geçmiş dönemde bir şeye işaret etmiştim. O kanaatimi muhafaza ediyorum. Ülkü ve ülke sevdalısı olan Sayın Kürşat Yılmaz ve Sayın Alaattin Çakıcı tutuklu olan, hükümlü olan şahsiyetler. Eğer yüz bin imzayla bunları dışarıya salıvermeyi düşünüyor olsak, Selahattin Demirtaş gibi yanlış bir tespit içerisine girmiş olsak bu hareket iki değil, cezaevinde bulunan bütün ülküdaşlarımız için yüz bin imza toplayabilirdi. Böyle bir yolun açılmaması lazım. Onun için o konuda dikkatlerini çektik. Dedik ki siz Selahattin Demirtaş'ın aday olmak sebebiyle salıverilmesini istiyorsanız biz de bu memlekete hizmette bulunmuş, bildiğimiz ve inandığımız bazı arkadaşlarımız için yüz bin imza toplar, Türkiye'nin gündeminde bunların da cezaevinden çıkıp cumhurbaşkanı adayı olması için bir adım atmış olabilirdik. Bu yakışık bir şey mi olurdu, Türk demokrasisi adına bunlar uygun şeyler mi olurdu? Bu dokuz gün içerisinde bunlara son verip Türkiye Cumhuriyeti'nde yeni bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olacak olan 24 Haziran'a çok daha gelecek anlamı yükleyen bir kararı milletçe vermeliyiz. Bu da bize göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne sağlıklı geçişin bir adımı olarak düşünülmesi lazım."

Bu konularda ilginizi çekebilir