Bakan Fidan: İsrail faktörü ateşkes sürecinde göz ardı edilmemeli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, tarafların ateşkes konusunda samimi olduğunu ancak İsrail’in süreci bozabilecek bir unsur olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin savaşın küresel etkilerini ortaya koyduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye’nin önceliğinin boğazın müzakereler yoluyla yeniden açılması ve çatışmanın kalıcı barışa dönüşmesi olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin müzakerelerde yer alan taraflarla temas halinde olduğunu söyledi.
Fidan, ABD ve İran’ın ateşkes konusunda samimi olduklarını ve bu ihtiyacın farkında olduklarını belirterek, sürecin dikkatle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ancak bu tabloda İsrail’in ayrıca hesaba katılması gerektiğini ifade eden Fidan, “Bir İsrail faktörü var ve İsrail’in oyunbozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu ABD’ye ve diğer taraflara da hep söylüyoruz” dedi.
İran tarafının ABD’den gelen teklifleri değerlendirdiğini belirten Fidan, Tahran’ın bu tekliflere yanıt vereceğini söyledi.
“15 günde nihai anlaşma teknik olarak zor olabilir”
Fidan, müzakere edilen başlıkların kısa sürede sonuçlandırılmasının kolay olmadığını vurgulayarak, özellikle nükleer dosyada tarafların katı tutum alması halinde ciddi engellerle karşılaşılabileceğini ifade etti.
Bakan Fidan, müzakere edilen konu başlıklarının 15 gün içinde nihai bir anlaşmaya bağlanmasının teknik olarak mümkün olmayabileceğini söyledi. Fidan, tarafların nükleer konuda “ya hep ya hiç” yaklaşımı benimsemesi halinde sürecin daha da zorlaşabileceğine dikkat çekti.
“Hürmüz, savaşın küresel etkilerini gösteriyor”
Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin, çatışmanın yalnızca bölgesel değil, küresel sonuçlar doğurduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Petrol, doğalgaz, gübre ve yan sanayi ürünlerinin Hürmüz Boğazı üzerinden taşındığını hatırlatan Fidan, bu nedenle krize yönelik ilginin de çözüm arayışının da doğal olarak küresel bir nitelik taşıdığını belirtti.
“Türkiye’nin önceliği Hürmüz’ün barış yoluyla açılması”
Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na ilişkin temel yaklaşımının, boğazın müzakereler yoluyla yeniden açılması olduğunu söyledi.
Fidan, uluslararası silahlı bir barış gücüyle bölgeye müdahale edilmesinin ciddi zorluklar taşıdığına işaret ederek, boğazın diplomasi yoluyla açılmasında herhangi bir sorun görmediğini belirtti. Ancak asıl meselenin, görüşmeler sırasında yeni düzenlemelerin gündeme gelip gelmeyeceği olduğunu ifade etti.
Hiçbir ülkenin İran’a karşı yürütülen savaşın parçası olmak istemediğini söyleyen Fidan, Türkiye’nin de savaşın dışında tutulması yönünde bir politika izlediğini vurguladı.
“Hedef kalıcı ateşkes ve barış”
Fidan, geçici ateşkesin kalıcı bir ateşkese ve daha geniş bir barış düzenine dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin bu hedef doğrultusunda yoğun diplomatik çaba içinde olduğunu belirten Fidan, savaş sonrası dönemde bölgede daha kalıcı ve istikrar üreten bir düzenin kurulmasını arzuladıklarını dile getirdi.
7 Ekim sonrası bölge daha kırılgan hale geldi
Bakan Fidan, 7 Ekim saldırılarının ardından bölgedeki fay hatlarının daha da derinleştiğini ve mevcut jeopolitik denklemin daha karmaşık hale geldiğini söyledi.
İran’dan Hürmüz Boğazı mesajı: Düşmanla bağlantılı gemilere geçiş yokDünya
ABD ve İsrail'in İran'daki gizli üssü vurduğu iddiasıDünya