Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İki ay kayıp verdik ama yılı kurtardık
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tarımın normal bir yıl geçirilmesi durumunda bu yıl ekonomik büyümeyi destekleyeceğini söyledi. Bol yağışlar nedeniyle enflasyon tarafında iki ay kayıp yaşansa da yılın tamamını kurtaran üç etkiye dikkat çekti.
RECEP ERÇİN
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) iftarında iş dünyasına seslendi. Yılmaz, bol yağışlı geçen kış mevsiminin üç etkiyle ekonomiyi destekleyeceğini söyledi. Bu yıl öngörülemeyen olumsuz bir durum yaşanmazsa tarımda bereketin artacağını, hidroelektrik santrallerinde üretimin yükseleceğini ve içme suyu sorunu yaşanmayacağını dile getiren Yılmaz, yoğun yağışlar nedeniyle tedarik aksaması sonucu gıda kaynaklı enflasyonist etkiye de dikkat çekti.
Yılmaz, "İki ay bir miktar kayıp yaşadık ama yılı kurtardık" ifadelerini kullandı. “İlk iki ay beklentinin üzerinde enflasyona sebep olmuş olabilir ama yaz döneminde olumlu etkilerini çok daha iyi göreceğiz. 2026’nın daha iyi bir yıl olacağını söyleyebilirim. Finansal piyasalar için de özel sektör için de vatandaşlar için de daha iyi bir yıl olacak” diyen Yılmaz, tarımda normal bir yıl geçirmelerinin büyümeyi çok olumlu etkileyeceğini dile getirdi.
“Enflasyonla mücadelede külfet geçici, nimet kalıcıdır”
Enflasyonla mücadelenin geçici olarak bazı sıkıntılar doğurabileceğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi: “Unutmayalım ki külfet geçici ama sağlanacak nimet uzun vadelidir. Büyümemizi makul düzeyde devam ettiriyoruz. Geçen yıl dünya ortalamasının üstünde büyüdük. Don ve kuraklığın tarımı olumsuz etkilediği bir yıl olmasına rağmen yıl genelinde 3,5 civarında bir büyüme olacağını tahmin ediyoruz. İhracatımız iyi gidiyor. Bütün ihracatçıları tebrik ediyorum. Milli gelirimiz tahminen 2025’te ilk kez 1,5 trilyon doları aşmış oldu. Dünyanın en büyük 18. Ekonomisiyiz. Satın alma gücü paritesine göre 11. büyük ekonomiyiz. Kamusuyla, özel sektörüyle daha güçlü olacağız.”
“Emek yoğun sektörler olumsuz etkileniyor”
Emek yoğun sektörlerin dünyadaki ve ülkemizdeki süreçten olumsuz etkilendiğini dile getiren Yılmaz, “Yüksek teknolojili yapıya dönüşümü destekliyoruz. Sıkıntı yaşayan sektörlere özel finansal imkanlarla destek olmaya gayret ediyoruz. Bir yandan finansal koşulları iyileştiriyoruz. Bunu da beklemeden seçici politikalarla sıkıntı yaşayan sektörleri de özel olarak hedefliyoruz” dedi. İstihdamını koruyan emek yoğun işletmeler ve tekstil, konfeksiyon, mobilya gibi hassas sektörlerde çalışan başına devlet desteklerini artırdıklarını kaydeden Yılmaz, KOBİ’ler başta olmak üzere emek yoğun imalat sanayine yönelik destekleyici politikalar hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
“İç cepheyi güçlendirelim”
Dünyadaki güç dağılımının ve ekonomik dengelerin değiştiğini belirterek, yeni bir siyasi atmosferin henüz oluşamadığına dikkat çeken Yılmaz, "Eski düzen güç kaybediyor ama yeni bir düzen de oluşmuş değil dünyamızda. Dolayısıyla bir geçiş sürecindeyiz. En tehlikeli zamanlar da bu geçiş zamanlarıdır.
Bu dönemlerde özellikle ülkelerin iç yapılarını, iç bünyelerini güçlü tutmaları, iç cephelerini güçlendirmeleri, birlik beraberliklerini, dayanışmalarını kuvvetlendirmeleri her zamankinden daha önemlidir" diye konuştu. Bu tür dönemlerde liderliğin, dirayetin, tecrübenin ön plana çıktığını dile getiren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin bu anlamda şanslı ülkelerden biri olduğunu söyledi.
ASKON Başkanı: Bankaların birleşmesi zamana yayılsın
ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, hükümetin uyguladığı politikaların, iş dünyasının önünü açtığını, yatırım ortamını iyileştirdiğini müşahede ettiklerini vurguladı. İftar programının açılışında konuşan Aydın, katılım bankalarına yönelik şu tavsiye ve talepleri dile getirdi: "Bir süredir 2 önemli kamu katılım bankamızın birleşme süreci içerisinde olduğunu biliyoruz. ASKON'lu üyelerimiz ve faiz hassasiyetini ön plana koyan tüm iş insanlarımızı ilgilendiren önemli bir süreçteyiz.
Faizin ve finansmana erişimin bu denli yüksek ve zor olduğu dönemde yine birleşme neticesinde kısa süreli de olsa bilinmezlik ve katılım finansmanına ulaşmada zorluk yaşanabileceği endişesi bizde hasıl olmuştur. Biz tabii ki güçlü bir katılım bankacılığını çok önemsiyoruz. Lakin bu sürecin hemen ve hızlı değil, faizlerin düştüğü, finansmana erişimin kolaylaştığı ve seçim atmosferinin geçtiği bir dönemde gerçekleşmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz."
Geleneksel ASKON iftarını sadece İstanbul'da değil, eş zamanlı olarak Gazze ve Suriye'de de gerçekleştirdiklerini belirten Aydın, Deniz Feneri Derneği işbirliğinde Gazze ve Suriye'de iftar sofrası kurulan alanlara canlı bağlantı yaptı. İftara Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar da katıldı.