16 °C

Damga vergisi deyip geçmeyin

Ahmet ARSLAN - Denetçi, SM Mali Müşavir

Damga vergisi deyip geçmeyin

Bilindiği gibi, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na göre damga vergisi düzenlenen ve “kağıt” olarak nitelendirilen belgeler üzerinden alınan bir vergidir. Söz konusu vergi oranının “binde …” oranlarla ifade edilmesi tahakkuk edecek vergi tutarının ihmal edilmesine neden olmaktadır. Bununla birlikte, gerek vergi oranı gerekse vergiyi doğuran olayların dikkatlice incelenmesi vergi kaybından kaynaklanan sorumluluğa neden olunmaması açısından önemlidir. 

1. Damga vergisi gerçekleşme rakamları

Damga vergisi her ne “binde” oranlarla ifade edildiği için oran itibariyle düşük gibi görünse de gerek son yıllarda damga vergisi oranlarının sürekli artırılması gerekse vergiye konu olan ekonomik faaliyetlerin hacminin artması nedeniyle damga vergisi tahakkuk ve tahsilatları yüksek düzeylere ulaşmıştır. Örneğin, sözleşmelerde binde 9.48 damga vergisi oranı yaklaşık %1’i ifade etmekte ve bu durumda yüz binler ya da milyonlarca TL’lik sözleşmelerde damga vergisi önemli bir tutara denk gelmektedir. 

Nitekim, 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde tahakkuk ve tahsil edilen damga vergisi tutarı yaklaşık 9.5 milyar TL’dir. Söz konusu tutar toplam vergi gelirlerinin %3’ünü oluşturmakta olup ÖTV, motorlu taşıtlar vergisi, veraset ve intikal vergisi ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tutarından daha yüksektir. 

2. Sözleşmede sözleşme bedelinin açıkça belirtilmemesi halinde damga vergisi

Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tabloda belli parayı ihtiva eden sözleşmeler damga vergisine tabi kağıtlar arasında sayılmıştır.

Söz konusu kanunun 10’uncu maddesinde, damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide kağıtların nev’i ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide ise kağıtların mahiyetlerinin esas alınacağı belirtilmiş ve kanundaki belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu maddede belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceğinin hükme bağlanması sözleşmenin damga vergisine tabi olması için;

a- Sözleşme metninde belli bir parasal tutarın yer alması veya,

b- Sözleşmede yer alan rakamlardan parasal tutarın hasıl edilmesi, yani hesaplanabilmesini, 
gerektirmektedir. 

Nitekim, konuya ilişkin olarak Danıştay 7. Dairesi’nin 2001/3798 E., 2004/2405 K. sayılı kararında; sözleşmede belli para yazmasa dahi, sözleşme içeriğinden, basit matematiksel işlemlerle, içerdiği paranın belirlenebilmesi halinde, sözleşmenin nispi damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

3. Birden fazla yıla yaygın sözleşmelerde damga vergisi

Yukarıda belirtilen Danıştay kararına göre; damga vergisine esas alınması gereken tutar; tutarın matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan ve sözleşmede yer alan rakamlar dikkate alınarak belirlenmelidir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 12.07.2007 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.18.01/2.1.774.179-8255.3741 sayılı muktezasında da; “Kullanma İzni Sözleşmesi”nin, 49 yıllık toplam kullanma izni bedeli tutarı üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, sözleşme bedelinin aylık veya yıllık olarak belirtildiği sözleşmelerde damga vergisinin söz konusu aylık veya yıllık bedel ile ay veya yıl sayısının çarpılması suretiyle hesaplanması ve damga vergisinin söz konusu toplam bedel üzerinden alınması gerekmektedir.

4. Birden fazla nüsha olarak düzenlenen sözleşmelerde damga vergisi

Damga Vergisi Kanunu’nun “Kağıt nüshalarının birden fazla olması” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette Damga Vergisine tabidir.” 

19 sıra nolu damga vergisi sirkülerinde de belirtildiği gibi; Damga Vergisi Kanunu uygulamasında aynı hüküm ve kuvveti haiz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş ve taraf/taraflarınca ayrıca imzalanmış olan kâğıtların her biri nüshadır. 

Suret ise aslında bulunan ibarelerin aynısını taşıyan, fakat aslında bulunan imzaları taşımayıp aslına uygun olduğuna ilişkin onaylayanın imzasını veya kaşesini ihtiva eden kâğıtları ifade etmektedir. 
Kâğıtların fotokopi ile çoğaltılmış örneklerinin de "Aslına uygundur" ya da "Aslı gibidir" şerhi ile onaylayanın imzası veya kaşesini ihtiva etmesi halinde mahiyeti itibarıyla suret; kâğıdın taraflarınca ayrıca imzalanması halinde ise nüsha olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, mükelleflerce düzenlenen kağıt nüshalarının birden fazla olması durumunda her bir nüsha ayrı ayrı aynı miktar veya nispette,

Bir nüshası notere tescil edildikten sonra idareye ibrazı hükme bağlanan sözleşmelerin notere tescil edilmeyen fakat idareye ibraz edilen nüshalarından da 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre damga vergisi idarece tahsil edilecektir.

5. Sözleşme bedelinin daha sonra artması veya sözleşme süresinin uzatılması halinde damga vergisi 

Damga Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesine göre; vergiye tabi kâğıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler aynı miktar veya oranda vergiye tabidir. Kanunun 14’üncü maddesine göre ise belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin değiştirilmesi halinde artan miktar, sözleşmelerin süresinin uzatılması halinde ise tüm sözleşme bedeli üzerinden aynı miktar veya oranda vergi alınır.

Sonuç

Damga vergisi oran bakımından ihmal edilebilir gibi görünse de özellikle sözleşmelerde %1’e yakın oranlar büyük tutarda, birden fazla nüsha veya dönem için düzenlenen sözleşmelerde önemli tutarlara ulaşmaktadır. Özellikle parasal tutar içeren;

- Birden fazla nüsha şeklinde düzenlenen sözleşmelerde damga vergisinin her nüsha için ayrı ayrı hesaplanması,

- Birden fazla döneme yaygın sözleşmelerde damga vergisi matrahının dönemsel bedel ile sözleşmede yazılı dönem sayısının çarpılması suretiyle hesaplanması, 

- Sözleşmenin bedelinin daha sonra arttırılması halinde artan miktar üzerinden, sözleşmenin süresinin uzatılması halinde damga vergisinin tüm sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması,
hususlarına dikkat edilmelidir. 

Diğer taraftan, mükelleflerin kayıt dışılığa sevk edilmemesi için damga vergisi oranlarının sürekli artırılması politikasından ise vazgeçilmesi gerekmektedir. 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.