'Altın bizim için değişmez bir para ölçüsüdür'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Cevahir Alışveriş Merkezi'nin açılışına katıldı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Cevahir Alışveriş Merkezi'nin açılış törenine katılım sağladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından notlar;

* Sözlerimin başında 3 Aralık Engelliler Günü'nün hayırlara vesile olmasını diliyorum, sağlığına vesile olması ayrı bir temennimdir. Şu anda Suriye'de Irak'ta engelli olmaya nabzet yavrularımızın savaşlardan kurtulması, son bulması dileğimdir.

* Son 14 yılda attığımız adımlarla engelli kardeşlerimizin yaşamlarını rahatlatmaya devam ediyoruz. Buna rağmen yılmadan yorulmadan hizmet etmeye devam edeceğiz. Rabbim zihniyeti engelli olanlardan bizi ve tüm insanları korusun.

* Cevahir AVM, 175 milyon liralık yatırım maliyetli, 1000 kişinin istihdam edileceği bir alışveriş merkezi. Cevahir Grubu ve ailesini tebrik ediyorum. Mağazalarıyla kısa sürede cazibe haline geleceğine inanıyorum. Uzun zamandır betonun demirin soğukluğunu yaşamasına üzülüyorum. Çocuklarımız toprağa hasret büyüyor.

* Binanın ziyaretçilerine refah ve rahat bir ortam sunmasını kıymetli buluyorum. Şu teknoloji bir zenginlik olarak katıyor.

Çocuklarımıza nasıl bir miras bırakacağımızın muhasebesini yapmalıyız. Ekonomik, sosyal hayatımızda da ihmal etmemeliyiz. Kritik dönemde hayati öneme sahip.

* Birileri 15 Temmuz'da tankla, topla teslim alamadıkları bu ülkeyi ekonomik sabatojlarla diz çöktürmeye çalışıyor. 3 yıldır kriz kozunu farklı senaryolar denediler, araçlar kullandılar. İnsan kılığındaki katil sürülerine umut bağladılar. FETÖ, PKK, YPG, DEAŞ'i üzerimize salmaktan vazgeçmediler.

* 6-7 Ekim'de sokakları terörize etmeye çalıştılar. 30 yıldır sırtını sıvazladıkları terör örgütü kendi çukurlarına gömüldü. DEAŞ ise Suriye'de kaçacak delik arıyor. FETÖ'nün tüm inlerine girildi. 40 yıldır gizlediği karanlık yüzü tüm dünyada ifşa oldu. Amerika'da TUSKON kapanmayla karşı karşıya.

* Gittikleri yol yol değil. Onun için gidecekler, tükenecekler. Kanını dökerek yapamadıklarını bedelini ödemekle karşı karşıya kalacaklar. Şimdi ne yapıyorlar, bu kez borsa, döviz, faiz bütün manipülasyonlarla bunu başarmaya çalışıyor. Dernekler ve bazı işadamları da destek oluyor. 28 Şubat dahil tüm vesayet girişimlerinde başka türlü bir tarz beklemek zor. Bir tanesi tweet atıyor; bak şu anda ağlıyorsunuz, 15 Temmuz gecesi tankların karşısına dizildiniz şimdi niye ağlıyorsunuz diyor. Bir diğer taraftan da roman yazarıymız, sizin her yeriniz roman yazarı olsa ne olur?

* Benim milletim kendisine ihanet eden o alçaklar karşısında tanklar altına atıyor. Menfaat şebekeleri için değil. Buradaki kiralamayı milli para ile yapın. Bu çağrımı geçen hafta yapmıştım. Tüm işadamlarıma seslenmiştim. Yastıkaltındaki dövizlerinizi milli paraya altına yatırın demiştim. Altın bizim için değişmez bir para ölçüsüdür. Benim de alanım ekonomi biraz bilirim. Döviz baskı aracıdır. Karşılığı olmadan bastırılan para 100 milyarlarca dolar birilerine akmaktadır. Bizim bunu çözmemiz lazım. Niçin yastıkaltında bu karşılığı olmayan parayı saklayalım. Zaman bu zaman. Dolarınızı euronuzu TL'ye çevirin. Bizi yıkmak isteyenlere karşı hemen TL'ye çevirmeliyim. Zarar edersek ne olur? Bak bu millidir, bunda bereket vardır. Zarar etmezsin. Öbürü emperyal mantığın bekçisidir. Bu para burada kalacaktır.

* Putin'e dedim ki biz alışverişi yerli para ile yapalım. Ben ne alıyorsam Rus rublesiyle alayım sen de ne alıyorsan TL ile yap. Aynı şeyi Çin'e de söyledim. Makul kabul edildi. Merkez Bankalarına talimatları verdik. Bu yolla yapacağız. Yastığının altında ne varsa gel bunu altına yatır, TL'ye yatır. Piyasayı bununla düzenleyelim. O zaman ülkemiz milletimiz kazanacak.

* Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerinde inşa edilmiştir. İş dünyasını teslim iddiasındaki derneklerin bu ülkeye karamsarlık pompalamaya hakkı yoktur. Osmanlı'da yüzde 900'e faizleri çıkardılar. Burada da 7 binin üzerine faizi çıkardılar. Bu millet bunu da aştı. Göreve geldiğimizde durum buydu. Türkiye memur maaşlarını ödeyememe ile karşı karşıya kaldı. IMF kapılarında boyun eğdiğimiz günler oldu. Merkez Bankamızın döviz rezervi işlerimizi görüyor. Krizi mutluluğa çevirenler var. Millet gelecek kaygısındayken bunlar sırça köşkünde rahatını sürüyor.

* 14 yıldır hayata geçirdiğimiz reformlar ekonomisi krizlere, 15 Temmuz'daki gibi büyük fırtınalara karşı korudu. 15 Temmuz ertesinde 16 Temmuz'da benim milletim yastıkaltından 2.5 milyar dolar piyasaya sürdü. Şimdi bunun devamını bekliyorum. Son birkaç ay yaşanan dalgalanmaların etkisi geçicidir. Dünyanın en büyük ekonomileri bile yaşıyor. Amerika yaşamadı mı? Bunlar olmuyor diye bir şey yok.

* Türkiye nasıl 2008 krizini rahat atlattıysa çok daha kısa sürecek çalkantılı dönemi de geride bırakacak. Döviz üzerinden kriz operasyonu yapılıyorsa, dövize bağımlılığımızı düşürmeliyiz. Kiralamalar, alımlar devlet olarak da ekonomi zirvesinde bağladık. TL üzerinden tüm ihaleleri gerçekleştireceğiz. Alımları neden döviz üzerinden gerçekleştirip dolara bağımlı hale getiriyoruz. Neden yastıkaltında ziynet eşyalarını ekonomimize kazandırmayalım.

* 15 Temmuz'da nasıl elbirliği ile demokramize sahip çıktıysak şimdi de ekonomiye sahip çıkmalıyız. Türkiye'nin ekonomi seferberliğine destek olma zamanı. Bu alışveriş merkezinde kiralamaları döviz yerine TL ile yaptıkları için teşekkür ediyorum. Bu şekilde davranan firma sayımız artıkça dövizle ülkemize sıkıştırması sona erecek. Ayşe Cevahir hanımefendiye bu destek için özellikle teşekkür ediyorum.

* Tüm yerli yabancı şirketlerden Türkiye'ye güvenlemelerini yatırım yapmalarını öneriyorum. Devlet ve siyasetçiler olarak bu milletin yanında saf tutan herkesi desteklemeye devam edeceğiz.

* Anlaşamadığımız kişi, kurumlar olabilir. Şu anda yatırımcıların oluşturduğu bir Meclis'te bir aradayız. Faiz meselesini çözmeliyiz. Yalnızlığımı biliyorum ama mücadelemi sürdüreceğim. Faizi önemli bir sömürü aracı olarak görüyorlar. Emperyalist mantığın sömürü aracı olarak görüyorum. Yatırımcıyı köşeye sıkıştırma aracı olarak görüyorum. En yüksek parayı kazanan reel yatırımcı değil, finans sektöründe olanlar. Kendi öz sermayeleri ile değil, tüm yatırımcılardan vurgunu vuruyor.

* Bu yıl şu banka şu kadar kazandı derken, reel yatırımcıya bakıyorsun kılı kırk yarıyor, işler ters gidince diyor ki geri dön. Döndün döndün dönmezsen el koymak durumundayım. Yatırımcı ne yapacak burada. İmza atarken nereye imza attığını bilmiyor yatırımcı. Cümleler metinde öyle yazılmış ki karıncanın önüne koysan okuyamaz. Yüzde kaçla aldığının farkında değil. Alıyım işimi bitireyim diyor. Yüzde 14-15 buralara kadar çıkıyor. 17-18 buralara kadar çıkıyor. Bu yatırımcının para kazanması mümkün mü?

* Yüzde 17-18'le bunu sağdan soldan çarpacak ödeyecek finans sektöründekiler rahat, reel yatırımcı zor durumda. Kardeşim düşür onu. Amerika yüzde 0,50 faizle veriyor, Japonya eksi. Avrupa'da 1-2. Bize ne oluyor? Hem para kazanıyorlar, hem de yatırımcının önünü açıyorlar. Bu yatırımcı yatırım yapsın, istihdam sağlayalım, sonrasında üretimi gerçekleştirelim. Ondan sonra parayı kazanma fırsatı yakalayalım. Er veya geç adımlarımızı atıyoruz, atacağız.