Genç işgücü 'atıl' durumda

ATO'nun hazırladığı rapor, çalışma çağındaki genç nüfusun işsizlikle mücadelesini gözler önüne serdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından hazırlanan rapora göre, Türkiye'de 11 milyon 547 bin çalışma çağındaki genç nüfustan 3 milyon 904 bini ne üretimde, ne de eğitimde yer alıyor. Bir başka deyişle, her 100 gençten 34'ü atıl durumda.

ATO'nun Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayı işgücü istatistiklerinden yararlanarak hazırladığı, "İş'te Gençlik" raporuna göre, 52 milyon 503 bin kişi olan çalışma çağındaki nüfusun, 11 milyon 547 binini 15-24 yaşları arasındaki gençler oluşturuyor. Gençlerin 5 milyon 642 bini erkek, 5 milyon 905 bini kız.

Çalışma hayatı içinde 11 milyon 547 bin gencin 3 milyon 732 bini (yüzde 32,3) yer bulurken, 3 milyon 911 bini öğrenimine devam ediyor. 3 milyon 904 bin genç ise ne eğitimde ne de üretimde yer alıyor.

Çalışan 3 milyon 732 bin gencin dörtte birinden fazlası (961 bin) "ücretsiz aile işçisi" durumunda bulunuyor. Bir gelir elde etmeden ve sosyal güvenceye sahip olmadan çalışır gözüken bu gençler, atıllık oranını perdeliyor. Ücretsiz aile işçisi olan gençler istihdam içinde değerlendirilmediği zaman atıllık oranı yüzde 34'den yüzde 42'ye çıkıyor.

2.7 milyon kız evde işsiz oturuyor

Rapora göre, atıllık oranı kızlarda daha da yüksek... Her 100 erkekten 21'i üretim ve eğitimde yer almazken, bu sayı kızlarda 47'ye yükseliyor. 5 milyon 905 bin genç kızın 1 milyon 317 bini çalışırken, 1 milyon 842 bini eğitimine devam ediyor. Atıl genç kızların sayısı ise 2 milyon 746 bin. Atıl gençlerin yüzde 70'ini kızlar oluşturuyor.

Genç kızların atıllık oranı toplamda erkeklerin 26 puan üzerinde seyrederken, en büyük fark "lise altı" eğitimli gençlerde kendini gösteriyor. 3 milyon 666 bin "lise altı" eğitimli genç erkeğin 635 bini çalışma ve eğitim alanında yer almazken, atıllık oranı yüzde 17,3 oluyor.

3 milyon 800 bin "lise altı" eğitimli genç kızın 1 milyon 732 bini ne çalışıyor, ne de eğitimine devam ediyor ve atıllık oranı yüzde 45,6'ı buluyor.

Güneydoğu'da daha fazla

TÜİK bölgesel sonuçları yıllık olarak yayınlıyor. En son bölgesel sonuçlar 2009 yılına ait. Söz konusu verilere göre, genç nüfusta en yüksek atıllık oranı yüzde 53 ile Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt illerinden oluşan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görülüyor. Bölgedeki 1 milyon 426 bin genç nüfusun 305 bini çalışırken, 364 bini de eğitimine devam ediyor. 757 bin genç ise ne üretimde, ne de eğimde yer alıyor.

Okuma-yazma bilmeyen gençler

Rapora göre, Türkiye'de 384 bin genç (yüzde 3,3) okur-yazar bile değil. 1 milyon 114 bin genç de (yüzde 9,6) sadece okuma-yazma biliyor. 6 milyon 353 bin genç (yüzde 55) ilköğretim seviyesinde bir okuldan mezun iken 3 milyon (yüzde 26) genç ise lise ve dengi okul mezunu.

Genç nüfus içinde üniversite mezunu olanların sayısı ise çok düşük. 11 milyon 547 bin gençten 691 bini (yüzde 6) üniversite mezunu. Bu gençlerin 387 bini kız, 303 bini de erkek. Lise ve dengi okul mezunlarının aksine, üniversite mezunu gençlerin çoğunluğunu kızlar oluşturuyor.

Üniversite mezunlarının yüzde 40'ı 'atıl'

Genç nüfusunu büyük ölçüde atıl bırakan Türkiye, az sayıdaki yüksek eğitimli gencinden de yeterince yararlanamıyor. Atıllık oranı yüksek eğitimli gençlerde lise ve dengi okul mezunlarının üzerine çıkıyor.

691 bin üniversite mezunu gencin 333 bini bir işte çalışırken, 83 bini yüksek lisans veya öğrenimlerini destekleyecek dil ve diğer özel kurslar şeklinde eğitimlerine devam ediyor. 275 bin üniversite mezunu genç ise ne iş, ne de eğitim alanında kendine bir yer bulabiliyor. Diğer bir ifadeyle üniversite mezunu gençlerin yüzde 40'ı "atıl" durumda. Bu oran lise altı ve lise mezunlarında yüzde 32. Okuma-yazma bilmeyen gençlerin ise yüzde 81'i atıl.

Hem işsiz, hem umutsuz

2010 Haziran ayı itibariyle atıl gençlerin sadece yüzde 23'ü iş arıyor. 3 milyon 904 bin atıl gencin 882 bini işsiz. Atıl gençlerin yüzde 16'sını oluşturan 621 bin genç ümitsizlik veya diğer nedenlerle, çalışmak istediği halde iş aramıyor. Gençlerde işsizlik oranı 19,1 olurken, iş aramayanlar da dahil edildiğinde gerçek işsizlik oranı yüzde 28,7'ye fırlıyor.

Tüm eğitim seviyeleri içinde en yüksek işsizlik oranı yüzde 29 ile yüksek eğitimli gençlerde yaşanıyor. 691 bin üniversite mezunu gencin 275 bini atıl iken, atıl yüksek eğitimli gençlerin yarısı (136 bin) iş arıyor. 14 bin genç iş bulmaktan ümidini kesip tamamen pes ederken, 53 bini de çalışmak istediği halde iş aramaya cesaret edemiyor. İşsizlik rakamlarına iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar da dahil edildiğinde üniversite mezunu gençlerde geniş anlamda işsiz sayısı 203 bine çıkarken, işsizlik oranı da yüzde 37,9'a yükseliyor.

Okuma-yazma bilmeyen gençlerde yüzde 13,9 olan işsizlik oranı, lise altı eğitimlilerde yüzde 15,9, lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 22,8.

387 bin yüksek eğitimli genç kızdan 174 bini çalışıyor, 81 bini iş arıyor, 10 bininin iş bulma ümidi hiç kalmadı, 30 bini de iş aramadığı halde çalışmaya hazır. Böylelikle yüksek eğitimli genç kızlarda gerçek anlamda işsiz sayısı 121 bin kişiye yükselirken, işsizlik oranı da yüzde 41'e fırlıyor.

Yüzde 60'ı kayıtdışı

Eğitimin en önemli katkılarından biri yüksek eğitimli gençlerin, akranlarına göre daha çok kayıtlı işlerde çalışmasını sağlaması oluyor.

15-24 yaş grubunda çalışanların yüzde 60'ı sosyal güvenceden yoksun. Bu oran daha çok büyük işletmelerde çalışmaları nedeniyle yüksek eğitimlilerde yüzde 22'ye geriliyor.

Türkiye genelinde tarım sektörü hala istihdamdaki ağırlığını koruyor. Gençlerin yüzde 25'i tarımda çalışırken, bu oran yüksek eğitimlilerde yüzde 4'e geriliyor. Yüksek eğitimli gençlerin en çok tercih ettiği sektör yüzde 56 ile hizmetler sektörü olurken, ikinci sırada yüzde 21 ile ticaret yer alıyor.

Bu konularda ilginizi çekebilir