21 °C

Gümrüklerimizin tahlil laboratuarları nerede?

Gümrüklerimizin tahlil laboratuarları nerede?

Mustafa GÜNTEKİN / Emekli Gümrük Müşavir

Yazıma hafta içinde Fatih caddesinde yürürken, gölgelik bir kafede beni görüp seslenen bir gümrük üstadıyla başlamak istiyorum. Meslekten elini çekeli on yıl olmuştu. Emekli hayatı yaşıyordu. Adaçayını yudumlarken masadaki elimin üstünde beş parmağıyla geziniyor, bendeki gümrük aşkını, heyecanını hissetmek istiyordu. "Ben de emekli oldum hocam gümrük müşavirleri meslektaşlarımın ofislerini geziyor, dertlerini dinliyor, kalemimle derman olmaya çalışıyorum" deyince 94 yaşındaki ihtiyar delikanlı duayen hocamın eli ani bir refleksle havalandı, hayretli bir tavırla "Nasıl olur Mustafa'm, yaşın elli - elli beş, meslek için erken değil mi, neden?" şeklinde şaşkınlıkla soruverdi. Sakin bir ifadeyle "Sayın hocam sorun çok, konuşan çok, lakin bunu reel bir tarz ile menfaat gözetmeden dile getirecek, konuyu bilerek sorunu çözmek adına kaleme alacak insan bir elimin parmakları kadar. Mesleği icra edenler, gerçekleri, benim gibi yalın bir dille, dolu dolu cümlelerle, ekmekleri elden gider endişesiyle sayfaya dökmeleri mümkün olmuyor. Böyle olunca, ekonominin can damarı gümrüklerimizdeki gereksiz uygulamalar devreye sokulmasına rağmen, zaman, iş, tasarruf kayıpları ülkem adına anlatılmıyor. Anlatılmayınca da bürokratlarımız konudan haberdar olmuyor" cümlemi bitirmiştim. Ne de olsa eski insan, sözümü hiç kesmemişti. Dinlemesini ve gerektiği yerde konuşmasını, etkin düşünecek kadar uç noktadaydı. Derin bir soluk aldı, "On yıldır gümrük beyannamelerinin bilgisayar ortamında yazılması, işlemlerin hızlandırılmış şekle dönüşmesi, ofislerden internet yoluyla gümrüklerle bağ oluşması güzel bir gelişme. Sisteme iyi entegre ettiler. Yeniliklerin sisteme uyarlılığında intibak devrelerinde birtakım ince nüanslarla tatbikatlarda noksanlıklar çıkabilir. Bunları da dile getirmeniz gerekmektedir. Bizim zamanımızda hemen devreye girer, Baş Müdürlüğümüz nezdinde sorunlara acilen çözüm getirilmesini talep ederdik. Gerekliyse çok kısa zamanda aksaklık giderilirdi. Şimdi nedir problem?" deyince sözü bana verdiğini anladım. "Birkaç problem varda hocam, şimdilerde giderilmiyor, aksine giderilmeyince iş, zaman, tasarruf adına gittikçe büyüyor. Mesela, siz bundan 15 yıl önce gümrük beyannamesinde tahlil isteyen ürün olduğu zaman ne olurdu anlatır mısınız" deyince söz hocama geçti. "Hemen memur gözetiminde eşyadan numune alınır, evrakıyla birlikte kolcu tabir ettiğimiz memura mühürlü olarak verilir, kolcumuzda o gümrükteki tahlil laboratuarına ulaştırır, sonucunu iki üç saat içinde geri alarak, uygunluk halinde ilgili muayene memuru işlemi tasdik ederek evrakımızı bize verirdi. Vezne ve ambar işlemlerini bitirip eşyamızı aynı gün çekerdik. Şimdi bu işin bilgisayar ortamını da düşünürsem artı eksi bir saat önce veya sonra sonuçlanması gerekir. Bunu da işlem yoğunluğunun şimdiki zamanda çoğalmasına bağladığım için söylüyorum. Öyledir değil mi? Hafifçe gülümsedim. Ne kadar güzel kıyaslama yapmıştı. Gerçek düşündüğü gibi olması gerekliydi. Fakat gerçek öyle değildi. Üzücü de olsa söylemeliydim. Sevgili hocam, durum öyle değil. Sizin zamanınızda bu işlem topluca bir günde bitiyordu. Şimdi en az üç günden önce bitmiyor. Hocam, üç günü duyunca gözleri iki kat büyümüştü. "Hadi canım bu iş bu kadar uzar mı abartıyorsun" dedi. Hatta bakışlarından ülkesine sadık, sevgi dolu bir insan olarak benim bu son sözüme kızdığını, hatta benim bilgisayar çağında işlemlerin eskisinden daha kısa sürede bitmesi gerektiğini algıladığı için yalan söylediğime kanaat getirmişti. "Aman hocam sizinle aynı fikirdeyim. Fakat şimdi gümrüklerde tahlil laboratuarları yok. Onun için işlemler günlerce sürünüyor" dedim. "Nasıl olur oğlum. On-on beş yıl önce, kimyahane dediğimiz gümrük tahlil laboratuarlarına ek olarak Haydarpaşa, Erenköy, Halkalı, Atatürk Havalimanı, Tuzla Serbest Bölge, hatta Çerkezköy gümrük laboratuarları zamanın gümrüklerden sorumlu bakanı tarafından açılmıştı. Bunlar yeterli mi kalmadı? İşler bu kadar yoğunluk kazandı da mı yetişmiyor? Yoksa kimyagerlerimiz mi etkisiz veya yetersiz kalıyor? Şeklinde kızgınca çıkıştı. 94 yaşındaki bir insanın mesleğe böyle sahip çıkarak konuşması, beni bir hayli duygulandırmış olacak ki, gözlerimden masama damlayan gözpınarımdaki su zerreciklerinin farkına hocam varmıştı. Tansiyonunun yükselme ihtimaline engel olamazdım. Konuşmama gerçek ve öz sözlerle girip, ortamı serinletmeliydim. "Hocam, lütfen sakin olun, gerçeği söylüyorum. Haklısınız tabi ki böyle olmamalıydı. Ülkemizin dış ticaretinin can damarı olan İstanbul gümrüklerinde mevcut ve sizin zamanınızda açılan, söylediğiniz gümrük kimya hanelerinin üstüne ekleme yapılmadığı gibi söylediklerinizin tümü kaldırıldı. Bakın işlem ne hale getirildi. Atatürk Hava Limanı'nda son derece modern, ürünlere göre ayrılacak şekilde tahlili yapılacak yeni bölümler oluşturulan Gümrük tahlil laboratuarı kuruldu. Hatta süper diyebilirim. Durun hocam lütfen sözümü kesmeyin. Bu süper tahlil laboratuarında sistemde de kimyagerlerimizde de işlemlerde de problem yok. Buraya gelen Gümrük Beyannamesi ile eşya numunesi iki-dört saat arası sonuçlandırılıyor." "Peki problem nerde oğlum?" "Anlamanız lazımdı hocam, problem tahlile ihtiyaç gösteren evrakın buraya gelene kadar geçirdiği evrelerde. Erenköy, Ambarlı, Halkalı, Haydarpaşa, gibi birinci sınıf gümrüklerdeki eşyaların kimyevi tahlili bu laboratuara gelmesi için oranın gümrük kolcusuna teslim edilecek. Günde bir bazen iki defa sefer yapan gümrük kolcusu bu evrakları AHL'ye teslim edecek. Sizin zamanınızda yoktu. Şimdi her ürüne asgari 110 TL olan, ürün fazlalığında en fazla 500 TL civarında tahlil ücreti var. Bunu Banka havalesi ile yatıracaksınız. Para yatmadan tahlile başlanmıyor. Ücreti yatırdınız, makbuzu götürdünüz veya faksını çektiniz. Ücretin doğruluğu onaylandıktan sonra işlem tahlile giriyor. Bu ücreti orada hemen ödeyip makbuzunu ve faturasını alacak bir sistem oluşturulmadığı için ayrıca zaman mağduriyeti söz konusu. Tahlil işlemi bitince, uygunsa evrakınıza alıyorsunuz. Aksine durumda gümrük kolcusuna, ilgili muayene memuruna teslim edilmek üzere zimmetleniyor. İlgili gümrüğe gidene kadar geçen zamanı da hesaba ekleyin. Diğer taraftan tahlil makbuzunu muhasebeleştirmek için Ankara'da bildirilen yere faks çekiyorsunuz. Teyidini sorup, faturanın kesilip postaya verilmesini siz takip ediyorsunuz. Bu kendiliğinden yürümüyor. Hocam bunlar yakın bölgelerdeki gümrükler. Peki Tuzla Serbest bölge veya Çerkezköy gümrük idaresindeki işlemler nasıl olacak. Aynı şekilde ilave olarak, buradan istenirse gümrükçe belirlenmiş kargo şirketine de numune ile evrak, AHL tahlil laboratuarına teslim edilmek üzere verebiliyorsunuz. Bununda kargo ücreti 80 TL olarak belirlenmiş. Uzak bölgelerden kolcu hizmeti zor olduğu içindir herhalde. AHL deki işlemler bunlar içinde aynı. Düşünün hocam. Sizin zamanınızda her gümrükte kimyahane vardı. Şimdi bütün İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne bağlı gümrük işlemlerindeki tahlil merci Atatürk Hava limanı (AHL) gümrük laboratuarında. Siz benden daha iyi bilirsiniz. Bu işler bırakın sizin zamanınızdaki saati, bu işlemler kaç günde biter hocam? Yemin ederim gerçek böyle hocam.

Hocamın şaşkınlığı, yüzünün kızarıklığı ile göz kapakçıklarındaki isyan damlaları günışığında belirginleşmişti. Daha fazla üzülmesine, emanet ettiği sistemin ne hale geldiğinin idrakiyle derin düşüncelere dalmasına sebep olduğum için utanmıştım. Anlamıştı. Kalktım. Önce elini alnıma götürdükten sonra ıslak yanaklarımın öpüldüğünü heyecandan hissedemedim. Arkamı döndüm. İki üç adım atmıştım ki hocam, sanki 50 yaşındaymış gibi arkamdan gür bir ses ile sesleniyordu;

"Oğlum, söyle onlara, sor. Atatürk adına, Ülkemiz adına sor. Benim bıraktığım

Gümrük kimyagerliklerim Nerede?..."

Arkama bakamadım. Ayaklarım titriyordu. Hızla da kaçamadım.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.