17 °C

İstifa ettiren kaset için ilk savunma

Mehmet Ekici'nin avukatı, görüntülerdeki mağdurenin, Ekici'nin imamlı nikahlı eşi olduğunu belirterek, "Bu kişi bekardır" dedi.

İstifa ettiren kaset için ilk savunma

ANKARA - MHP genel başkan yardımcılığı görevinden istifa eden  Mehmet Ekici'nin avukatı Süleyman Ayhan, "müvekkiliyle ilgili kamuoyuna yansıyan görüntülerdeki mağdurenin Ekici'nin imamlı nikahlı eşi olduğunu" belirterek, "Bu kişi bekardır" dedi.

Ayhan, avukatlık bürosunda düzenlediği basın toplantısında, 21 Mayıs 2011'de çeşitli internet sitelerinde 6 MHP yöneticisi hakkında çeşitli yayınlar yapılacağının duyurulmasının ardından Ekici hakkında internet ortamında görüntüler yayınlandığını hatırlattı.

Ekici'nin bu görüntülerin yayınlanmasından önce ve sonra söz konusu kasetlerle ilgili olarak "Alnım açık, yüzüm pak" diye açıklama yaptığını belirten Ayhan, "Müvekkilimle birlikte görüntüleri yayınlanan mağdure Ekici'nin imam nikahlı eşi olup bu durum ilgililer tarafından da bilinmektedir. Ekici, ilk gün yaptığı 'Alnım açık, yüzüm pak' şeklindeki açıklaması ile bunu kastetmiştir" diye konuştu.

"Mağdurenin bekar olduğunu ve görüntülerdeki çocuğun da mağdurenin bir yakınının çocuğu olduğunu" belirten Ayhan, "Ancak basın ve yayın organları ile çeşitli internet siteleri konuyu çarpıtarak aktarmış ve böylece müvekkilimin kendisine, ailesine ve kendi şahsı üzerinden mensubu bulunduğu MHP'ye ve ülkücü camiaya seçimlere kısa bir süre kala zarar vermek istemiştir" dedi.

Yayınlanan görüntülerin çekildiği ortam ve yöntem ile yayınlanan internet siteleri ve yayınlanma şeklinin anayasayla korunan özel hayata ilişkin gizliğin ihlali olduğunu ifade eden Ayhan, bu görüntüleri çekmek için mağdurenin evine kamera sistemi yerleştirenler, görüntüyü kaydedenler, internet sitelerine servis yapanlar ve internet sitelerinin kurucuları ile sahipleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı.

Anında müdahale edilmemiştir

"Ancak ilgililerin ve yetkililerin bu işi ciddi ve çok hızlı yaptığı kanaatinde olmadıklarını" ileri süren Ayhan, şunları kaydetti:

"Çünkü TİB'in mevcut mevzuatı gereği anında müdahale etmesi gerekirdi diye düşünüyoruz. Anında müdahale edilmemiştir. Şikayetimiz cumhuriyet savcılığına iletildiği andan itibaren cumhuriyet savcılığının yayını kestirmesi gerekirdi. Bunu da yapmamış ve mahkemeden karar alma zarureti doğmuştur. Aynı gün sabah erken saatlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiğim ve suç duyurusunda bulunduğum halde internet yayını için kararı ancak 17.10'da aldırabildim. Bu saatten sonra TİB'e bildirdim. Değişik frekanslar, kanallar ve internet ortamları üzerinden bu kararımıza rağmen bir daha yayınlar yapılmaya başlandı. Bunun için de TİB bizden yeni bir karar istedi. Bir sonraki gün de o kararı almak ve TİB'e iletmek zorunda kaldık. Oysa TİB'in mevzuatı gereği bütün bunlara anında müdahale etmesi gerekirdi."