26 °C

Kafatasındaki kurşun

Kafatasındaki kurşun

UZMAN GÖRÜŞÜ / Şant Manukyan

Her yıl okuduğumuz klasik gazete haberleri vardır. Örneğin taksi sürücüleri sınava tabii tutulacak, AIDS aşısı bulundu, kellik tarihe karışıyor gibi (bu haberi okuyunca her defasında içimi tatlı bir heyecan kaplıyor ama nafile..)  . Aralarında gerçek olan ve en ilginç bulduğum ise kafasına saplanan bir kurşundan veya midesindeki çividen habersiz birkaç yıl yaşadıktan sonra hafif bir ağrı hissedip hastanede durumu gören insanların haberidir. Kafanıza saplanmış bir kurşun var ve siz birkaç yıl boyunca herşey normalmiş gibi işe gidiyor, yemek yiyor, tatile çıkıyor, orta yaşta bir erkekseniz halı sahada maç yapıyor ve başınız ağrıdığında bunu trafiğe veya patronunuza bağlıyorsunuz. Bugün global ekonomilerin durumu da bu örneğe benziyor.

Türkiyede cari açık, Euro bölgesinde Yunanistan başta olmak üzere sorunlu ülkeler, ABD'de sürdürülemez borçluluk oranları, Japonya'da yıllardır süren deflasyon, Çin'de sağlıksız bir modelle büyüyen ve ısınmış bir ekonomi. Bu gelişmeler dünden bu güne ortaya çıkan gelişmeler değil. Ancak hisse endeksleri yükseldiği sürece kimsenin bahsettiği konular da değil. Adeta "köpeğin kuyuruğu değil kuyruğun köpeği" salladığı yani uzmanların ve yatırımcıların ekonomiye bakarak piyasaları değerlendirdiği değil endeks seviyelerine bakarak ekonomileri değerlendirdiği bir dönemde yaşıyoruz. ABD endekslerine baktığınızda son 10 yıldır aynı yerde olmasına rağmen raporları okuyup uzman yorumlarını dinlediğinizde sonsuz bir boğa piyasasında yaşadığınız izlenimini ediniyorsunuz. Çin,Brezilya, Hindistan, Rusya gibi dünya büyümesinde en büyük role sahip ülkelerin borsaları son bir yıldır aynı yerde sayar ve 2007 zirvelerini aşamamışken " para gelişmekte olan ülkelere gidiyor" sloganı ile IMKB'deki yükseliş açıklanıyor. Düşüşler ise "yabancıların satışlarını gizlemesi nedeni ile!" ve bu tezi desteklemek için verilen örnekte geçtiğimiz yılları har vurup harman savurarak geçirdiği anlaşılan ekonomisi perişan Yunan borsasında olanlar! Oysa 2008-2009 döneminde de gördüğümüz gibi bir noktada ekonomik realiteler bizlerin çok sevdiği borsa-faiz-kur üçlüsünün yönünü belirleyen asıl unsur olduğunu tatsız bir şekilde hatırlatıyor.

Piyasalara geri dönersek: 2 hafta önce emtialarda önemli bir geri çekilme olabileceğinden ve doların da toparlanabileceğinden bahsetmiştim. Nitekim üzerinden 24 saat geçmeden önemli satışların geldiğini gördük. Önümüzdeki 6 ayın emtialar için zor geçmesini bekliyorum ancak özellikle Altın için bu yükseliş trendinin yerini düşüş trendine bırakmasından ziyade yukarı trend içinde bir düzeltmeden ibaret. Dolar ise daha volatil bir şekilde ancak değerlenerek yoluna devam edecektir. Bu iki grup yukarıdaki şekilde hareket edecekse hisselerin de düşmesi gerek. Ancak merkez bankalarının özellikle de Fed'in güçünü küçümsememek gerekiyor. Bernanke hisse fiyatlarını hedeflediklerini net bir şekilde açıklamıştı. Uzun vadede yapabileceği fazla bir şey olmasa bile kısa vadede hisselerin düşmesini engellemek elinde. Bu nedenle temkinli olmakta fayda var ancak her şeyde satış yapıp dünyanın sonunu beklemek için ise erken. Ancak belli olan tek şey dünyanın sonunun geleceği.

Tüm DÜNYA okurlarının 19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor bayramını kutlarım.