Koç'un çiftliği de besiden çekiliyor

Banvit'ten sonra Koç Holding'in çiftliği Harranova da besicilikten çekilme kararı aldığını açıkladı. Çiftlik kesilenin yerine yeni hayvan almayacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ali Ekber YILDIRIM

İZMİR - Besicilikte yaprak dökümü yaşanıyor. Türkiye'nin en büyük besi işletmesi Banvit'ten sonra Koç Grubu'nun Harranova Besi İşletmesi de mevcut hayvanlarını sattıktan sonra sektörden çekilmeye karar verdi.

Yıllık 13 bin 250 büyükbaş kapasiteli Harranova işletmesinde halen 8 bin baş hayvan beside. Bu hayvanlar besi süresini tamamlayıp kesildikten sonra yerine yeni hayvan alınmayacak. "Besicilik bitti" diyen Harranova AŞ Besi İşletmesi Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Güçlü Toker, konuya ilişkin olarak DÜNYA'ya şu bilgileri verdi: "Banvit gibi biz de çiftliğimize yeni besi hayvanı almıyoruz, alamıyoruz.

Çünkü, bugünkü ithalat politikasıyla besi hayvanı almak demek yüzde 30-50 zarar etmek demek. Piyasada ithal karkas etin kilosu 10-12 liradan satılırken bizim besicilik yapmamız olanaksız. İthal edilen besi hayvanının canlı olarak kilosu 7.5-8 liradan alınsa bile besi sonrası 10-11 liraya mal edilemiyor. En az 13-14 liraya geliyor. İthal karkas etin kilosu 10- 12 liradan satıldığına göre besicilikten para kazanmak mümkün mü? İster yerli besi hayvanı alın, isterse ithal alın, maliyetiniz karkas etin üstünde kalıyor. Bir de risk alarak bu hayvanları besliyorsunuz. Besi yapanlar piyasa koşullarına göre yüzde 30 ile yüzde 50 oranında zarar ediyor. Hiç kimse zararına bu işi yapmaz. Bu nedenle uygulanan ithalat politikası ile besicilik bitti."

Krediyle yatırım yapan zarar edecek

Besiciliğin yapılamaz hale geldiği bir dönemde sıfır faizli kredi vermenin de anlamı olmadığını vurgulayan Toker, önlem alınmazsa krediyle yatırım yapanların büyük zarara uğrayacağını söyledi. Hayvancılığa verilen sıfır faizli kredinin 3 milyar liraya ulaştığını hatırlatan Güçlü Toker, "Bu şartlarda kredi vererekyatırım yaptırmak ne kadar mantıklı? Yatırım maliyetini bir yana bırakalım. Yeni yatırım yapanlar para verip hayvan alacak.

Aldığı hayvanı besleyecek ve piyasada satacak. Bundan zarar ederse geri ödemesini nasıl yapacak? Yeni hayvan nasıl alacak? Hesap ortada. Piyasada 10 liradan et satılırken besicilik yaparak para kazanmak mümkün değil. Kredi alanları uyarmak gerekir. Bu işten para kazanmanız mümkün değil. Bizim gibi büyük işletmeler sürdüremezken küçük işletmelerin besicilik yapması mümkün değil" diye konuştu.

Sütçüler de olumsuz etkilenecek Besicilikte yaşanan sıkıntıların süt, tavuk ve yem sektörünü de doğrudan etkileyeceğini anlatan Güçlü Toker, "Süt hayvancılığı yapanların gelirinin ortalama yüzde 15'i buzağı satışından geliyor. Besiciler bu işi bırakırsa buzağı fiyatı düşer ve sütçülerin gelirinde ciddi azalma olur. Yem tüketimi azalacağı için yem sektörü etkilenir. Tavukçuluk sektörü de olumsuz etkilenir. Yerli üretimi bir yana bırakarak 10 liradan ithal et satarsanız tavuk etinin de fiyatı düşer ve sektör olumsuz etkilenir" görüşünü dile getirdi.

Kayhan: 2011 zor geçecek

Yakın zamanda Türkiye'nin ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistem Belgesi'ni alan ilk çiftlik olan Efeler Çiftliği'nin yöneticisi Söktaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilmi Kayhan, besi işletmelerinin havlu atması ile buzağı satış fiyatının düşeceğini belirterek DÜNYA'ya şu bilgileri verdi:

"Dünyada gıda ve yem fiyatlarında bir artış trendi var. Hammadde fiyatı artarken bir yandan da içerdeki koruma devam ediyor. Bu nedenle hammaddeyi iki misli fiyata alıyoruz. Yonca bulamıyoruz, soya üretimi yetersiz. Soya, mısır, arpa gibi temel hammaddeleri pahalıya alırken çiğ süt fiyatında bir artış yok. Buzağı satışından da kayıplarımız olursa, ki bu şartlarda öyle olacağı görünüyor, süt sektörü de bu gelişmelerden olumsuz etkilenecektir. Ben 2011'i bu anlamda hiç iyi görmüyorum. Zor günler bizi bekliyor."

Besi yapana madalya vermeli

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi ve Etçiler AŞ Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıBülent Arman, piyasadaki gelişmeleri önceden görerek 1.5 seneden beri besi hayvanı almadıklarını belirtti. Arman, "Bugünkü şartlarda işletmesine besi hayvanı alanlara madalya takmak lazım. Herkes ithal et kullanıyor. Bugün hayvan kesen yer bulunamıyor. Şubatta besi hayvanları kesime gelecek ama kimse almak ve kesmek istemiyor. Böyle bir durum hiç yaşanmamıştı.

Elinde az da olsa besi hayvanı olanlar zararına da olsa kesecek. Çünkü kesime gelmiş bir hayvanı elde tutmak zarar. Yerine yenisi konulamayacak. Asıl tehlike budur. Bu nedenle biz İzmir Ticaret Borsası olarak önerdik. Ette gümrük vergisi artırılarak yerli üretimin sürdürülebilir kılınması gerekiyor. Yerli et ile ithal et arasında 4-5 lira fark olursa besicilik yapılamaz" diye konuştu.

Çözüm, vergi artışında

Hayvancılık sektörü, uygulanan ithalat politikasının besiciliği yapılamaz hale getirdiğini, besicilik yerine karkas et ithalatının daha cazip olduğunu, bu nedenle üreticinin rekabet edebilmesi ve besiciliğin yaşaması için karkas et ithalatında yüzde 30 olan gümrük vergisinin en az yüzde 60 seviyesine çıkarılmasını talep ediyor.

EBK 10 bin hayvan ithal etti

Besi işletmeleri bir bir kapanırken, Et ve Balık Kurumu (EBK) 10 bin baş besi hayvanı ithal etti. İthal edilen hayvanlar daha önce kayıt yaptıran yatırımcılara en az 50 baş almak şartı ile satılıyor.

Daha önce de 5 bin baş besi hayvanı ithal eden EBK'nın besi hayvanı ithalatı 15 bin başa ulaştı. Gelişmeleri DÜNYA'ya değerlendiren EBK Genel Müdürü Bekir Ulubaş, 5 bin baş besi hayvanının Mersin'e ve 5 bin baş hayvanın da Derince Limanı‘na getirdiklerini belirterek ithal besi hayvanlarını üreticilere kilosu 8 liradan satışına başladıklarını söyledi. Et işleyerek satış yapanlar için besiciliğin cazip olmaktan çıktığını kabul eden Bekir Ulubaş, "Et işleyerek satanlar için elbette ithal et almak daha karlı. Fakat besicilik yapılamaz değil. Biz ithal ettiğimiz 250 kiloluk danayı canlı olarak kilosunu 8 liradan satıyoruz. Bu, iki yıl önceki fiyatla aynı. Özel sektör besi danasını 8-8.5 liradan veriyor. Bugün 10 aylık besi sığırını 8 liradan alan birisi için eğer karkas eti 14 liraya satabiliyorsa bu sürdürülebilir bir fiyattır. Çünkü, 8 liraya aldığı besi sığırını 11 liraya mal edebilir.

Karkas ağırlığı ortalama 350 kiloya taşırsa bu işten para kazanır. EBK'da ortalama karkas ağırlık 287 kilodur. Ama biz 150 kilo ağırlığında dişi hayvanda alıyoruz, 350 kilo erkek dana da alıyoruz. Bu nedenle ortalama düşüyor. Besici, ortalama karkas ağırlıkta 350-400 kiloya ulaşır. Biz 350 kilo kabul edersek, kilosunu 11 liraya mal ettiği hayvanı kilosu 13 liradan satsa 700 lira kazanır, 14 liradan satsa 1 milyar kazanır. Hayvan başına ortalama 800 lira kazansa 20 hayvanı olan bir besici 16 bin lira kazanır. İkinci besiyi yapsa bir yılda 32 bin lira eder. Bugün bir mühendis ayda 2 bin lira alır yılda 24 bin lira eder. Besicilik daha karlı. Yalnız tekrarlıyorum, besi materyalini 7.5-8 liradan alması lazım. Daha yüksek alırsa yapamaz."

Harranova 2000 yılında faaliyete geçmişti

Harranova, Türkiye'de 10 bin başın üzerinde kurulan ilk büyük işletme. Koç Holding AŞ ve Ata İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ IPC kuruluşu tarafından 1998 yılında projelendirilen Harranova işletmesi, Türkiye'nin en büyük hayvancılık işletmesi olarak Şanlıurfa'da 2000 yılında faaliyete geçti. Daha sonra Sancak Grubu'nun da ortak olması ile işletme Koç-Ata-Sancak olarak faaliyetini sürdürdü. 2006 yılında Ata ve Sancak grupları hisselerin tamamını Koç Topluluğu'na devrettikten sonra şirket unvanı "Harranova Besi ve Tarım Ürünleri AŞ" olarak değiştirildi.

Harranova AŞ Besi İşletmesi'nin 13 bin 250 büyükbaş hayvan kapasiteli. İşletmede besiye alınan hayvan ırkları ağırlıklı olarak Holstein, Montofon, Simmental ve bu ırkların melezleridir. Ortalama 280 gün besi süresi uygulanıyor. Besi süresi tamamlanan hayvanlar, işletme bünyesinde bulunan kesimhanede kesiliyor. Harranova AŞ Besi İşletmesi içinde yer alan Et Üretim Tesisi, 4 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteriyor. Tesis saatte 40 adet büyükbaş kesim kapasitesine sahip. Harranova çiftliğinde halen beside 8 bin büyükbaş hayvan var.

 

 

Bu konularda ilginizi çekebilir