25 °C

Konutunu kiraya verenler, yeni düzenlemelere dikkat!

Konutunu kiraya verenler, yeni düzenlemelere dikkat!

31 Aralık 1982’den bu yıla kadar konut kira geliri elde edenlerin beyanname verip vermeyecekleri çok netti:

• Ticari, zirai veya mesleki kazançları nedeniyle yıllık beyanname vermek zorunda olanlar, tutarı ne olursa olsun konut kira gelirini beyannamenin gayrimenkul sermaye iradı bölümüne eklemek durumundaydı.
• Sadece konut kira geliri olanlar, belirli bir tutarın altında kira geliri elde etmişlerse (örneğin 2012 yılında 3 bin lira, 2013 yılında 3 bin 200 lira) beyanname vermelerine gerek yoktu. Bu tutar hem bir istisna hem de beyanname verme sınırını ifade etmekteydi.
• Ayrıca, ticari, zirai ve mesleki kazancı nedeniyle yıllık beyanname verenler 3 bin/3 bin 200 liralık istisnadan yararlanamamaktaydı.

Yeni düzenleme

Yeni getirilen düzenlemeye göre beyanname verilip verilmeyeceği ya da istisnadan yararlanıp yararlanılmayacağı için bazı hususların kontrol edilmesi gerekiyor:

• 2013 yılında ücret, menkul sermaye iradı (faiz, kâr payı, vb.), gayrimenkul sermaye iradı (her kira geliri; işyeri, konut, arazi, tarla, taşıt vb.) ile diğer kazanç ve irat (değer artış kazancı, arızi kazanç) elde edilmişse, bunların brüt tutarı 94 bin liradan fazlaysa (GVK.Md-21/2: GVK’nun 103. maddesinde yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için belirlenen tutar) ve elde edilen konut kira geliri 3 bin 200 liranın üzerindeyse istisnadan yararlanmak mümkün değil. 
• Elde edilen konut kira geliri 3 bin 200 liradan azsa, 94 bin liralık tutara bakılmaksızın, kira geliri yıllık beyannameye dahil edilmeyecek. (15.6.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4842 SK. Md-16)
Eğer ticari, zirai ve mesleki kazancınız nedeniyle yıllık beyanname vermek zorundaysanız 3 bin 200 liralık istisnadan yararlanamazsınız. Bu kural eskiden de vardı. Yani 100 lira dahi mesken kira geliri elde edilmişse bunu beyannameye olduğu gibi, “istisnadan yararlanmayacak şekilde” eklemek gerekmekte.

Kira gelirlerinin beyanında vergi adaleti konusu

6 Ocak 1961’de yayınlanan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda, gayrimenkullerin ve hakların kiralanmasından elde edilen ve bir takvim yılında 2 bin 500 lirayı aşmayan kiralarla bir takvim yılı içinde toplamı 10 bin lirayı aşmayan kiraların 2 bin 500 lirası gelir vergisinden müstesna idi. Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan yararlanamamaktaydı.

Yasa yapıcı kira geliri elde eden kişiler arasında bir ayrıma gitmişti: “Ticari, zirai ve mesleki kazancı olup da beyanname vermek zorunda olan ve kira geliri elde eden kişiler” ile “bunların dışında olup da kira geliri elde eden kişiler”.

Esas itibariyle birinci kesim adına vergi adaleti açısından sorunlu bir durum olduğu, bu kişilerin hiçbir şekilde istisnadan yararlandırılmamaları ile ortaya çıkmaktaydı.

Nedeni ise Yasa gerekçesinde: “Bu istisna hükmü, yılda 2 bin 500 lira civarında kira sağlayan bir çoğu okur yazar olmayan bir kısım vatandaşların, masrafların ve diğer indirimlerin tenzilinden sonra üzerinden vergi ödenmesi pek az ihtimal dahilinde bulunan bu mahdut gelirleri sebebiyle vergi kanunlarının mecburiyetlerinden vareste tutulması böylece hem kendilerinin hem de idarenin fuzulen işgal edilmesinin önlenmesi maksadıyla kanunda yer almıştır.

Bir kimsenin eğer yıllık beyanname ile bildirilecek bir geliri mevcutsa yukarıdaki mucip sebeplere istinat edilerek muamele yapılması doğru olmaz.” şeklinde açıklanmıştı.
Özetle yasa yapıcı istisnadan yararlanma koşulunu belirlerken vergi adaletinden ziyade beyanname verme ve idareyi meşgul etme kriterlerini esas almıştı. Buna göre; bir kişi zaten beyanname verecekse istisnadan yararlanmasın denilmişti. 

Yeni düzenleme, vergi adaleti ve önerimiz

Yeni düzenlemenin de vergi adaleti konusunda aynı haksızlığı devam ettirdiğini görmekteyiz.
Ticari, zirai veya mesleki kazancı nedeniyle yıllık beyanname vermek zorunda olanlar hiçbir şekilde 3.200 liralık istisnadan yararlanamazken ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul ve değer artış kazancı elde edenler belirli tutarı aşana kadar istisnadan yararlanmaya devam edecekler. 
Son düzenlemede her ne kadar yüksek gelir elde edenlerin bu istisnadan yararlanmaması amaçlanmış olsa da ticari, zirai ve mesleki kazanç elde edenlerin zarar dahi etmiş olsalar istisnadan yararlanmamaları vergi adaleti açısından sıkıntılıdır. Ayrıca yeni düzenlemenin vergi metodolojisi ve uygulaması yönünden bir takım sıkıntılar ve zorluklar içerdiğini söylemek mümkün.

TÜİK’e göre 2012 sonu itibariyle %93’e ulaşan okuryazar oranı, Gelir İdaresi tarafından vergi ödeyicileri için önceden doldurulup gönderilen gelir vergisi beyannameleri ve elektronik beyanname verme imkanları ile 2014 Türkiye’sinin 1961 Türkiye’sinden çok farklı olduğu göz önüne alındığında;
• Vergi adaleti için istisnanın tüm gelir grupları için uygulanması,
• ya da belli tutarın üzerinde gelir elde eden hiç kimseye istisnanın uygulanmaması,
• veyahut ta istisnanın tamamen kaldırılarak herkesin beyanda bulunmasının sağlanmasının, daha uygun olacağı kanısındayız.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.