9 °C

Küresel finansal kriz sürecinde petrol fiyatları senaryosu

Küresel finansal kriz sürecinde petrol fiyatları senaryosu

 

Serdar İSKENDER / Makine Yük. Mühendisi

1990'da yıllık ortalama 24 dolar olan petrol varil fiyatı, 2002 yılında 20 dolar seviyesine kadar düşmüştü. 2004 yılı Ocak ayından itibaren petrol varil fiyatları yükseliş trendi içerisine girmiş, son olarak da 11 Temmuz 2008'de 147 doları çıkarak tarihi bir rekor kırmıştı. 11 Temmuz'daki rekorla birlikte petrol varil fiyatları son beş yılda altı katlık bir artış göstermişti. Bu tarihi rekorun ardından küresel finansal krizin tüm dünya tarafından yoğun olarak hissedilmesi ve doların da değer kazanmasıyla birlikte, petrol varil fiyatları hızlı bir düşüş süreci içerisine girmiştir.

11 Temmuz'da 147 doları gören petrol varil fiyatları, kasım ayı başında 60 dolar seviyesine kadar geriledi. Son düşüşle birlikte son dört ay içerisinde petrol fiyatları yüzde 63 oranında değer kaybetti. Petrol varil fiyatları, son günlerde 60-65 dolar aralığında seyrediyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği kısa adıyla OPEC'in 1 Kasım'dan itibaren petrol üretiminde kısıntıya gideceğini duyurmasının da fiyatlar üzerinde bir etkisi olmadı.

Beklentilerin çok ötesinde yükselen ve hızla düşen petrol fiyatlarının ağırlaşarak devam eden küresel ekonomik kriz sürecinde yönünün belirlenmesi tüm dünya açaısından önem arz ediyor. Büyük yatırım bankaları, hedge fonlar ve emeklilik fonlarının ellerindeki dolarları, ABD tahvillerini satarak, yerine vadeli işlem piyasalarında petrol kağıtlarında pozisyon almalarıyla yükselen petrol fiyatlarının, büyük oyuncuların devre dışı kalmaları ve spekülatif hareketlerin azalmasıyla düşüş sürecine girdiği biliniyor. Tüm ekonomistler önümüzdeki süreçte doların güçlü konumunu sürdürmesini bekliyorlar. Dolar-Euro paritesinin önümüzdeki dönemde önce 1,15, daha sonra da 1 seviyesine kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Doların, başta Euro olmak üzere, önemli para birimleri karşısında değer kazanması, tüm dünyada dolar cinsinden fiyatlanan petroldeki düşüş eğiliminin sürmesini ve kalıcı olmasını sağlayabilir.

Küresel ekonomik krizde, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya, Çin, Hindistan gibi dünya ekonomisine yön veren gelişmiş ülkeler, ekonomik durgunluğa girmiş bulunuyor. Dünya petrol tüketiminde büyük bir paya sahip olan gelişmiş ülkelerin ekonomik açıdan durgunluğa girmesi petrole olan talebinde yavaşlamasına neden oluyor. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde petrol talebindeki yavaşlama, petrol varil fiyatlarının artışına da engel olacaktır.

2004 yılından itibaren yükselişe geçen petrol fiyatlarındaki artışlarla ilgili olarak öne sürülen petrol arzının talebi karşılamaması senaryosu üzerine, başta OPEC üyeleri ülkeler ve Rusya olmak üzere tüm dünyada petrol arama konusunda yeni araştırma ve yatırımlar yapılmıştı. Daha önce çıkarma maliyeti yüksek olması nedeniyle çıkarılamayan petrol, yeni yatırımlar yapılarak çıkarılmaya başlanmıştı. Eski kuyular yeniden açılarak ve rehabilite edilmişti. Tüm bu çalışmalar dünya petrol arzının artmasını da sağladı. Talebin düştüğü bir ortamda, arz kaynaklarının artırılmış olması da fiyatların düşmesine yardımcı oluyor.

Kasım ayı başında OPEC'in üretimi kısma kararına rağmen, bazı OPEC üyesi ülkeler ve OPEC üyesi olmayıp dünyadaki en büyük petrol üreticisi olan Rusya'nın, ulusal ekonomilerini ayakta tutabilmek için petrol üretmeye zorunlu olmaları da, petrol arzını canlı tutuyor. Petrol varil fiyatları 60 dolar seviyesine düşmesine rağmen, petrol çıkarma maliyetinin ortalama 15 dolar seviyelerinde bulunması, halen petrol kaynakları açısından zengin ülkelerin çok ciddi kârlar elde etmesini de sağlıyor.

Bu şartlar altında, küresel ekonomik kriz sürecinde, petrol fiyatlarının zorlamalarla birlikte 60-65 dolar aralığında bir süre daha kalması ve sonrasında 50 dolar seviyelerine kadar düşmesi bekleniyor. Mevcut şartlarda, petrol varil fiyatlarının 50 doların altına kalıcı olarak düşmesi de mümkün gözükmüyor.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.