Kurtulmuş: PYD gelirse biz yokuz

Kurtulmuş, Fırat Kalkanı Harekatına ilişkin "'Biz böyle yapmayacağız, oradan DEAŞ'ı çıkarırken yerine PYD'yi koyacağız' derseniz Türkiye buna asla izin vermez. Operasyonda yer almayız." dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Fırat Kalkanı Harekatına ilişkin "'Biz böyle yapmayacağız, oradan DEAŞ'ı çıkarırken yerine PYD'yi koyacağız' derseniz Türkiye buna asla izin vermez. Operasyonda yer almayız." dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Başbakan Yıldırım, AK Parti iktidarlarında görev yapan eski bakanlara 'Hep birlikte sahaya inmenin tam zamanı' şeklinde bir çağrıda bulundu. Eski bakanlar 16 Nisan'a kadar olan süreçte sahada olacak mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, meselenin bir şahıs meselesi olmadığını belirtti.

"Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda son durum nedir? Terör örgütü PYD'nin, Münbiç'teki varlığına son verilmesine yönelik çalışmalar, El Bab'da kontrolün sağlanmasının ardından Münbiç ve Rakka'ya dönük planlanan harekat hangi aşamada?" sorusuna karşılık Kurtulmuş, harekatın baştan planlandığı gibi başarılı şekilde yürüdüğünü dile getirdi.

'Rakka Rakkalılarındır'

Bunun Türkiye'nin sınırlarının korunması ve ulusal güvenlik meselesi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu terör örgütlerinin Türkiye'ye zarar vermesine karşı atılmış bir adımdır. Fırat Kallkanı Harekatında başından beri söylediğimiz gibi Rakka Rakkalıların, Şam Şamlıların, Musul Musulluların, Halep Haleplilerin tezini sahada doğrulayan bir model de ortaya koyduk. El Bab ve Cerablus'un alınması, oradaki yerel muhalifler ile Türkiye'nin verdiği destekle sağlandı. Cerablus'a 45 bin insan, oranın halkı geri dönmüştür. Şimdi bu bir modeldir. Bu modeli bütün Suriye'de işletelim. Uluslararası camiadan beklentimiz bu.

Rakka'yı DEAŞ'tan temizlerken, aşağı yukarı yüzde 95 Arap olan bir şehirden bahsediyoruz, DEAŞ'tan alalım diyerek buranın etnik yapısını değiştirmeyelim, bir başka terör grubunu oraya sokmayalım. Bizim tezimiz o. Rakka Rakkalılarındır. Gelsinler, uluslararası koalisyon veriyorsa desteğini versin, oradaki ılımlı muhalefetle birlikte bu operasyonlar yapılsın. Böyle olursa Türkiye de bu operasyona destek vereceğini her vesileyle dile getiriyor. Ama 'Biz böyle yapmayacağız, oradan DEAŞ'ı çıkarırken yerine PYD'yi koyacağız' derseniz Türkiye buna asla izin vermez. Operasyonda yer almayız."

Kurtulmuş, her vesileyle Türkiye'nin kırmızı çizgilerini ifade ettiklerini, Amerikalılar ve Ruslarla bu meseleyi konuştuklarını, meselenin kalıcı bir barışın sağlanacağı operasyonlar yapmak olduğunu dile getirdi.

Astana ve Cenevre görüşmeleriyle Suriye barışının sağlanacağı bir noktaya gelindiğini, sürecin ister istemez ilerleyeceğini belirten Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Suriye ve Irak topraklarında daha fazla vekalet savaşı verilemeyeceğinin altını çizdi.

"Devam ediyoruz" denilirse ABD ve Rusya'nın çatışma noktasına geleceğini ifade eden Kurtulmuş, çözüm için herkesin, "Sahada ben şu örgütü destekleyeyim, sahada biraz mesafe kazanayım, sonra masada o örgüt üzerinden kendi lehime bir barış süreci yürütürüm." sevdasından vazgeçmesi gerektiğini kaydetti.

"Suriye'de barışı sağlayamazsanız, bölge barışı olmayacak"

Kurtulmuş, Suriye'nin paramparça olduğuna da işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sadece Suriye halkına büyük bir bedel ödetmiyor, eğer Suriye'de barışı sağlayamazsanız, bölge barışı olmayacak, bölge barışının olmadığı bir ortamda dünya barışı sağlanamayacak. Dolayısıyla, dünyada hakikaten barış isteniyorsa, yapılacak şey Suriye'de bir an evvel bir çözüm sürecinin, bir barışın sürecinin başlatılmasıdır. Biz Türkiye olarak burada samimiyetle, ilgili tüm taraflarla Rusya'yla, Amerika'yla, diğer müttefik ülkelerle, İran'la bu konuları her platformda konuşuyoruz. Bir an evvel Suriye'de empoze edilmiş bir barış değil halkın istediği bir barışın sağlanması için gayret sarfediyoruz."

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, KHK nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını iddia edenlerin müracatlarının ilgili kurumlar tarafından değerlendirildiğini belirterek, geçmişte yapılan yanlışlıklar nasıl düzeltildiyse bundan sonraki KHK'da da düzeltmeler olacağını söyledi.

Olağanüstü hal kapsamında mağduriyetlerin incelenmesine yönelik komisyonu, "hukukta yeni bir hak arama müessesi" diye nitelendiren Kurtulmuş, bu komisyonun en kısa sürede kurulacağını ve 2 yıl çalışma takvimi olacağını kaydetti. Kurtulmuş, bu müracatlar sonuçlandırılamazsa komisyonun süresinin uzatılmasının mümkün olacağını bildirdi.