Kurumların gündemindeki üç konu

SKD anketine göre kurumların gündemindeki üç konu: "Sürdürülebilir enerji, sürdürülebilir kalkınma ekonomisi ve iklim değişimi"

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

 

 

İSTANBUL - İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin (SKD); iş dünyası, bürokratlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenler arasında yaptığı ankete göre, sürdürülebilir kalkınma konusunda Türkiye'de kurumların en fazla ilgilendiği konular, "sürdürülebilir enerji", "sürdürülebilir kalkınma ekonomisi" ve "iklim değişimi". Anket katılımcılarının yüzde 56'sı geçtiğimiz haziranda yapılan "Rio+20 Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı'nın çıktılarının uygulanabilmesi için kamu-özel sektör işbirliğinin gerektiğini söylüyor.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin (SKD), geçtiğimiz eylül ayında düzenlediği "Rio+20 Sonrası Sürdürülebilir Kalkınma Diyaloğu" başlıklı konferansa katılanlar arasında bir anket düzenlendi. Ankete; Kalkınma Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri ile iş dünyasından üst düzey yöneticiler, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerden oluşan kişiler katıldı.

Anket, "sürdürülebilir kalkınma" konusu ile yakından ilgilenen kesimin geçtiğimiz haziran ayında yapılan "Rio+20 Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı"nın sonuçlarına ve sürdürülebilir kalkınma konusunda Türkiye'nin geldiği noktaya nasıl baktığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 47'si özel sektör, yüzde 17'si kamu, yüzde 17'si STK, yüzde 10'u akademi, yüzde 2'si medya ve yüzde 7'si farklı alanlardan temsilcilerden oluşuyor.

"İstediğimiz Gelecek" bizi yeşil ekonomiye taşıyacak bir bilgi belgesi

Ankete katılanların yüzde 51'i tamamen, yüzde 39'u kısmen Rio+20'yi takip ettiğini söylerken, yüzde 10'u takip etmediğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 52'si, Rio+20 Sonuç Belgesi'ni (İstediğimiz Gelecek) "hükümetler ve özel sektör için yeşil ekonomiye geçişi planlamaya yarayacak bir bilgi belgesi" olarak görüyor. Buna karşın yüzde 41'i, sonuç belgesinin bir iyiniyet belgesi olup, yaptırımı olmadığından etkili olamayacağını düşünüyor. Belgenin "sürdürülebilir kalkınma için açık ve net bir kılavuz" olduğunu belirtenlerin oranı ise yalnızca yüzde 6.

Rio+20'de paylaşılan ana konulardan kurumlarının en fazla ilgilendiği 3 konu sorulduğunda, katılımcıların yüzde 53'ü birinci sırada "sürdürülebilir enerji" , yüzde 52'si ikinci sırada "sürdürülebilir kalkınma ekonomisi" , yüzde 46'sı da üçüncü sırada "iklim değişimi" olduğunu söylediler.

SKD Genel Sekreteri Engin Güvenç, ankete verilen yanıtlarda genel olarak ekonomik beklentilerin ön planda olduğunu söylüyor: "Sürdürülebilir Enerji, Sürdürülebilir Kalkınma Ekonomisi konularının ilk sıralarda yer alması ekonomik çıktı mesajlarını kuvvetlendiriyor ki bu kesinlikle beklenen bir sonuçtur. Ancak geri plana attığımız çevre ve insan boyutlarını da unutmamak gerekiyor. Bu durum Sürdürülebilir Kalkınma konusundaki vizyonun genişlemesi gerektiğini gösteriyor. Sağlam temel ve hedeflere dayalı vizyon ile başarı mümkün olabilecektir. Sürdürülebilir kalkınmanın üç boyutunu eşit şekilde ele alan bir ekonomik büyüme gerekiyor, dünya bu şekilde çalışıyor. Burada herkese düşen roller var. Bu değişimi başarı ile ve hızla gerçekleştiremezsek sadece ekonomik değil her anlamda ciddi sorunlar yaşama riskimiz bulunuyor. Sahip olabilsek bile elimizdeki ekonomik gücün hiçbir faydası olmayacaktır."

Rio çıktılarının uygulanması için kamu-özel sektör işbirliği gerekiyor

Katılımcıların yüzde 56'sı Rio+20 Zirvesi çıktılarının uygulanabilmesi için kamu-özel sektör işbirliğinin gerektiğini söylüyor. Her dört katılımcıdan yalnızca biri bu konuda hükümetin liderlik yapması gerektiği düşüncesinde.

Ankete göre, mevcut kamu politikalarının sürdürülebilir kalkınma için yeterli olmadığını düşünenlerin oranı yüzde 90. Türkiye'deki ekonomik büyümenin sürdürülebilir kalkınma prensipleri ile uyumlu olmadığını söyleyenlerin oranı da yüzde 80'in üzerine çıkıyor. Anket katılımcılarının yüzde 94'ü, yasalar ve yönetmelikler hazırlanırken iş dünyası, STK'lar ve akademisyenlerin "baştan itibaren" görüşlerinin alınmasının daha etkin sonuçlar sağlayacağı görüşünde.

Güvenç, politikaların yeterli olmadığı konusunda çıkan yüzde 90'lık oranın kamu dışındaki katılımcıların yönetmelikleri takipteki gecikmelerden kaynaklanabileceğini belirtiyor ve diyalogların önemine dikkat çekiyor: "Diyaloglar her paydaş için çok önemli. SKD bulunduğu diyalog ortamlarında önemli gelişmeler için adım atıldığını görmektedir. Ancak başta kamu ve özel sektör olmak üzere daha çok bir araya gelmeliyiz. Daha çok tartışmalıyız. Aksiyona geçmeden önceki zamanımızın en az yarısını karşılıklı diyaloglar oluşturmalıdır. SKD bu konuda önemli adımları atmak üzere çalışmalar yapmaktadır. Alınan sonuçlar da doğru alanlara yöneldiğimizi ispatlamaktadır. Üyelerimizle, bizlerle paylaşılan alanlara görüş bildirmeye ve hatta proaktif olmaya gayret gösteriyoruz. Üyelerimizin uygulamalarda daha rahat ve öncü olması için kapasite gelişimine odaklanmış durumdayız."