LPG'den alınan ÖTV'ye durdurma kararı

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, LPG'den alınan ÖTV tutarını artıran Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurdu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, sanayide ve evde kullanılan LPG'den (otogaz hariç) alınan ÖTV tutarını artıran Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurdu.

Anadolu LPG Sanayicileri ve İşadamları Derneği, Bakanlar Kurulunun 31 Aralık 2009 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla sanayide ve evde kullanılan LPG'den (otogaz hariç) alınan ÖTV tutarını artıran bölümlerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Avrupa Birliği ülkelerinde konutlarda ve sanayide kullanılan LPG üzerinden vergi alınmadığı anımsatılan dava dilekçesinde, LPG'nin çevreye en az zarar veren yakıt türlerinden biri ve Türkiye'nin enerji güvenliği açısından LPG'nin vazgeçilemeyecek öneme sahip olduğu vurgulanmıştı.

Bakanlar Kurulu kararının "yetki, şekil, sebep, konu ve amaç" unsurları bakımından hukuka aykırılık taşıdığı öne sürülen dava dilekçesinde, Bakanlar Kurulu kararının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na aykırı olduğu, kanunilik ilkesi ve mali güce göre vergilendirme ilkelerinin ihlal edildiği savunulmuştu.

Davayı görüşen Danıştay 7. Dairesi, yürütmeyi durdurma istemini reddetti.

Dernek, yürütmenin durdurulması istemini reddedilmesine itiraz etmesi üzerine dosya Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca görüşüldü.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, Anadolu LPG Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin yürütmenin durdurulması isteminin reddine yaptığı itirazı oy çokluğuyla kabul ederek, Bakanlar Kurulu kararıyla sanayide ve evde kullanılan LPG'den (otogaz hariç) alınan ÖTV tutarını artıran bölümlerin yürütmesini durdurdu.

Kurul, gerekçeli kararında, 4760 sayılı Kanun ve Anayasa'nın vergi ödeviyle ilgili maddelerinde genel olarak "vergilendirmenin, vergi yükünün, adaletli ve dengeli bir biçimde dağılımının sağlanması için mali güce göre yapılması gerektiği" vurgulandığı hatırlattı.

Bakanlar Kurulunun "vergi tutarlarını, her bir mal itibariyle en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye" yetkili olduğu ifade edilen kararda, Bakanlar Kurulunun bu yetkilerini "yasalarda öngörülen amaç dışında ve özellikle hiçbir neden gösterilmeksizin kullanmasının hukuka uygun düşmediği" kaydedildi.

Gerekçeli kararda, "213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 298. maddesinin (B) fıkrası uyarınca yayımlanan 392 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2009 yılı için yüzde 2,2 olarak belirlenen yeniden değerleme oranı düzeyinde artış, yasa yapıcının öngördüğü maktu vergi tutarının korunmasını ve vergi yükünün adil ve dengeli dağılımı konusundaki iradesine göre kurulan dengenin devamını sağlayacağı halde (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarının, bu oradaki artıştan daha fazla artırılmasını gerekli ve haklı kılan başka bir neden gösterilmediğinden yapılan düzenleme hukuka uygun düşmemektedir" denildi.

Danıştay 7. Dairesi, söz konusu düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu ise daha sonra karara bağlayacak.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir