Otomobil, içki ve sigara vergilerine Gümrük, Maliye ve AB'nin bakış açıları

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hasan AKDOĞAN / Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Dış ticaret, gümrük ve mali mevzuatı arasındaki yakın ilişkiyi görmek ve ona göre davranmak işlem tarafları için büyük önem taşıyor. Bu nedenle belirtilen mevzuatı uygulayan kamu idarelerinin uyumlu çalışıyor olması hayati önem taşıyor. Özellikle, gümrük idaresi ile muhatap olan ithalatçıların, ithal ettikleri malların dahilde satışında karşılaşacakları mevzuatı dikkate almaları gerekiyor. Kaş yapayım derken kendi gözlerini çıkarmaları da gündeme gelebiliyor.

Bu konularda, özellikle iki üç kalem eşya üzerinde durarak genel bir bakış açısı vermenin yararlı olacağını düşünüyorum.

Ceza uygulanan araçlara ilişkin parasal değerler (milyon TL)

Gümrük Müsteşarlığı verilerine göre; 2009 ve 2010 yılı içinde gümrük ve gümrük muhafaza ile denetim birimlerince yapılan çalışmalar neticesinde hakkında işlem yapılan araçlara ilişkin parasal değerler şöyledir.

 

2009 2010

Ocak 2.674  4.522

Şubat 2.959 33.865

Mart 1.538 6.227

Nisan 4.008 4.687

Mayıs 2.096 5.720

Haziran 2.233 0.131

Temmuz 1.510 3.593

Ağustos 1.540 3.131

Eylül 1.392 - 

Ekim 2.721 - 

Kasım 2.231 -

Aralık 6.999 -

Toplam 31.901 67.876

Ceza uygulanan içki ve sigaraya ilişkin parasal değerler (Milyon TL)

2009 ve 2010 yılı içinde Gümrük Müsteşarlığı birimlerince yapılan çalışmalar neticesinde hakkında işlem yapılan sigara ve içkilere ilişkin parasal değerlere ise şöyledir.

Aylar 2009 2010

Ocak 618 262

Şubat 1.625 371

Mart 45 2.465

Nisan 138 1.521

Mayıs 351 1.546 

Haziran 2398 3.955 

Temmuz 453 1.636

Ağustos 77 1.143

Eylül 42 -

Ekim 74 -

Kasım 4.052 -

Aralık 284 -

Toplam 10.157 12.899

Yukarıda belirtilen rakamlardan da görüleceği üzere, Gümrük Müsteşarlığı'nın, diğer eşyaların yanı sıra en önemli kalemleri oluşturan bu tür eşyalarla ilgili olarak da gerek Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gerekse Gümrük Kanunu çerçevesinde yoğun bir mücadele içinde olduğu anlaşılıyor. Vergi oranları yüksek ürünlerde bu hassasiyet özellikle kendisini gösteriyor.

Doğal olarak, Gümrük Müsteşarlığı, sözü edilen olaylara ilişkin bilgileri adli ve ilgili idari birimlerin yanı sıra Maliye Bakanlığı'na da intikal ettiriyor. Neden bu yola gidiliyor bir örnek üzerinden konuya bakalım. Örneğin, eksik kıymet beyan edilerek ithal edilen bir araç veya herhangi bir gümrük işlemi yapılmadan yurda sokulan bir araç (kaçak) doğal olarak yurtiçinde bir satış yada tescil işlemi tabi tutulacaktır. Hal böyle olunca, dahili satışın mali mevzuat açısından uygunluk göstermesi için mutlaka aracın yurda giriş işlemlerinin/kıymetinin bilinmesi icap ediyor. Önceden bildiriş yapılmış ise gerek mali birimler gerekse trafik birimleri doğru işlem yapabilirler.

Esasen, gümrük ve maliye mantıklarının farklı çalıştığı biliniyor. Gümrük idaresi, ithalata konu eşyanın kıymetinin gerçek durumu göstermesini arzu eder. Bunun için şüphelendiği eşyaların kıymetlerini yurtdışı dahil çeşitli kurumu ve kuruluşlar nezdinde araştırabilir.

Gümrük idaresi bir eşyanın kıymetini belirlemek için çeşitli yöntemler kullanıyor. Bu yöntemler Dünya Gümrük Örgütü tarafından kabul görmüş yöntemlerdir. Bir yöntemden diğerine geçme gerekçelerinin tam olarak ortaya konması gerekiyor.

Gerçek kıymet tespit edildiğinde bunun üzerinden Gümrük Vergisi, KDV, ÖTV gibi vergilerin tahsili gerekiyor. Eğer, herhangi bir ithalatçı gümrük idaresine eksik kıymet beyan etmiş ise daha az vergi ödüyordur. Gümrük idaresi de buna engel olmak ister. Neticede gümrük idaresi eşya kıymetinin düşük olmasına izin vermez.

Ancak; eksik kıymet beyanı veya gümrük işlemi yapılmaksızın yurda sokulan eşyanın dahilde satışı Maliye Bakanlığı açısından da büyük önem taşıyor. Bir kere, eksik kıymet beyanıyla gümrük idaresinden çekilen eşyanın dahili muhasebe kayıtlarına doğru maliyetle girip girmediği önemli oluyor. Gümrükte eksik vergi ödeyenler, eşyayı düşük maliyetle muhasebesine intikal ettirirlerse, o takdirde karları artmış olur. Bu durumda, mali sisteme ödeyeceği vergi de çoğalır. Bir taraftan vergi ödemekten kaçınırken diğer taraftan yakalanmış olur. Dolayısıyla, gümrük idaresinden eksik vergi ödeyerek eşya çeken kimse veya gümrük idaresinin bilgisi dışında yurda eşya sokan kişi doğal olarak faturasız satış yapma yolunu tercih edebilir. Bu durumda, maliyeciler eşyanın miktarı üzerinden ve satış yapılan firma kayıtları üzerinden incelemelere gidebilir.

Neticede, Gümrük Müsteşarlığı müfettişleri, kontrolörleri veya gümrük ile gümrük muhafaza birimlerince yapılan inceleme ve soruşturmalar neticesinde elde edilen bilgilerin, dahilde satışının kontrol altına alınabilmesi ve denetlenebilmesi bakımından Maliye Bakanlığı'na intikal ettirilmesi doğal ve yasal bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor.

Bu arada, AB yetkilileri, özellikle içki konusunda Türkiye'yi sık ziyaret ediyorlar. Yerli içkiler üzerindeki vergi yükü ile ithal içkiler üzerindeki vergi yükünün neredeyse eşitlenmesi onlar açısından önem taşıyor. 

Özellikle Viski ve Rakı karşılaştırması yapılabiliyor. Kendi ülkelerindeki vergi yükleri anlatılabiliyor. Dolayısıyla, üzerinde çok yüksek vergi yükü olan içkiler konusunda AB yetkililerince, ithal içkilerdeki vergi oranlarının düşürülmesi isteniyor.  Hatta, bu konuda daha önce yapılmış soruşturma sonuçlarının ortadan kaldırılması dahi istenebiliyor.

Sonuç olarak; ithalata konu bir araç veya eşyanın beyan edilecek gümrük kıymetinin içine giren unsurların(genel olarak; mal bedeli + navlun + sigorta + diğer giderler) ve bunlar üzerinden gümrük idaresinden ödenen vergilerin doğruluğunun araştırılması işi Gümrük Müsteşarlığı"nın işi olmakla birlikte, dahildeki satışlara ilişkin tüm işlemlerin ve buradan doğan vergilerin incelenmesi işinin de Maliye Bakanlığı'na ait olduğu gerçeğinden hareketle,

Özellikle yukarıda belirtilen eşyalarla ilgili olarak medyada yer alan haberlere bu açılardan bakmakta yarar bulunuyor.

Bu konularda ilginizi çekebilir