24 °C

"Daralma tarihi bir rekor düzeyde"

CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara değindi

"Daralma tarihi bir rekor düzeyde"

 

 

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bugün açıklanan büyüme hızı rakamlarının "ülkedeki ekonomik durumla ilgili acı gerçeği ortaya koyduğunu" savunarak, "Türkiye'nin 2009 yılının ilk üç ayındaki küçülme oranı, daralma oranı, tarihi bir rekor düzeyindedir" dedi.

Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin bir paradoksun, çelişkinin içinde olduğunu öne süren Baykal, toplumun temel ilgi konularının ekonomik sorunlar olmasına karşın, siyasetin bu konulardan tamamen koptuğunu ileri sürdü. Baykal, "Siyasetin, yapay bir düzlemde, sahte tartışmalar, belgeler, suçlamalarla gerçeklerden tamamen kopmuş bir noktaya sürüklendiğinin görüldüğünü" ifade etti.

Konuşmasında Emekliler Günü'nü de kutlayan Baykal, bugünün toplumun kadir bilirliğinin, emeği takdir edişinin ve geleceğe yönelik umudunun bir arada değerlendirileceği bir gün olduğunu söyledi.

"Daralma kaygı verici"

Baykal, bugün açıklanan büyüme hızı rakamlarının Türkiye'nin ekonomik durumuyla ilgili acı gerçeği ortaya koyduğunu savundu. "Türkiye'nin 2009 yılının ilk üç ayındaki küçülme oranı, daralma oranı, tarihi bir rekor düzeyindedir" diyen Baykal, ülkede kalkınma, büyüme konusunun artık gündemden düştüğünü, bunun kaygı verici bir manzara olduğunu söyledi. Baykal, "Bu küçülme oranı çok yüksek bir orandır. Bu oran, 2001 yılında yaşanan daralmadan daha yüksektir. Yani Türkiye'nin yaşadığı en büyük krizlerden biri olan 2001 yılıyla mukayese edildiği zaman bunun çok daha yüksek bir daralmayı ortaya koyduğuna tanık oluyoruz. Bir tarihi rekor konumundadır" diye konuştu.

"Kayıp yıl"

Dışarıdan sermaye gelişinin durduğunu, bunun da bütçe açığını yükselttiğini anlatan Baykal, yalnızca yabancı sermayeye dayandırılan bir ekonomi anlayışının yanlış olduğunu ifade etti.

Baykal, şunları söyledi:

"Eylül ayından itibaren Türk parasının değeri üzerinde, faiz oranları üzerinde ve kur üzerinde bu tablo çok ciddi ve olumsuz etkiler yapacaktır. Bütçe açığı vermekle iş orada bitmiyor. Bütçe açığı senin mali durumunu sarsmaya başlıyor. O mali durumunun sarsılmasını yabancı para girişiyle kapatamayınca bu durum daha ağır şekilde kendini hissettiriyor. Çıkış yolu açık; Türkiye'nin kaynaklarını daha geniş ölçüde seferber ederek, iç tasarrufları olabildiğince yukarı çekerek, el parasıyla değil, kendi kaynağıyla daha çok kalkınmaya kaynak ayırır hale gelmesidir. Türkiye bunu mutlaka gerçekleştirmek zorundadır. Bu kriz aslında vesile olmalıdır. Bugün geldiğimiz noktada, açıklanan rakamlar hepimizi izlenmekte olan politikanın yanlışları konusunda düşündürmelidir."

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.