"Türkiye önemli fırsatlar yakalayabilir"

Dünya Bankası Teknik Direktörü, Türkiye'nin ekonomisinin kayıt altına alması halinde önemli fırsatlar yakalayabileceğini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ERZURUM - Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Ulrich Zachau, "Türkiye, canlı ekonomisini kayıt altına alarak önemli fırsatları yakalayabilir" dedi.

Erzurum Vergi Dairesi Başkanlığı, Atatürk Üniversitesi (AÜ) ve Dünya Bankası'nın işbirliğiyle AÜ Kültür ve Gösteri Merkezi'nde, "Kayıt Dışılıkla Mücadele, Fırsatlar, Zorluklar ve Politika Önerileri" konulu panel düzenlendi.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Zachau, panelin açılışında yaptığı konuşmada, kayıt dışılığın azaltılmasının her kesimin yararına olduğunu vurguladı.

Kayıt dışılığın kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade eden Zachau, şunları kaydetti:

"Türkiye'de, Gelir İdaresi Başkanlığı ile yakın işbirliği içinde hazırladığımız bir rapor var. Bu rapor, Türkiye'de kayıt dışılıkla mücadelenin mümkün olduğunu göstermiştir. Ekonomiyi kayıt altına almak, iş alanında, hem çalışanlar hem de firmalar için çok önemlidir. Kayıt altında olmayan çalışanlar her zaman risk altındadır. Bunu özellikle küresel ekonomik krizin yaşandığı dönemlerde çok iyi gördük."

Kayıt altındaki ekonominin, özellikle de kadınların iş gücüne katılımını artırdığını bildiren Zachau, şöyle devam etti:

"Türkiye, kadın iş gücü açısından büyük potansiyele sahip bir ülkedir. Kadınların iş hayatına katılımının artırılması, ekonominin kayıt altına alınmasıyla mümkün olacaktır. Ayrıca ekonomisi kayıt altında olmayan ülkelerde az sayıdaki kişi daha çok vergi ödemeye zorlanmaktadırlar. Kayıt altına almayı, hem çalışanlar hem de işverenler açısından daha avantajlı kılabiliriz. Türkiye, canlı ekonomisini kayıt altına alarak önemli fırsatları yakalayabilir."

Kayıt dışılığın nedenleri

Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şafak Çomaklı da kayıt dışılığının nedenleriyle ilgili sunum yaptı.

Dünyada kayıt dışılığının en önemli nedeninin vergi ve sosyal güvenlik ödemelerinin fazlalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Çomaklı, Türkiye'de ise bunun birçok nedeni bulunduğunu ifade etti.

Hiç kayda girmeyen faaliyetlerden oluşan kayıt dışı ekonominin varlığı, iş gücü üzerinde ağır mali yük, vergilerin yatırım olarak geri dönmemesi ve ödenen miktardaki vergilerin de yeterli olduğu düşüncesinin, kayıt dışı ekonominin en önemli sebepleri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çomaklı, şunları söyledi:

"İnsan, doğası gereği çıkarları için bazı şeyleri saklama ve gizleme eğilimindedir. Devlet ise bir güç olarak ekonomiye hakim olmak, her şeyin kayıt altında olmasını istemektedir. Durum böyle olunca da insan ve devlet arasında çıkar çatışması kaçınılmaz olmaktadır. Fakat devlet vatandaşına ekonominin neden kayıt altında olması gerektiğini, verginin önemini ve aldığı vergi karşılığında neyi taahhüt ettiğini çok iyi anlatması gerekir. Bugün vergi dairelerinden, kimden ne kadar vergi alındığı kayıt altında ve isim isim bilinmektedir. Aynı şekilde vatandaş da ödediği verginin nerelerde harcandığını bilmelidir."

Panelde söz alan sanayici Efrahim Güngör de devletin sürekli olarak daha fazla vergi toplama konusunda mücadele ettiğini, ancak istenen miktarda verginin toplanamamasının nedenlerini sorgulamadığını savundu.

İşverenlerin ağır vergi yükü altında olduğunu savunan Güngör, "İşveren bir işçi için 600 lira maaş, 300 lira SSK primi ödüyor. Bu olacak şey değil. KDV oranları çok yüksek. Yüzde 18 oranında KDV olursa kimseden vergi toplayamazsın. KDV oranı en az yüzde 6'ya çekilmedir" diye konuştu.

Bunun üzerine, Gelir İdaresi Vergi Dairesi Başkan Yardımcısı Mustafa Güneş, sanayici Güngör'ün tespitlerinin yerinde olduğunu belirterek, "Vergi yükünün ağırlığı ve maliyetlerin yüksekliği söz konusu. İşveren 600 lira maaş, 300 lira SSK primi ödüyor. Hakikaten zor konu. Keşke bu oranları düşürebilsek. Güngör'e katılmamak mümkün değil. Özellikle kendisine teşekkür etmek için söz aldım. Bunlar çok ciddi  konular ve ciddi değerlendirmeler yapılıyor. Sayın Güngör'ün tespitlerini Bakan Beye de aktaracağım" dedi.