17 °C

Sözleşme gerçekler üzerinde kurulmazsa sonuç farklı olur

Zafer BABÜRzaferbabur@yahoo.com

Sözleşme gerçekler üzerinde kurulmazsa sonuç farklı olur

Niyetin hukuki sonuca bağlandığı ticari sözleşmelerde esas olan iyi niyetin varlığıdır denir. İş dünyasında sözleşme görüşmelerini hukuki haklar ve sorumlulukların tartışılması olarak düşünenler olsa da özünde sözleşme hukuki geçerliliği olan ticari bir belgedir. Projelerin başarısı; hukuk yolunu seçerek kazanması değil, hukuka başvurmadan ticari çıktılarını zamanında almak ile ölçülür. Sözleşmeler içerdiği yaptırım gücü sayesinde bir “sopa”, sorumlulukların sınırlandırılması ile bir “sigorta” olarak görülebilir Kapsamı yanlış kurulmuş ama hukuki korumaları yerinde olan ticari bir sözleşmenin kuruluşlara zarar yazdırması da olasıdır. Aşağıda BSkyB ve EDS’nin Kasım 2000'de imzaladıkları IT sözleşmesinin sınırlı sorumluluk maddesinin, daha sonra EDS’nin tazminat ödemesine neden olacak iyi niyet eksikliğinin yargıya yansıdığında, nasıl geçersiz kalabildiğini bulacaksınız.

İngiltere’de BSkyB vs EDS arasında Kasım 2000’de 48 milyon GBP’lik olarak imzalanmış IT sözleşmesine göre FazI Temmuz 2001, FazII Mart 2002’de tamamlanacaktır. Bir süre sonra EDS taahhüt ettiklerini yapamayıp kontrat ihlaline sebep olmuştur. 2002’de BSkyB projeyi EDS’den geri aldığında gecikme 12 ayı geçmiştir. BSkyB, EDS’i 700 milyon GBP zararının tazmini için 2004 yılında dava etmiştir. BSkyB 265 milyon GBP’ye mal olan yeni sistemini Mart 2006 da kullanmaya başlayabilmiştir.

EDS’in satış yöneticisi Galloway sözleşmeyi alabilmek amacı ile EDS’in yapabileceklerini farklı göstermiş, gerçekten uzak zamanlama vermiştir. Galloway’in Internet ortamında eğitimlerini farklı göstermesi, daha önce kendisinin aldığı online MBA derecesini köpeği Lulu’ya da alması, projeye yeterli ve nitelikli kaynak ayırmaması, iyi niyetten uzak çalışma biçimi, gereksinimleri karşılamak için yeterli çalışma başlatmaması, sürekli kendi yararına olan işlerle uğraşmasının delil olarak sunulması davanın sonucunu hayli çarpıcı biçimde etkilemiştir. EDS sorumluluklarına maddi sınır getirmiş olmasına (tazminat üst sınırı 30 Milyon GBP) karşın mahkeme vakanın sunumu ve deliller  karşısında EDS’nin yapılanlardan dolayı sınırlı sorumlu olamayacağına ve sözleşme ihlali nedeni ile tazminat ödemesi gerektiğine kanaat getirmiştir. 

Hakim 468 sayfalık yazısında; EDS’in satış temsilcisinin iyi niyetten uzak tutumlarını, proje zamanlaması konusunda gerçekten uzak beyanatlarını ve ihalede en yakın rakibi PwC’nin de durumunu değerlendirince, BSkYB’nin tazminat talebini haklı bulduğunu fakat BSkyB’nin dolaylı zararı nedeni ile talep ettiği tutar ve EDS’nin maliyetlendirme zaafı, kaynak niteliği, teknoloji yetersizliği, metodoloji eksikliği nedeniyle cezalandırılması isteğini kabul etmediğini, ara karar olarak 270 milyon GBP ödenmesine karar vermişse de EDS’yi satın alan HP’nin 350 Milyon GBP'lik teklifinin üzerine BSkyB davadan çekilmiştir.

Bu durumda; taraflar katma değerin ne olacağını göremedikleri için mi kuruluşlarını zarara uğratmışlardır? Böylesi bir projenin yegane sorumlusu Galloway midir? BSkyB projeyi bitirdiğinde çok daha uzun sürmüş bir iş için neden EDS’den çok daha kısa süre istemiştir? Tarafların tüm sözleşme için harcadığı zaman israf mıdır? 

Vaka aslında kompleks sözleşmelerde rastlanılan sözleşme ihlallerine tipik örnektir. Sorumlulukların sınırlandırılmasını bir “sigorta” gibi görüp buna güvenerek, sınırlı sorumluluk çatısı altında projeye başlanması oluşan risk karşısında tedarikçiyi koruyamamıştır. 

Sözleşmelerde risk sadece bir alanda değil bir çok alanda oluşabilir ki bu bağlamdan olmak üzere her projede hukuki, mali, teknik ve operasyonel tüm risklere dikkat edilmelidir. Eğer taraflar niyetlerini daha açık bir ifade ile belirtir, oluşabilecek riskleri sözleşme öncesi paylaşırlarsa işler çok daha rahat yürüyecektir. Bu yüzden ticari sözleşmeleri yapanların; satış, proje yönetimi, hukuk, finans, üretim ve saha birimleri ile beraber ortak çalışma yapmaları gerekir, aksi durumda sonuç tüm taraflar için hüsran olabilir.

Sözleşmenin başarı ile sonlandırılması her paydaşın beklentisini açıkça yazılı ifade ettiğinde mümkündür. Sözleşmenin Suç ve Ceza gibi sayfalarca değil kısa ve öz olarak oluşturulması, kesin olmayan çelişkili maddelere yer vermemesi gerekir. Sözleşmede taraflardan imkansızın istenmediğinden, istenenlerin makul ve zamanında yapılabilir olduğundan emin olunmalıdır. 

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.