20 °C

Tahliye edilen liseli hakkında açıklama

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, liseli gencin tahliye edilmesi hakkında, "Serbest bırakılması bu acımızı dindirmez, bu ayıbın da üstünü örtemez" dedi

Tahliye edilen liseli hakkında açıklama

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, liseli gencin tahliye edilmesi hakkında, "Serbest bırakılması bu acımızı dindirmez, bu ayıbın da üstünü örtemez. O kararı veren yargıcın kendisi ayıp yapmıştır" şeklinde yorumda bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP genel başkan yardımcıları Mehmet Bekaroğlu, Yakup Akkaya ve Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ile Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi'nde, çok sayıda ilden taşeron uygulaması konusunda kurulan derneklerin yetkilileriyle "Taşeronluk Sistemi Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı"nda buluştu. 

Basına kapalı çalıştayın ardından gazetecilere açıklama yapan Kılıçdaroğlu, taşeron uygulaması konusunda yaşanan sorunların kendilerine aktarıldığını ve çözüm yolları önerilerinin sunulduğunu dile getirerek, bunları 13 madde haline getirdiklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu, anayasasında sendikal örgütlenme özgürlüğü olan bir ülkede taşeron işçilerin sayısının sendikalı işçilerin sayısını aştığını kaydederek, taşeron işçilerin artık sendikalarda değil, dernek olarak örgütlendiğine işaret etti.

Örgütlendikleri için işçilere teşekkür eden Kılıçdaroğlu, "Örgütlenin, hakkınızı arayın. Biz de sizin arkanızda olacağız, size her türlü desteği vereceğiz" dedi.

Kılıçdaroğlu, bir taşeron işçinin ömür boyu asgari ücrete mahkum olduğuna dikkati çekerek, bir işçinin asgari ücretle yaşamını sürdürmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Taşeron işçi temsilcilerinin, "örgütlenme, sendikalaşma özgürlüğünün olmadığını, korkudan bunu dile getiremediklerini ve bunu dile getirdikleri an işlerine  son verildiğini" söylediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Bir sendika temsilcimiz, yaptıkları bir anketi burada arkadaşlarıyla paylaştı. 'Taşeron işçilerin yüzde 82'si eğer bir sendikaya üye olursam işime son verilir korkusu yaşıyor' diye ifade etti. Çok yüksek bir oran. Anayasada örgütlenme özgürlüğü var, sendikalaşma özgürlüğü var ama kişiler sendikaya üye olduğu zaman işlerine son veriliyor" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin iş güvenceleri olmadığını ve iş güvencesi olmayan bir kişinin gelecek güvencesi bulunmadığını dile getirdi.

Taşeron işçilerin, ücretlerinin zamanında ödenmediğinden şikayet ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin yüzde 67'sinin ücretlerini zamanında alamadığına ilişkin çalışma olduğuna değindi.

Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin, mesai kavramı bulunmadığını söylediğine işaret ederek, temsilcilerin "Mutlaka parlamentoda taşeron işçilerin sorunlarını gündemde tutan bir komisyon kurun, biz o komisyona bilgi verelim. Bizim sorunlarımızı tartışın. Biz insanız, bu ülkede yaşıyoruz, huzur içinde yaşamak istiyoruz" dediğini söyledi.

"Sosyal devlet, yanında çalıştırdığı işçinin hakkını yer mi?"

Norm kadro uygulamasının bir diğer sorun olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Norm kadro uygulaması nedeniyle belediyeler istihdam ihtiyaçlarını taşeron işçi aracılığıyla karşılamaya çalışıyorlar. Kamu oturup hesabını yapsın, iş mi yapacak, kaç işçiye ihtiyacı var. Norm kadro gerçek üzerine inşa edilsin. Gelecek güvencesi olmayan bir işçi nasıl verimli olabilir? Yine yapılan bir çalışmaya göre taşeron işçilerden beklenen verim alınamıyor. Gelecek güvencesi olmayan birisi, nasıl olur da verimli bir çalışma sergileyebilir? Bunun da oturulup düşünülmesi gerekiyor" diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin kıdem tazminatı hakları bulunmadığına, sözleşmelerinin bir yıllık olduğuna dikkati çekerek, "Hangi şirketlerde çalıştıklarını bilmiyorlar. Hangi işverene bağlılar bilmiyorlar" dedi.

Toplantıdaki temsilcilerden birinin, çalıştığı kurumda tabi olduğu işveren sayısıyla ilgili kendisine bir kart demeti verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kartları gazetecilere gösterdi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Neden bu değişiklik? Çünkü bu kişinin kıdem tazminatı hakkı elinden alınıyor. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti. Sosyal devlet, yanında çalıştırdığı işçinin hakkını yer mi? Karayolları Genel Müdürlüğü'nde 6 bin 500 taşeron işçisi çalışıyordu. Bunlar hak aradılar, dava açtılar, Yargıtay onayladı. Kadroya alınmaları gerekiyor. 6 bin 500 işçi, Yargıtay kararı olmasına rağmen kadroya alınmıyor."

Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin toplu sözleşme hakkı bulunmadığını, kadrolu çalışan işçiyle taşeron işçiarasında "dağlar kadar" fark olduğunu belirtti.

İşçilere "Gidin hakkınızı mahkemede arayın" denildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, mahkemede hak aramanın, Türkiye'nin en pahalı işlerinden biri olduğunu ve işçilerin bu soruna da çözüm üretilmesi gerektiğini ifade ettiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin özel istihdam bürolarına kiralık eleman hakkı verilmesini uygun görmediğini ve "21. yüzyılın Türkiyesinde insan ticareti yapılmamalı" dediğini anlattı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bu konular üzerinde görüş birliği sağlandı. Ben medyanın önünde, sizlere sözüm söz onu söyledim, taşeron işçilik kavramı 21. yüzyılın Türkiye'sine yakışmıyor. 21. yüzyılın Türkiye'sinde işçiler ömür boyu asgari ücrete mahkum edilemez. 21. yüzyılın Türkiye'sinde herkesin örgütlenme hakkı vardır.
Bu konuda bazı arkadaşlarım umutsuzluklarını dile getirdiler, çözülemez diye bakıyorlar bu soruna. Bu sorun Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de, Japonya'da yoksa bizde de olmamalı. Ne farkımız var onlardan? Bizde hukuk işlemiyor, onlarda hukuk işliyor. Bizde alın terine önem verilmiyor, onlarda alın terine önem veriliyor. Niye bizde birinci sınıf demokrasi yok. Sizin örgütlenme hakkınızı niye sizin elinizden alıyorlar? Anayasal hakkınız, en temel insanlık hakkıdır. Parlamentoda takipçisi olacağız."

Toplantıda gündeme gelen konular hakkında bir kanun teklifi hazırlayacaklarının ve teklifi, katılımcı taşeron işçi derneklerine göndereceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, görüş birliği sağlandıktan sonra bunu kanun teklifi olarak TBMM Başkanlığı'na vereceklerini bildirdi. 

"Serbest bırakılması ayıbın üstünü örtemez"

Toplantının ardından gazetecilerin sorusu üzerine, Konya'da 16 yaşındaki lise öğrencisinin cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla tutuklanmasının ardından tahliye edilmesini, "Hatanın gecikmiş olarak düzeltilmesi güzel bir şey" şeklinde yorumlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"21. yüzyılın Türkiye'sinde 16 yaşındaki bir çocuğun bir siyasetçiyi veya bir cumhurbaşkanını eleştirdi diye 1 gün, 1 dakika, 1 saniye bile hapse atılması, bizim kaldıracağımız bir olay değildir. Türkiye'nin itibarını dünyada sıfırlamıştır. 16 yaşındaki bir çocuk eleştiri hakkını kullanamayacak mı? Adı üzerinde zaten çocuk. O çocuğu hangi gerekçeyle hapse atıyorsunuz? Serbest bırakılması bu acımızı dindirmez, bu ayıbın da üstünü örtemez. O kararı veren yargıcın kendisi ayıp yapmıştır ve hep beraber buna karşı çıkmalıyız."

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.