Trafik mağdurlarından derinlere saygı dalışı!

Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği ve Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu’nun gerçekleştirdiği dalış etkinliğinde “Sadece suyun altında değil, yollarda da güvenlik ve barış istiyoruz” denildi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Avrupa Hareketlilik haftası nedeni ile Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği ve Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu, Kartal Belediyesi Büyükada Tesisleri’nde 23 Eylül Pazar günü 4 tekerlekli sandalyeli ve 2 bedensel engelli vatandaşla dalış gerçekleştirdi. Dernek üyeleri “Sadece suyun altında değil, yollarda da güvenlik ve barış” istediklerini dile getirdi.

Dalış, Kartal, Adalar ve Şişli belediyelerinin desteği ile Instructor Trainer ve Engelli Dalıcı Eğitmeni, TSSF/ILS Altın Cankurtaran Eğitmen Eğiticisi Bedri Sincar önderliğinde; tarihi, milli ve manevi değerlerimizi hatırlatmak amacıyla sualtında etkinlikler düzenleyen ve tamamen gönüllü dalgıçlardan oluşan Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu gönüllüleri tarafından gerçekleştirildi. Derinlere Saygı Dalışı gönüllüsü Sualtı Görüntü Yönetmeni Cumhur Ayar, Sualtı fotoğraf sanatçısı Ferhan Coşkun tarafından su altı çekimleri yapıldı.

Araçlarla kuşatılmış kentlerde, erişim ve ulaşım sorununu sürekli yaşayan skolyoz hastası Handan Sivri, omurilik felçlisi ve milli basketbol oyuncusu Yıldız Sunar, omurilik felçlisi ve tenisçi Halil Kulak, ampute ve Şişli Beşiktaş Engelliler Spor Kulübü Yöneticisi Kadir Erdoğdu, omurilik felçlisi ve tenisçi Şura Ertekin, omurilik felçlisi ve milli tenisçi Fatih Karata sualtının özgürlüğünü yaşadılar.

Değişken Ağırlık Dünya Serbest Dalış̧ Rekortmeni Ufuk Koçak, engelli arkadaşlarımıza dalış öncesi ve dalış sırasında destek verdi ve bir kez daha hayat, onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır cümlesini tekrarladı.

Dalmak özgürlüktür!

Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği Başkanı Yeşim Ayöz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Yaşamak, engelli bir koşudur. Bu koşu içerisinde önümüze birçok engel çıkar. Trafik çarpışmaları ise bu engellerin en büyüklerinden biridir. Sorumsuzluk, dikkatsizlik ve duyarsızlık sonucu oluşan çarpışmalar, bazen yok eder, bazen de kişileri engelli bırakır. Hep bir yere, bir insana veya bir nesneye bağımlı yaşama zorunluluğu getirir. Zorunluluk ve zorluk yaşam koşusundan dışlamak için her şeyi yapar. Oysa, koşu son nefese kadar devam eder ve derinlere doğru yol almak ya da bir noktaya takılı kalmak sizin elinizdedir.

Derinlere doğru yol almak, yollarda meydana gelen ölüm ve yaralanmalara dur demek ve suyun üstünde duyuramadığımız sesimizi su altından duyurabilmek, erişim ve ulaşım sorununu sürekli yaşayan 4 tekerlekli sandalyeli ve 2 bedensel engelli arkadaşımızla birlikte, Kartal Belediyesi Büyükada Tesisleri’nde, Trafik Mağdurları Derinlere Saygı Dalışı gerçekleştirdik.

Biz trafik kazası demiyoruz çünkü ‘kaza’ kelimesi baştan affetmeyi öngörüyor. Oysa yaşananların hepsi dikkatsizlik ve sorumsuzluk nedeniyle meydana geliyor yani ‘öngörülebilir’. Kırmızı ışıkta geçerseniz, bir çarpışmaya neden olursunuz, hızınızı kontrol edemeyecek şekilde artırırsanız, istenmeyecek sonuçları ortaya çıkarırsınız ve birine çarpıp kaçarsanız ‘bir insanın yaşam hakkını elinden alırsınız’. O zaman neden hala ‘kaza’ diyoruz!

Derinlere doğru yol almak ya da bir noktaya takılı kalmak… DALMAK ÖZGÜRLÜKTÜR”

Bu konularda ilginizi çekebilir