24 °C

Türk restoran sahiplerinden Nusret’e destek

Amerika’daki ikinci restoranını New York’ta açmasının ardından pahalı olduğu yönünde birçok eleştirilere maruz kalan Nusret’e Türk restoran sahipleri destek verdi. Şef Orhan Yeğen, “Channel 1500 dolara terlik satıyor, ben kimseden Channel'e eleştiri yapıldığını görmedim” dedi.

Türk restoran sahiplerinden Nusret’e destek

Dilek ESKİ BEZİRKAN

NEW YORK - Sosyal medyada "saltbae" hareketiyle fenomen olan Nusret Gökçe'nin ABD'de Miami'nin ardından New York'ta açtığı restoranlara yönelik pahalı olduğu yönündeki eleştirilere Türk restoran sahipleri tepki gösterdi.

42 yıldır Türk mutfağını tanıtan Şip Şak Restoranlar'ın sahibi şef Orhan Yeğen, bu tür eleştirilerin yanlış ve haksız olduğunu söyledi. Türk Amerikan Ticaret ve Sanayi Odasi (TACCI) Başkanı ve aynı zamanda Nusret'e komşu Turkuaz'ın sahibi Ali Koçak da, bir Türk girişimcinin zor bir piyasa olan New York'a girmesinin gurur verici olduğunu belirterek, eleştirilerin normal olduğunu ifade etti.

Öte yandan Amerika'daki 3 gazetedeki olumsuz eleştirilerin yanı sıra bir halkla ilişkiler şirketinin CEO'su Ronn Torossian'ın bu restoranlardaki yemeğin ardından faturayı sosyal medyada paylaşarak fiyatları yüksek bulduğu yönündeki paylaşımları da tepkilere neden oldu. New York Barosu avukatlarından Gökhan Yazıcı, faturayı paylaşmasının hukuki olarak bir sorun teşkil etmediğini, “karalama” olmadığı sürece tüm eleştirilerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğini kaydetti.

Yeğen: Channel 1500 dolara terlik satıyor

New York restoranlarının açılışı öncesi Şip Şak Restoranlar'ta kendisini ziyaret eden Nusret Gökçe'nin yemeklerini tatmasını istediğini anlatan Yeğen, kendisinin de açılış öncesi bazı yemekler konusunda tavsiyelerde bulunduğunu söyledi. New York'da özellikle et restoranlarlarının İtalyan mafyasının elinde olduğunu savunan Yeğen, dolayısıyla Nusret Gökçe'nin kebap yerine böyle bir iş ile gelmesinin her açıdan büyük bir başarı olduğunu kaydetti.

Amerikan gazetelerindeki şarabın kötü olduğu yönündeki eleştirileri yanlış bulan Yeğen, “Kötü şarap demek şişede bozulmuş şarap demek. Şarabın önce tadına bakarsın, bozuksa geri iade edersin. Niye bozuk 3 tane şarap içiyorsun?” dedi.

Fiyatların pahalı olduğu yönündeki eleştirileri de doğru bulmayan Yeğen, “Nusret'te satılan etlerin kalitesini Amerika'da hiçbir restoranda bulamazsınız. Channel 1500 dolara terlik satıyor, ben kimseden Channel'e haksız eleştiriler yapıldığını görmedim” diye konuştu. Bazı Türkler'in de restoranlar yönelik eleştirilerine tepki gösteren Yeğen, eleştirilerin yapıcı olması gerektiğini ifade etti.

Koçak: Nusret gurur verdi

TACCI Başkanı ve Turkuaz restoranlar sahibi Ali Koçak, bu tür eleştirilerin her zaman olabileceğini ifade ederek, “Normal bu eleştiriler. Nusret'e gitmedim, ancak bu girişimcinin bir kaliteyi yakaladığını ve bu kapsamda fiyatları belirlediğini düşünüyorum. Dolayısıyla restoranlar gidip beğenmeyen olabilir, beğenmezse de bir daha gitmez” dedi. Eleştirilerin normal olduğunu da kaydeden Koçak, “Türkiye'den bir girişimcinin New York gibi zor bir piyasaya girmesi gurur verici. TACCI olarak bu tür girişimcilerin görmekten dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Kendisini tebrik eder, başarılarının devamını dilerim” diye konuştu. Fiyatların yüksek olduğu yönündeki eleştirilere ilişkin olarak da Koçak, New York'ta çok ucuz ya da çok pahalı fiyatlandırmaların yapılabildiğini, dolayısıyla bu yöndeki eleştirilerin yanlış olduğunu ifade etti.

Yazıcı: Eleştiriler ifade özgürlüğü kapsamında

New York Barosu avukatlarından Gökhan Yazıcı, faturanın sosyal medyada paylaşılmasının yanı sıra tüm eleştirilerin hukuki olarak bir sorun teşkil etmediğini söyledi. Yazıcı, konuyla ilgli şu açıklamayı yaptı:

“Bunun yanısıra, bunu sosyal medyada paylaşan müşterinin ‘restoranlar çok pahalıydı, ya da çok ucuzdu, çok kötü dekore edilmişti, servis elemanları bize kötü davrandı, yemekler lezzetsizdi' ve bunlara benzer, olumsuz fikirler beyan etmeleri ve bunu yazılı, ya da sözlü istediği kişiyle paylaşması ABD Anayasası'nın 1'nci ek maddesi, ifade özgürlüğü, kapsamının içindedir. Buna mukabil, karalama, fikir beyan etmekten tamamen farklı bir hukuki kavram. Eğer beyan tamamen yalan ve bir kişi veya işletmeyi alay konusu yapan, hor gören, kin güden, ticaretinde zarar verecek düzmece ve yalan beyanlar ise o taktirde karalamadan zarar gören kişi, karşı taraftan ekonomik zararının tazminini isteyebilir. Bu ayrımı kolaylıkla yapabilmek her zaman mümkün değildir. Ancak gerçek olan bir şey var; ABD'de mahkemeler ifade özgürlüğünü son derece geniş ve kapsayıcı yorumlarlar.”

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.