Yabancılar ortaklık ve işbirliği için BALO’nun kapısını çalıyor

Büyük Anadolu Lojistik Projesi'ne (BALO) ilgi artıyor. Birçok yabancı şirketin yakından ilgilendiği, bazı şirketlerin somut ortaklık teklifi getirdiği belirtildi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

aysel_yucel-016.jpg

Türkiye’nin en büyük lojistik projelerinden biri olan Büyük Anadolu Lojistik Projesi'ne (BALO) yabancı şirketlerden ortaklık teklifleri gelmeye başladı. Anadolu’nun yüklerini 4 gün gibi kısa bir sürede Avrupa’ya ulaştıran BALO ile birçok yabancı şirketin yakından ilgilendiği öğrenildi. Bazı şirketlerin somut ortaklık teklifi getirdiği belirtildi. Bu konuda bitmiş bir anlaşma olmadığını belirten BALO yetkilileri, kimlerin ilgilendiği konusunda “sır” vermedi. Ancak projenin güzergah illerinden işadamları yabancı lojistik şirketleri ve yatırımcıların ilgisini doğruladı. BALO’nun internet sitesinde yer alan duyuruya göre de şirket, Avusturyalı Rail Cargo Avusturya (RCA) ile ortak girişim planlıyor. Bu konuda somut adımlar atıldı. Geçtiğimiz günlerde tarafl arın konuyu yönetim düzeyinde ele aldıkları bir toplantı gerçekleştirdi. Almanlar da işbirliği peşinde. İlgilenen başka yatırımcılar olduğu belirtiliyor. 

Lojistik sektörüne demiryolu ağırlıklı intermodal taşımacılık hizmeti veren ve Anadolu'nun yüklerini 4 gün gibi kısa sürede Avrupa'ya ulaştıran BALO, 2011 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) öncülüğünde, Türkiye’nin birçok yöresinden oda, borsa ve organize sanayi bölgelerinin iştirakiyle kuruldu. 94 ortakla başladı, yapılan sermaye artırımı ile birlikte 2014 yılından itibaren 118 ortağa ulaştı. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği'nin de (UTIKAD) ortağı olduğu BALO’nun kurumsal yapılanma hazırlıkları 2012 yılında gerçekleştirildi ve 2013 yılında lojistik sektöründe yer alan nakliyeci ve forwarder firmalara blok tren ile yük taşımacılığı hizmetini sunmaya başladı. BALO'nun ana amacı lojistik avantajları sağlayarak sanayicinin rekabet gücünü artırmak. Bugüne kadar Anadolu sanayicisi, ürünlerini ulaşım sorunları ve sistem olmaması nedeniyle demiryoluyla Avrupa’ya ulaştıramıyordu. Özellikle nakliye masrafları, Anadolu’daki sanayicinin rekabet gücünü kırıyor, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği Anlaşması olmasına rağmen, bu avantajı sadece batı bölgesindeki illerde kullanılabiliyordu. BALO ile Anadolu'daki sanayiciye önemli oranda bir navlun avantajı sağlanmış oldu. 

Almanlar Çin hattı için ilgileniyor 
BALO’nun gündeminde şu sırada ‘ortak girişim’ planları da var. Avusturya menşeli Avrupa’nın büyük demiryolu tedarik firmalarından Rail Cargo Avusturya (RCA) ile bir ortak girişim planlanı üzerinde çalışılıyor. Bu girişim için, her iki tarafın Yönetim Kurulu düzeyinde temsil edildiği “Gözlemle Komite Toplantısı” 3 Ağustos’ta gerçekleşti. Haziran 2014’te Kuzey Ren – Vestfalya Eyaleti resmi kalkınma ajansı NRW İnvest işbirliğinde Türkiye’ye gelen Duisburg Kalkınma Ajansı yetkilileri DÜNYA gazetesini de ziyaret etmiş, Çin ile Almanya arasındaki Yuxinou blok tren hattını BALO ile birleştirmek istediklerini açıklamıştı. Türk tarafı teklifi değerlendiriyor. BALO’da Anadolu-Avrupa arasında haftada 3 karşılıklı blok tren çıkarılıyor. Doğu Avrupa için Macaristan’daki Sopron terminaline, Kuzey Almanya ve Benelux ülkeleri için Duisburg ve Orta Almanya için Ludwigshafen terminalleri ile Güney Almanya’da Giengen terminaline ulaşılıyor. Duisburg - Tekirdağ arasında ihracatta 6 gün ve ithalatta 5 gün transit süre ile çalışılıyor.

'Yabancı ortaklık BALO'yu hedeflerine yaklaştıracak'
Aynı zamanda akademisyen ve lojistik uzmanı olan UNSPED CEO'su Hakan Çınar, BALO'ya artan yabancı ilgisini şöyle değerlendirdi: "2011 yılında TOBB’un öncülüğünde ve katılımı ile kurulan, sonrasında UTİKAD’ın da ortağı olarak yoluna devam eden BALO, demiryolu ile yük taşımacılığını geliştirme adına kurulmuş ülkemiz için son derece önemli oluşum. BALO’nun istenilen düzeye ve hacime ulaşması için henüz biraz daha zamana ve bu konuda yapacağı işbirliği ve partnerliklere ihtiyacı ver. Bu yönüyle baktığımızda olası bir ortaklık modelinin de yarar sağlayacağına inanıyorum. Ancak böyle bir modelin, sadece fon yaratma amaçlı değil, mutlak surette karşılıklı işbirliği modeli geliştirilecek, katma değerli bir birliktelik olması gerektiğine inanıyorum. Aksi halde BALO’nun tek yönlü ve kanadı kırık bir şekilde hacim yaratmaya ihtiyacı olur ki, bu da gelişmesini engeller. Mutlak bir birlikteliğin, ortaklık veya sıkı bir partnerlik ile olması; ancak ne olursa olsun karar merciinin BALO’nun elinde kalması gerektiğini düşünüyorum."