7 °C

Yıldırım: Kurumları değil, kişileri esas alacağız

Başbakan Yıldırım, FETÖ'nün sermaye ayağına yapılan operasyonlarda kurumların değil, kişilerin esas alınacağını, firmalarda üretime devam edileceğini söyledi.

Yıldırım: Kurumları değil, kişileri esas alacağız

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde medya temsilcileri ile bir araya geldi. Yıldırım burada yaptığı konuşmada gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Yıldırım, "Suriye konusunda önümüzdeki 6 ayda çok önemli gelişmeler olursa şaşırmayın" ifadesini kullandı.

"15 Temmuz'dan sonra ABD'nin tutumu daha iyi ve harekete geçtiler, ABD Başkan Yardımcısı Biden de gelecek" şeklinde konuşan Yıldırım, şöyle devam etti:

"(FETÖ) Örgütten olanlarla direkt ilişkisi olmayanları ayırmakta zorluklar var ama hatasız iş yapmak için çok çaba harcıyoruz. Bunların kendi iletişim ağları var. 50 bin kişilik bir yapı. Direk örgütte olanlarla hasbel kader bulaşmış olanları titizlikle ayıracağız. Elimizdeki bilgiler sınırlı ama biz minimum hata ile normalleşme için çaba harcıyoruz. Asker, sivil bürokrasi, iş dünyasından olanları belirliyoruz." dedi

'Kurum değil kişi sorgulanacak'

“Normalleşme esas, normalleşme millet için çok önemli. Hele hele ekonomi tarafı, iş dünyası tarafı daha da önemli.” diyen Yıldırım, şunları söyledi:

“Nasıl önemli? Şimdi burada diyelim ki bir hakikaten örgütün finans kaynağının sağlayan firmalar var. Artık kamuoyu tarafından bilinen, gizli saklı olmayan, bunlarla ilgili bir tereddüt yok. Bir de bazı firmalar da var. Bunlarla hakikaten iç içe girmiş yöneticileri, sahipleri bunlarla isteyerek, yahut istemeyerek hareket ediyor fakat firma da ülkenin bir değeri olmuş. Binlerce çalışanı var. Burada da ölçümüz şu; kurumları değil, kişileri esas alacağız. Cezalandırmayı kuruma değil, kişiye yapacağız. Tıpkı bizim parti kapatma konusundaki bakışımız gibi. Partinin bir mensubu yanlış yaptı diye partiyi kapatma fikri ne kadar demokratik değilse veya hukuki değilse burada da durum aynı. Orada kişiler hedef alınacak, onlar ayıklanacak. Kurum çalışmaya, üretmeye devam edecek. Aksi halde ekonomi de olumsuz etkileniyor. Şimdi bizi arayan var, 'Ben vaktiyle buraya mal vermiştim, ben şimdi FETÖ'cü müyüm, ne yapacağım’ diye endişe ediyor. Bankalar, 'FETÖ’cülere kredi verdim' diye sorgu sual olur mu, bu tehlikeli bir şey. Böyle yola girdiğimiz zaman maazallah FETÖ darbesinden daha çok sıkıntılar yaşarız. Ekonomik olarak yani istihdamın azalması, ekonomide durgunluk, büyüme oranının ayağı düşmesi gibi risklere karış biz tedbirli olmalıyız."

'84 bin 494 kişi'

Açığa alınan memur sayısının 76 bin 597 kişi olduğunu bildiren Başbakan Yıldırım, 'Memuriyetten çıkarılanların sayısı 4 bin 897. Bunların 3 binden fazlası asker. Genel toplam 84 bin 494.' dedi.

'Birbirinden ayırmamız gerek'

Başbakan Yıldırım, darbe girişiminde bilfiil görev almamış, fakat arka planında görev almış veya yıllardan beri bu altyapının hazırlanmasında aktif katkısı olmuş bütün herkesin çok titiz bir çalışmayla belirlenip adalete teslim edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Tespit noktasında da zorlukların olduğu malum. Peki ne yapacağız? Biz belirli kriterleri ortaya koyduk. Bu örgütle irtibatı kendi isteğiyle, kendi azmiyle olanlarla, hasbelkader burayla ilişki içinde olmuş olanları birbirinden ayırmamız gerektiğini düşünüyorum." ifadesini kullandı. 

Yıldırım, "Siyasi partiler, başta Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi olmak üzere burada çok net duruş ortaya koydular, darbeden, tanktan, tüfekten yana değil demokrasiden yana bir dayanışma içine girdiler. Bizi hemen aradılar, desteklerini verdiler hatta bu süreçte, darbe girişiminden sonra devam etti. 'Biz bunu, bu birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız' diye milyonlara taahhüdümüz var. Hakikaten bunu korumak zorundayız. Buna ihtiyacımız var. Toplumun kenetlenmesi, bir beraber olması, hem içeride hem dışarıda ülkemiz hakkında iyi düşünmeyenlere çok önemli cevap niteliği taşıyor." dedi.

FETÖ'nün darbe girişiminin sivil ayağının kimlerden oluştuğunun ortaya çıkıp çıkmadığıyla ilgili bir soru üzerine Yıldırım, şu yanıtı verdi:

"Darbenin sivil ayağıyla ilgili elimizde somut bir şey yok. Orada da dedikodular var. Bizim bildiğimiz tek şey, Sulh Konseyi'ndeki bütün isimleri içerideler. Onlardan dışarıda olan kimse yok. Onların hazırladığı listelerde de müsteşar var belediye başkanları var. Daha üzerinde bir şey yok. Genelkurmay Başkanının karşılığı da boş bırakılmış. Sivil ayağıyla ilgili paylaşacağımız bilgi yok. Çeşitli söylentiler ve iddialar var."

"Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi her bakımdan iyi"

Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi yönünde atılan adımların Suriye meselesine nasıl yansıyacağının sorulması üzerine Yıldırım, şunları söyledi:

"Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi her bakımdan iyi. Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı ve komşusu. Karadeniz'i birlikte paylaşıyoruz. Olması gereken normalleşmeydi. Uçak krizinin ardından ilişkilerde kötüleşme oldu ama bağlar kopmadı, yani hep düzelmesi seçeneğini bir kenarda tuttuk. Nihayet düzelme sürecine girdi. Tekrar 24 Kasım öncesine dönmesi hemen bir günde olmaz, adım adım. Bu süreç başladı, bu adımlar atılıyor. İş adamları gidip geliyor, turizmde adımlar atıldı. Enerji, ulaşım konularında işbirliğine hız verilmesi kararlaştırıldı. Tarım konusunda biraz daha ağır gidiyor, orada da zamana bağlı olarak iyileşme devam edecek. Suriye politikası bakımında Rusya'nın Türkiye ilişkilerinin düzelmesinin çok büyük faydası var. Orada çözüm için birbirine zıt iki pozisyon varken, şimdi çözüme yönelik birlikte çalışma istek ve iradesi var. Bu bir kere en temel değişiklik. O halde ne oldu, buna İran'ı ve Amerika'yı da katarsanız Türkiye ile beraber bu sorunun çözümü için şartlar gittikçe olumlu hale geliyor ve bunun çözüme çok ciddi katkısı olacağı kanaatindeyim. Yani önümüzdeki 6 aylık süre içerisinde Suriye konusunda kayda değer gelişmeler yaşarsak şaşmayın."

"Açığa alınan 76 bin 597 kişi, memuriyetten çıkartılan 4 bin 897 kişi var"

Vatandaşların tepkisinin anlamaya çalıştıklarını dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu:

"Bu konudaki serzeniş yerindedir. Bu kadar yaşanan kötü olaylardan sonra böyle düşünmesi vatandaşın ayıplanacak bir şey değil. Bunu torunum bana söyledi. 11 yaşındaki çocuk 'Bunlar bizim askerimiz, neden bizim insanımızı öldürüyorlar?' diyor. Biz bunu tamir edici her türlü tedbiri alıyoruz. Yenikapı'da Genelkurmay Başkanına 5 milyon vatandaşın karşısında 'çık konuş' demek bile, burada Silahlı Kuvvetlerin kurumsal kimliğinin ayrı tutulduğunun en güzel örneğidir. O yüzden bundan sonra yapılacak şey, Silahlı Kuvvetlerin kendi içerisinde bu konularda hiçbir gecikmeye mahal vermeden çalışmalarını titiz şekilde yapmasıdır ve süratle bu sarmaldan çıkmasıdır. Bunun alt yapısını biz hazırladık. Her türlü desteği veriyoruz. Moral değerleri süratle düzeldi. Daha azimli ve kararlılar. Askerler, 'Balkan Harbi'nden beri biz böyle bir zillet yaşamadık. Biz bunun hesabını soracağız' diyorlar. Bu kararlılıkta olmaları iyi bir şey. Bölücü terör örgütü ve FETÖ ile mücadele de bu çok önemli. Devlette açığa alınan 76 bin 597 kişi. Memuriyetten çıkartılan 4 bin 897 kişi. Bunların 3 binden fazlası asker, bir kısmı hakim, bir kısmı da sivil memur. Hem açığa alınanlar hem de memuriyetten çıkartılanların toplamı 81 bin 494 kişi."

"Silah alım kararını vermeyecek"

Bu yapı içerisindekilerin durumunu tespit edip, bünyede bulundurabilme riski emniyet sınırları içerisindeyse bunun da dikkate alınacağını belirten Yıldırım, "Neticede bu, yakın takiple sürdürülecek bir konu. Bildiğimiz bir şey var 86, 87, 88 ve 89 dönemlerindeki albaylarla ilgili fazla sıkıntı yok, 90'dan itibaren başlıyor. Dolayısıyla onların daha fazla... 15 Temmuz öncesi bunların teşvik verilerek emekli edilmesine dair bir kanun getirdiler. Bunun da onların marifeti olduğunu şimdi anlıyoruz. O kanunu da bu KHK'da iptal ettik. İstedikleri kadar kalacaklar. Bu bir anlamda aşağıyı kontrol etme anlamında bir tedbir olarak ele alınabilir." diye konuştu.

"Albaylara teşvik verilerek emekli edilmesine dair kanunun, hükümet tarafından imzalandığının" hatırlatıldığı Yıldırım, şunları kaydetti:

"Tabii imzaladık ama bize öyle anlatılıyor, 'Burada efendim dünyada albayların ordu içerisindeki oranı yüzde 5, bizde yüzde 10-15. Dolayısıyla burada bir yığılma var, buna çare bulmamız lazım, teşvik edelim, 50 bin lira ilave para verelim, şu, bu.' Biz de çıkardık bu kanunu. Şimdi bunu iptal ettik, bu tedbirlerden biri de bu. Burası biraz kritik bir şey ama yapabileceğiz, orada bir endişe yok. Ne yapabileceğimizi en azından biliyoruz, bir sıkıntımız yok. Silahlı kuvvetler işini yapacak. Silahlı kuvvetler yurt savunması, savaşa hazırlık, değişik tehdit türlerine göre kendini yapılandıracak, daha dinamik, daha uzmanlaşmış, harekat kabiliyeti daha artmış bir silahlı kuvvetlere geçiş yapıyoruz, yaptığımız bu. Hastane, tersane işletecek, bakımhane çalıştıracak... Yani bürokrasiden silahlı kuvvetleri kurtarıyoruz. Silahlı kuvvetlerin, Genelkurmay'ın yaptığı işlerin yüzde 60-70'i bürokrasi. Askerin bürokrasiyle ne işi var? Oraya bilmem ne potin, elbise alınacak, iaşe ihaleleri yapılacak. Adam orada yaparken bir yanlış yapıyor, geleceği kararıyor. Bunlar işi değil ki askerin."

"YAŞ 10 sivil 4 askerden oluşacak"

Yıldırım, "Kuvvet komutanları Savunma Bakanlığına bağlanıyor. Ancak kuvvet komutanlarıyla, Genelkurmay Başkanının bağı kesilmiyor, bu çok önemli. Genelkurmay Başkanının, kuvvet komutanlarıyla tabii ki harekat konularında, askeri konularda hiyerarşik bağları devam ediyor. Yani, 'Ben savunma bakanına bağlıyım, seninle işim kalmadı.' diyecek hali yok. İşin bir boyutu idari, bir boyutu askerlik." ifadesini kullandı.

Tersaneler, okullar, disiplinle ilgili teftişler ve denetleme işlerine Milli Savunma Bakanlığının bakacağını belirten Yıldırım, askerlerin, kendi asli konularına daha fazla zaman ayıracağını, yoğunlaşacağını kaydetti.

Gelişmiş demokrasilerde askerin "araç" olduğunu dile getiren Yıldırım, "Beyin siyasi iradedir, kararları siyasi irade verir, asker uygular." dedi.

Yıldırım, "Terfiler nasıl olacak?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Terfi konusunda yine YAŞ devam edecek. YAŞ'ın yapısı değişiyor. YAŞ'ta da önceden Başbakan, Milli Savunma Bakanı, diğerleri de orgeneraller, oramiraller yani 14 artı 2. Şimdi nasıl oluyor? Başbakan başkan, Milli Savunma Bakanı, Dışişleri, İçişleri, Adalet Bakanı ve beş tane Başbakan Yardımcısı, 11 artı Genelkurmay ve üç kuvvet komutanı, toplam 14. 14'ün 4'ü asker, 10 tanesi sivil. Yüksek Askeri Şura'yı çağırma ise başkanın yetkisinde, eskiden Genelkurmay Başkanı'nın yetkisindeydi. Şimdi başkan, başbakan oluyor. Başbakan yılda bir taneden az olmamak üzere, Yüksek Askeri Şura toplantısı yapabilir. Sekreterya Genelkurmay İkinci Başkanıydı, sekreterya Milli Savunma Bakanı oldu."

 

Kaynak: AA

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap