15 °C

AB’den uzaklaştık algısı yabancı yatırımı kesiyor

The Boston Consulting Group’un CEO Konferansı’nda konuşan TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, 2015’in büyüme açısından zor bir yıl olacağını belirtirken, özellikle eğitim konusunda uzun dönemde Türkiye için alarmların çaldığını söyledi

AB’den uzaklaştık algısı yabancı yatırımı kesiyor

ÖZLEM ERMİŞ BEYHAN

İSTANBUL - Yeni bir yıla hızla yaklaşılırken, CEO’lar 2015’in büyüme stratejilerini The Boston Consulting Group’un konferansında masaya yatırdı. İlk konuşmayı yapan TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, 2007 krizi ile dünyada büyümenin dinamiklerinin değiştiğini, büyümenin artık ‘alt optimal denge’ denilen yeni normalde oluşacağını anlattı. “2015 zor bir yıl olacak ama dünya ekonomisinin yüzde 3.5 büyümesi mümkün. Dünya uzun dönemli düşük büyüme ile karşı karşıya” diyen Dinçer, bu süreçte reformlarını iyi tamamlayan ülkelerin öne geçeceğine vurgu yaptı.

Peki Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vadeli fırsat ve handikapları ne? Dinçer, bu noktada Türkiye’nin yapısal reformlarını tamamlayamamış olmasına vurgu yaparken, yüzde 2-4 büyüme bandından bir süre daha çıkılamayacakmış gibi göründüğünü söyledi. Vergi uygulamalarındaki gri alanların, hukuk güvenliğinin ve son dönemde yurtdışında Türkiye AB’den uzaklaşıyor algısının yabancı yatırımın önünde engel olduğunu anlatan Dinçer, uzun dönemde ise özellikle eğitim ile ilgili sorunlar nedeniyle alarm zillerinin çaldığını ifade etti.

Enflasyon niye düşmüyor?

İç talebin kısıldığı bir ortamda enflasyonun neden düşmediğine TÜSİAD olarak baktıklarını ifade eden Dinçer, “Burada tahminimiz, neden, maliye ve para politikaları arasında uyumsuzluk olması... Merkez Bankası’nın bağımsızlığına çok önem veriyoruz. Rahat bırakılırsa faizlerin daha da gerileyeceğini düşünüyoruz” dedi. Orta Vadeli Program'da özel sektör yatırım artışının yüzde 9 ila 11 arasında öngörüldüğünü vurgulayan Dinçer, bunu fazlasıyla iyimser bulduklarını, özel sektörde böyle bir yatırım artışı havası görmediklerini de ifade etti. Dinçer, kısa vadeli tehditleri sıralarken en önemli jeopolitik risk olarak IŞİD ve Rusya-Ukrayna gerginliğini saydı. İran’ın uluslararası görüşmeler pozitif sonuçlanırsa yeniden Türkiye’nin en büyük ticari partnerlerinden olabileceğini de vurgulayan Dinçer, 2015 sonrasında Türkiye’nin uzun süre sonra ilk kez 4 yıllık seçimsiz bir döneme gireceğini ifade ederek, “Bu dönem sosyal istikrar açısından kolay olmayabilir” uyarısı da yaptı. 

Fazla düşünmeyin... 

Dinçer, petroldeki düşüşün cari açığa 1 puanlık etkisi olabileceğini, Transatlantik Ticaret Anlaşması’nı ise Türkiye’nin bir fırsata çevirmesi gerektiğini söyledi. Daha sonra söz alan BCG Global CEO’su Hans Paul Bürkner ise son 10 yılın dünya tarihinin en iyi 10 yılı olduğunu söyledi ve “Gelecek 30 yıl için çok iyimserim” ifadesini kullandı. Bürkner’in iyimserliğinin nedeni, gelişmekte olan ülkeler. Global büyümenin yüzde 60’ının gelişmekte olan ülkelerden geldiğini, doğal kaynakların ise yüzde 80’inin gelişmekte olan ülkelerde olduğunu anlatan Bürkner, “Petrole ‘şeytanın yemeği’ tanımı yapılır. Dünya yeni bir globalleşme evresinin eşiğinde. Dünyadaki değişen koşullarla nasıl başedeceksiniz, global bir kültürü nasıl oturtup yöneteceksiniz. Herkes artık şirketini coğrafi olarak nasıl konumlandırması gerektiğini düşünmeli” ifadesini kullandı. Konferansta konuşan BCG Türkiye Başkanı Burak Tansan ise CEO’lara, “Karlılık ve büyüme arasında bir seçim yapmak zorunda değilsiniz. Cesur kararlar almaktan korkmayın, fazla düşünüp fazla planlamayın. Bütün bunların ötesinde sizi ileri taşıyacak bir ekip oluşturmayı unutmayın” uyarıları yaptı.

Gelinlik nisanda, damatlık temmuzda aranıyor 

Google Türkiye Ülke Direktörü Bülent Hiçsönmez, yaptığı konuşmada geleceğe baktı: 
• 2020’de 8 milyarlık dünya nüfusunun tamamı internete bağlı olacak. Bugün dünyada internete bağlılık oranı yüzde 30. 
• Bu, cihazların ucuzlaması ve Project Loom gibi kırsal kesime havadaki balonlarla internet götüren proje gibi gelişmeler sayesinde mümkün olacak. İnternetin yaygınlaşması, internetle ilgili şirketlerin önümüzdeki dönemde de hızlı büyümesine imkan verecek. 
• Tüketici her zaman haklı olmaya devam edecek ancak onu daha iyi anlamak mümkün olacak. Örneğin ilginçtir Türkiye’de Google’da gelinlik kelimesi en çok nisanda aranıyor, oysa onunla birlikte alınması gereken damatlığın ancak temmuz başında aranmaya başladığını görüyoruz. 
• 6 yıl içinde sesle komut alan bilgisayarlar çıkacak, donanımda da paylaşımın önü açılacak. 
• Tabletin üzerinde içeriğin hissiyatını verecek projeler üzerinde çalışılıyor. 
• Artık TV bildiğimiz TV değil. Apple TV ve Chromecast gibi aletlerle TV bir ekran haline geliyor. 
• Giyilebilir teknoloji gelişecek ve otomobillerin ön camı bir bilgi ekranı haline dönüşecek.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.