Bakü-Tiflis- Kars demiryolu, 'İpek Yolu'nun Türkiye'den geçmesini sağlayacak

İlter TURAN
İlter TURAN SİYASET PENCERESİ dunyaweb@dunya.com

Projeye dahil olan üç ülkenin on yıldır gündeminde olan Bakü- Tiflis- Kars demiryolu, geçen hafta açıldı. Proje ekonomik ve uluslararası ilişkiler açısından bölgesel zenginliğe nasıl katkı sağlayacak?

Projenin adı neden 'Demir İpek Yolu'?

Şunu belirtmek gerekir ki demiryolu fikri, İpek Yolu ile ilgili tartışmalar bu kadar popüler olmadan çok önce gündemdeydi. Orta Asya'daki Türki cumhuriyetlerin bağımsız olmasının ardından, Türkiye bu ülkelerle bağlarını güçlendirme yolları aradı. İki ana güzergâh vardı; biri İran, diğeri ise Novorossisyk üzerinden gidiyordu. Ancak Novorossisyk'ten Orta Asya’ya demiryolu ile sevkiyat yapılmadan önce, malların oraya denizden ulaştırılması gerekiyordu. Kars, Tiflis ve Bakü arasındaki demiryolunu kullanmak ve ardından Hazar Denizi'ni feribotlarla geçerek daha önce Krasnovodsk olarak bilinen, şimdiki Türkmenbaşı’na demiryolu ile ulaşmak geliştirilmeye muhtaç bir seçenekti. Ancak bazı sorunlar vardı. Önde gelen sorun ise Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan arasında bağlantının bulunmamasıydı. Kars'tan Ermenistan'ın Gümrü kentine giden bir demiryolu vardı ancak ne Azerbaycan ne de Türkiye bu hattı kullanmak istiyordu. Bu nedenle Gürcistan üzerinden İstanbul'dan Azerbaycan'a giden yeni bir yol inşa etmek gerekiyordu. Bu demiryolunun açılmış olması, Türkiye ve Türki cumhuriyetlerin ulaşım ağlarını birbirine bağlayan yeni ve etkin bir seçenek sunuyor; sayesinde ticari, siyasi ve kültürel ilişkiler güçlenecektir.

Bu güzergâh güvenilir bir ulaşım seçeneği olacak mı?

Bu hat Ermenistan üzerinden geçen yoldan daha uzun, ancak başka bir güvenilir seçenek yoksa, biraz uzun da olsa, bu yol kullanabileceğiniz tek güzergâhtır. İnşa süreci başta planlanandan uzun sürdü, nihayet tamamlandı. Halen bazı ufak tefek sorunlar olabilir, fakat bunlar kolayca aşılacak niteliktedir. Önemli bir sorun, Türkiye ile Gürcistan-Azerbaycan arasındaki ray genişlikleri farkıydı, çünkü Sovyetler savunma amacıyla farklı ray genişliği kullanıyordu. Belki hatırlarsınız, farklı ray genişlikleri İkinci Dünya Savaşı döneminde ciddi bir sorundu ve müttefiklerin Almanlarla savaşta Rusya'ya yardım etmek için bu sorunu çözmesi gerekiyordu. O dönemde çözüm olarak, iki farklı dingilli tekerleklere sahip demiryolu vagonları geliştirildi ve böylece bir raydan diğerine vakit kaybetmeden geçilmesi sağlandı. Görülüyor ki, her sorun için bir çözüm yolu bulunabiliyor.

Türkiye bu demiryolu projesinden nasıl bir fayda sağlayacak?

Yeni demiryolu üç ülkeyi İpek Yolu'na bağlıyor. Yukarda belirtildiği üzere, ilk başta bu proje İpek Yolu'nun bir parçası değildi; İpek Yolu fikri henüz Çin tarafından somut bir politikaya dönüştürülmemişti. Ancak şimdi TKTY (Tek Kuşak, Tek Yol) projesine ortaya çıktığına göre, demiryolu doğal olarak bu projenin içinde yer alacaktır. Bence bu bağlantı iki açıdan önemli. İlk olarak, İpek Yolu Türkiye'nin mükemmel ilişkilere sahip olduğu Gürcistan ve Azerbaycan'dan geçecek. Böylece, İpek Yolu'nun Türkiye'den geçmesi de garanti altına alınıyor. İkinci olarak, bu bağlantı tüm bölgeye Çin yatırımlarını çekmenin bir yolu. Demiryolunun açılması, açılışı izlemesi beklenen ekonomik gelişmeler için çok önemli bir çıkış noktası olacak.

Proje Ermenistan'ın bugüne dek hiç olmadığı kadar yalnız kalmasına yol açar mı?

Siyaset bazen ekonomik faaliyetleri belirler, aynı şekilde ekonomik faaliyetler de siyaseti belirleyebilir. Bu özel örnekte, demiryolu Ermenistan'ın yanından uğramadan geçiyor. Böylece önemli bir ulaşım ağının dışında kalan Ermenistan bir başka cephede daha kaybediyor. Bu ülkenin nüfusu, ekonomik faaliyetin yetersizliği sonucu zaten azalıyor. Boru hatları ve demiryolları Ermenistan'dan geçebilirdi ancak ülkenin dış politikası bunu engelledi. Ermenistan, Azerbaycan'dan aldığı toprakları elinde tutmakta ısrar ve Türkiye ile ilişkilerinin düzenlenmesinde diasporasına güvenmeye devam ederse, Ermenistan'a yönelik tecrit politikası da muhtemelen sürer. Ne Rusya'nın askeri yardımları, ne de diasporadan gelen ekonomik destek, canlı bir ekonomik faaliyetin yaratacağı gelir ve refahı telafi etmek için yeterli olur.

TANAP projesinin tamamlanması bu sürece nasıl bir katkı sağlar?

Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'nin (TANAP) tamamlanmasının, demiryolu projesinin tamamlanmasıyla bağlantılandırılabilir. Bunlar farklı ürünler için oluşturulan taşıma sistemleri, ancak benzer güzergahları takip ediyorlar ki, bunun faydaları olacaktır. Örneğin, yakınlarda bir demiryolu varsa, boru hattının bakımı ve korunması daha kolay olur. Şu nokta da unutulmamalı ki, TANAP ve demiryolunun amacı, Kafkaslar ve Orta Asya'dan gelen ürünlerin Türkiye'nin batısına sevkini sağlamak. Dolayısıyla bu projeler, bölgeye daha büyük ekonomik refah getirecek birbiriyle ilişkili gelişmelerin bir parçası olarak görülebilir. TANAP; Azerbaycan, Kazakistan ve belki gelecekte Türkmenistan'ın Batı pazarlarına ulaşması ve gazları ile petrollerini göndermesi için yeni bir yol sunuyor. Bu imkan söz konusu ülkeler için çok önemli, çünkü Rusya'ya olan bağımlılıklarını azaltacak. Bu ülkelerin, hala büyük ölçüde kendilerini arka bahçesi olarak görme eğilimindeki Rusya'nın etkisine mahkum olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Bugün Rusya ile harika ilişkilere sahip olmakta sorun yoktur, ama mesele ürün fiyatlarını ve taşıma maliyetini azaltmak olduğunda, birkaç farklı seçeneğe sahip olmak her zaman daha iyidir. Boru hattının tamamlanması; Kafkaslar, Orta Asya ve belki sonrasında başka ülkelerden Türkiye'ye, Avrupa ve dünya pazarlarına enerji naklinde Türkiye'nin önemli bir güzergah olması için yeni bir adım. Demiryolu hattının açılmasının ve TANAP'ın yakında tamamlanacak olmasının gerek bölgenin zenginliğini, gerek Türkiye'nin ekonomik refahını ve komşularının refahına katkısını arttıracak sevindirici gelişmeler olduğu kanısındayım.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kabahat kimde? 01 Ağustos 2022