Bekleyişin tarifsiz huzursuzluğu

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

Başlıkta yer alan “bekleyiş” kelimesi son dönem içerisinde finansal piyasalara dair yapılan yorumlarda sıklıkla kullanılıyor. O grubun içerisinde ben de varım. Yurt içini konuşurken, ABD’yi, ECB’yi, ticaret müzakerelerini, kısaca kelimelerin tükendiği, nefesimizin yetmediği noktada “bekleyiş” kelimesinin taşıdığı anlamdan medet umuyoruz. Umuyoruz ki bir çıkar yol göstersin. Fakat bekleyişler her zaman tünelin sonundaki ışığa ulaşmanın verdiği mutluluğu ifade etmiyor. Bekleyişlerin süresi, nedeni ve sonunda varılacak olan nokta bir bütün halinde değerlendirilmeli. Bardağın dolu tarafı bir önceki cümleden şekilleniyor. Diğer tarafında ise sorgulama, yıpranma ve karşı tarafı yıpratma hamleleri başlıyor. Yani, olmuyor.

Gelin birlikte bekleyiş örnekleri üzerine sohbet edelim. Aralık 2018’in ikinci yarısında global piyasalarda yaşanan satış baskısı hisse senetlerinden para birimlerine, tahvillerden ülke risk primlerine dek tüm kalemleri negatif etkilemişti. Nedenleri bir çırpıda hatırlanabilecek, gündemden pek de düşme isteğinde olmayan başlıklardı. Global büyümenin sekteye uğrama ihtimali, Çin’in gelecek dönem GSYH performansına yönelik endişeler, ABD-Çin ticaret gerginliği ve taşıdığı yüksek belirsizlik ve önemli merkez bankalarının nasıl bir tepki fonksiyonu içerisinde süreci yönetme tutumu içerisinde olacağı. Daha da genişletebiliriz ancak majör başlıklar genel olarak bu eksende şekilleniyordu. Devamında ise yazının başlığındaki “bekleyiş” kavramı öne çıktı. Ertelenen tarife uygulamaları, global ekonominin ilk iki sırasındaki ülkelerin görüşmelere başlaması ve bir şekilde sürecin olumlu sonuçlanacağına dair beklenti genel risk algısını şekillendiren ana tema olarak belirdi. Ocak-Nisan döneminde GOÜ grubu portföy akımı üzerinden 150 milyar dolar likidite sağladı. 2018’in aynı dönemine göre yüzde 110 gibi yüksek bir çevrim ile portföy kanalı çalıştırılmış oldu.

12 Mayıs günü ABD Başkanı Trump’ın sosyal medya hesabı üzerinden devam eden müzakere sürecine dair yaptığı olumsuz açıklamalar ve aynı hafta içerisinde devreye aldığı yüzde 25’lik tarife uygulaması risk algısının geri dönüşüne zemin hazırladı. Olumlu olarak nitelendirilen fiyatlama koşullarında hızlı bir şekilde süreç ters yönde çalıştı. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke varlıkları birlikte değer kaybederken, güvenli liman arayışı öne çıktı. MSCI dünya endeksi sadece 9 iş günü içerisinde yüzde 2, gelişmekte olan ülke varlıkları yüzde 5, ABD gösterge endeksi olan S&P 500 yüzde 2 ve Shanghai borsası ise yüzde 5 düşüş gösterdi. Amerikan 10 yıllık tahvil faizi son 2 yılın düşük seviyelerini yüzde 2.30’un aşağısında test ederken, Avrupa’da eksi faizle işlem gören tahvil miktarında artış oldu. Nedir? Bekleyişler her daim iyiye delalet etmez.
Benzer durum aynı başlıkların ekseninde olmasa da yerel varlıkların fiyatlanma süreci için de geçerli. TCMB’nin Eylül 2018 PPK toplantısında attığı güçlü parasal sıkılaştırma hamlesi sonrasında yurt içine fon girişi kısa vadeli de olsa toparlanırken 21 Mart sonrasında hızlanan negatif haber akışı ve yerel seçimlerin İstanbul özelinde belirsizlik ile gündemdeki yerini koruması bekleyiş mekanizmasını ters yönde çalıştırdı. Öyle ki, 4 Ocak-22 Mart arası 12 haftalık dönemde toplamda 640 milyon dolar yurt dışı yerleşik girişi hisse, DİBS ve repo kalemleri özelinde gerçekleşirken, devam eden 8 hafta içerisinde yerini 2.6 milyar dolarlık çıkışa bıraktı. Bugünlerin popüler tartışma konusu olan yabancı para mevduatların toplam içerisindeki payı yılın ilk 12 haftalık döneminde yüzde 49-51 aralığında seyrederken, belirsizliğin şekillendirdiği 8 haftada ise yüzde 54-55 aralığına yükseldi. Ocak-Şubat aylarında ortalama sepet kur değişimi yüzde 0.42 azalış şeklinde gerçekleşirken, Mart-Mayıs döneminde ise yüzde 4.42’ye düzeyine ulaştı. Nedir? Bekleyişler her daim iyiye delalet etmez.

Şimdi yerel varlıklarda bekleme süreci içerisindeyiz. Bekliyoruz. Fiyatlamaların belirli bir patikaya oturması için olumlu bir hikaye gerek. Arıyoruz. Üstelik 22 Mayıs 2013’te dönemin Fed Başkanı Bernanke’nin yaptığı konuşma sonrasında tekrarlanmasına şaşırmadığımız üzere yurt dışı varlıkların da olumsuz tarafta yer aldığı bir süreçte bekliyoruz. Yani, ters ayakta yakalanma ihtimalimizle birlikte.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ECB hamleleri ve riskler 14 Eylül 2019
GOÜ heyecanı her yerde 07 Eylül 2019
Beklemekle oluyor mu? 17 Ağustos 2019