7 °C
Atılım MURAT
Atılım MURAT AYKIRI FİNANS amurat@etu.edu.tr

Fed şahinleşmeden TCMB faizi indirmeli

Enflasyon ocakta yüzde 9.58 idi. Nisan rakamı yüzde 6.57 olarak açıklandı. Enfl asyon hızla yükselirken, ‘‘Faizler acilen artırılmalı’’ deniyordu. Gerçekten de, 3 ayda 3 puanlık artış olsa kıyamet kopardı. Merkez Bankası eleştirilirdi. Bu noktadan sonra faizler en az 100 baz puan daha indirilmelidir. İndirim oranı 150 baz puana kadar da çıkabilir. Enflasyonun yükselmesine neden olan faktörler dolar kurundaki ve gıda fiyatlarındaki hareketlerdi. Kur dengelendi. Gıda fiyatları düşüyor. 

Türkiye gibi gelişen ülkelerin üzerindeki baskı kısmen azaldı. 2015’in son bölümünden itibaren konuşulan risk faktörleri Çin ekonomisinin durumu ve Fed’in faiz politikasıydı. Çin ekonomisine yönelik kaos senaryoları rafa kalktı. Devlet desteğiyle de olsa ekonomik aktivitede kıpırdanma var. Dün yayımlanan nisan ayı imalat rakamında önceki aya göre hafif bir düşüş var. Yine de Çin ekonomisinin ikinci çeyrek büyümesi iyi gelebilir. Önemli bir alt kalem olan ‘‘stoklar’’ azalıyor. Yeni siparişlerle stoklar arasındaki fark beş yılın zirvesine yükseldi. İster para arzındaki genişleme dolayısıyla, ister devlet teşvikleri nedeniyle olsun, Çin ekonomisi şu aşamada dengeli duruyor. Çin’in ekonomik yapısında, finans piyasalarında dengesizlikler var. Ancak sürekli kriz bekleyerek zaman geçmez. Riskler varsa, yatırımcılar bunları minimize eder. Küçük miktarlı, kısa vadeli pozisyonlar alınır. 

Fed’in haziranda faiz artırımına piyasalar yüzde 10-15 olasılık veriyor. Fed üyeleri oluşan bu algıdan memnun gözükmüyorlar. Oy hakkına sahip, güvercin görüşlere sahip üye Chicago Fed Başkanı Rosengren bile son günlerde iki kez, ‘‘Finansal piyasalar faiz artırımı konusunda Fed’i hafife alıyor’’ cümlesini kullandı. Fed’in tahmin grafiğine göre, üyeler bu yıl iki faiz artışı öngörüyor. Piyasalar bir faiz artırımının olacağını düşünüyor. Fed’in, ‘‘ 2016’da her çeyrekte bir faiz artırımı’’ gibi bir düşüncesi vardı. Global risklerin de etkisiyle ilk çeyreği pas geçti. Haziran toplantısına 6-7 hafta var. Güvercin politikaya döndüğü düşünülen Fed, bu süre zarfında söylem değişikliğine gidebilir. Fed piyasanın yüzde 10-15 olarak düşündüğü faiz artırım olasılığının biraz artmasını, Haziran- eylül-aralık opsiyonlarının masada kalmasını isteyebilir. Fed’in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi mayısta toplanmıyor. Nisan-haziran dönemine çok sayıda makro veri sıkışıyor. İstihdam raporu, enflasyon gibi kritik veriler ikişer kez yayımlanacak. Tabii Fed’in olası şahin söylemini, makro göstergeler desteklemeyebilir. İstihdam sektöründeki olumlu gelişmeler, tüketim ve yatırım tarafına yansımıyor. Her şeye rağmen, Fed’de söylem değişikliği riskinin akılda kalmasında fayda var. 

Dolardaki zayıflık; emtia fiyatlarına, gelişen ülkelerin finansal varlıklarına ve ekonomilerine fayda sağlıyor. Hisse senedi tarafında, genel olarak enerji ve madencilik hisseleri öne çıkıyor. Dolardaki zayıfl ık sürdükçe, borsa endeksleri eninde sonunda pozitif reaksiyon gösterir. Bu ortamda istenen tepkiyi faizler vermiyor. Daha doğrusu tahvil ve bono gibi sabit getirili enstrümanlarda ciddi bir satış yok. Çünkü fon yöneticileri, emtia fiyatlarındaki çarpıcı yükselişlerin büyüme ve enfl asyon beklentileriyle uyuşmadığını düşünüyor. Portföy risklerini dengelemek için tahvilleri satmıyorlar. Önemli emtia üreticisi Avustralya’da Merkez Bankası’nın politika faizini dün indirmesi de fon yöneticilerinin tahvil sevdasını destekliyor. Emtia fiyatlarındaki müthiş yükselişe rağmen, Avustralya Merkez Bankası enfl asyon ve büyüme görünümünün bozulduğunu düşünüyor.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.