Gelmiş geçmiş en büyük girişimci kim?

Tamer MÜFTÜOĞLU
Tamer MÜFTÜOĞLU KOBİ'LERDEN GİRİŞİMCİLİĞE

Ölçü, girişimcinin yarattığı katma değer büyüklüğü ise benim bir adayım var. Bu adayın gerçekleştirdiği proje sonucunda ortaya çıkan fayda maliyet tablosu şöyle:

Projenin maliyetini belirlemek çok zor. Tahmin edilen proje maliyeti o dönemin İspanya para birimi olan ‘maravedi’ ile 2 milyon maravedi seviyelerinde. Bugünün rayici ile o dönemde bu maliyet büyüklüğünün 80 ile 120 bin dolar arasında olabileceği tahmin ediliyor. O dönemin 100 bin dolarının günümüzde 1 milyon dolar civarında bir değere sahip olduğundan hareket edilerek, proje maliyeti bugünün değeri ile 1 milyon dolar olarak kabul ediliyor. 

Proje sonucu gerçekleşen faydaya gelince. Sadece projenin gerçekleştirilmesini izleyen ilk 100 yıl boyunca proje için harcanan her maravediye karşılık, başta altın olmak üzere sadece değerli madenlerden elde edilen fayda toplam olarak 1 milyon 733 bin maravediye ulaşıyor.

Evet, bu girişimcinin projesi 1’e karşı 1.5 milyon maravediden bile daha çok kazandırıyor. Hem sadece projenin gerçekleştirildiği yıl olan 1492’den 1592 yılına kadar geçen 100 yıllık dönemde! Hem de yalnızca başta altın madeni olmak üzere sadece değerli madenlerin dikkate alındığı bir hesap tablosunda. Dönem sadece projenin ilk 100 yılını değil de günümüze kadar geçen 523 yıl hesaba alındığında durumun ne olacağı tahmin edilemiyor. Hesaplamaya sadece değerli madenler değil projenin tüm faydaları dikkate alındığında sonucun ne olacağı ise tamamen muamma. Zira domatesten patatese, biberden mısıra, tütünden muza kadar daha onlarca, hatta yüzlerce ürünü bu yeni kıtanın keşfiyle tanıdı eski dünyamız! (Yukarıdaki hesaplama aşağıdaki eserde yer almaktadır: Paolo Emilio Taviani: Christofore Colombo’nun Maceraları, Çev: Tülin Altınova, Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, sh.96). 

Bu açıklamalardan sonra “gelmiş geçmiş en büyük girişimci” adayımızın kim olduğu sanırım belli oldu!

Adayımız 1451 Cenova doğumlu. Ölümü 1506 yılı, Portekiz. Dünyamızdaki misafirliği sadece 55 yıl sürmüş bir kaşif. O dönem dünyanın en zengin yerlerinden biri olan Cenova’da doğmuş ama kendini Portekizli olarak kabul ediyor.

Adayımızın Portekizce adı Christofore Colombo. Latinceleştirilmiş adı Kristof Colombus. Türkçemizde Kristof Kolomb olarak adlandırıyoruz onu.

İlk önemli deniz seyahatini 23 yaşında Cenova’dan Sakız Adası’na yaptı. Bir yıl sonra iki yıl süreyle, 1475 ve 1476 yıllarında, İngiltere’den İzlanda’ya, Batı Azor Takımadaları'na doğru uzanarak dolaştığı alanları genişletti. Daha sonra yolculuğu Atlas Okyanusu kıyılarında, Kanarya Adaları ve Batı Afrika adalarında devam etti. Kısaca 20’li yaşından itibaren denizcilik tecrübesini ve özellikle de Okyanus tecrübesini hızla arttırdı. 1977 yılında Portekiz’e yerleşti ve orada, kıyıya yakın bir adanın valisinin kızıyla evlendi (Kendisinden bir açıklama olmasa da bu evliliğin keşif yolculuğunun gerçekleşmesi uğruna destek alma ümidiyle atılan bir adım olduğunu düşünenler de var.)

Kristof Kolomb meraklı bir denizciydi. Eşinin memleketi olan Portekiz kıyısındaki adada okyanusu dikkatle inceledi. Takımyıldızlarnı araştırdı. Esasen Cenova’dan beri, o dönemin imkanları çerçevesinde gökbilim ve kozmoğrafya çalıştı. Aristoteles, İbn-i Rüşd, Seneca derken en önemli öğretmeni olan Toscanelli’yi keşfetti. Marco Polo’nun deniz seyahatlerine ilişkin tecrübelerini okuyup değerlendirdi. Bu bilgiler onu dünyanın düz değil yuvarlak olduğuna inandırdı. Böylesi bir düşünceyi seslendirmenin bile tehlikeli olduğu Avrupa’nın Ortaçağ karanlığı döneminde bu aydınlanma onun düşün ve hayal dünyasında çok önemli değişimler yarattı. Kolomb edindiği bu bilgilerin ve aydınlanmanın ışığında okyanusun sonsuzluğunda bir anakara hayal etti. Dünya yuvarlak olduğuna göre bu anakaranın da Asya olması gerekiyordu. Eğer edindiği bu bilgiler doğruysa, O Portekiz’den batıya doğru okyanusun sonsuzluğuna açılıp Asya’nın doğusuna ulaşabilirdi. Orada o dönemin ipekleri baharatları ve daha nice zenginlikleriyle bolluğun simgesi olan Hindistan vardı. Oraya İskender gibi binlerce askeriyle savaşa savaşa binbir zahmetle ulaşmasına gerek yoktu. Onu Hindistan’a ulaştıracak yol şu önünde duran Okyanustu.

Böylece Kristof Kolomb projesinin ilk adımı olan “proje hedefini” belirlemişti: Portekiz’den hareketle okyanusun sonsuzluğunda batıya doğru açılıp Hindistan’a ulaşmak. Bundan sonra sıra bu hayalin bir vizyona, oradan da stratejik bir plana dönüştürülüp eyleme geçilmesine sıra gelecekti. Bunun için gerekli kaynaklara ulaşılması ve o kaynakların harekete geçirilmesi gerekiyordu.

Kristof Kolomb’un Hindistan Yolculuğu Projesi'nin bu aşamalarına gelecek yazımızda devam edeceğiz.      

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Bir deneme 09 Kasım 2018
Geleceğin tarihini yazmak 01 Aralık 2017
Bayramlaşma köprüsü 23 Haziran 2017