Global ekonomideki görünüm

Atılım MURAT
Atılım MURAT AYKIRI FİNANS amurat@etu.edu.tr

İçeride düşmemekte direnen enflasyon konuşuluyor. Bunun üzerine para politikası senaryoları yazılıyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini, teorik iktisatçılara ve apolitik olamayan ekonomistlere anlatmak zor oluyor. Ancak ekonomi için ne gerekiyorsa o yapılır. Tüketim tarafı zayıf. Kredi kartı harcamalarında düşüş var. Büyüme için ya ihracatın ilk çeyrekteki performansı sürecek, ya da kamu harcamaları beklentinin üzerinde olacak. İhracat patinaj yapmaya başladı. Orta Doğu ve Rusya önemli pazarlar. Rus ekonomisi resesyonun kıyısında dolaşıyor. Irak’taki kaos daha yeni başladı. Geriye euro bölgesi kalıyor. Buradaki mevcut iyileşmenin sürmesi gerekiyor. Küresel likidite koşullarının gevşek olmasına güvenerek, TCMB faiz indirimlerine başladı. Ekstrem senaryolar düşünelim. ABD’de faiz artırımları fiyatlanacak. Avrupa Merkez Bankası’nın( AMB) eylülde başlayacağı repo operasyonu olmayacak. Japonya Merkez Bankası daha agresif bir para politikası ile gelmeyecek. TCMB bunlara rağmen faizleri indirir mi? Bu şartlar altında faizi azaltsa, dünyada bir kredibilitesi kalmaz. Global likidite bol oldukça, gelişen piyasalara para girişi sürdükçe, Merkez Bankası ekonomiyi desteklemeye devam eder.

Küresel ekonominin en önemli oyuncusu ABD’de işler iyi gidiyor. ABD’nin ikinci çeyrek büyümesi, piyasa beklentisinin üzerinde geldi. Amerika’da istihdam tarafında toparlanma var. Artış hızı çok yavaş olsa da, ücretlerde toparlanma emareleri görülüyor. Ekonominin kazandığı momentumla birlikte, stoklarda da artış olabilir. Stoklara ekleme yapılması, üçüncü ve dördüncü çeyrek büyümelerini olumlu yönde etkileyebilir. Diğer taraftan; ilk çeyrekteki yüzde 2.1’lik daralma, 2014’ün genel büyüme hesabını bozuyor. Yüzde 2-2.5 civarında bir büyüme rakamı bu yıl için ‘‘temel’’ olmayı sürdürebilir. Bu rakam mükemmel değil, ortalama bir büyümeyi ifade ediyor. Kısacası; Amerika ekonomisindeki dönemsel yükseliş döngüsü devam ediyor. İyi sayılabilecek bir büyüme, ücretlerde hafif de olsa bir artış, daha fazla iş imkanı görülüyor.

Euro bölgesindeki performanslar ayrışıyor. İspanya, İrlanda gibi ülkelerdeki mevcut pozitif trend devam edebilir. Euro bölgesinde izlenmesi gereken ülkeler Fransa ve İtalya’dır. Fransa’da imalat sanayi daralıyor. Ekonominin büyüme potansiyeli de zayıf gözüküyor. Ekonomik durumun siyasi arenaya yansıması oluyor. Fransa’da 2015’te Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Euro karşıtı Marine Le Pen, anketlerde önde görünüyor. İtalya’nın durumu da parlak değil. Yunanistan dışında, en kırılgan ülkenin İtalya olduğu söylenebilir. Büyük bir ekonomi olduğu için, İtalya’nın düşmesine AB doğal olarak izin vermez. İtalya için bir borç yapılandırması da zor olur. Fransa ve İtalya, ekonomik sıkıntılar nedeniyle çevre ülkelerle birlikte hareket edebilirler. Kemer sıkma politikalarına karşı çıkabilirler. AMB’nin para politikasını gevşetmesine destek verebilirler. Almanya karar alma sürecinde yalnız kalabilir. Özellikle Fransa ekonomisi tökezledikçe, Avrupa’dan 2015’te daha agresif bir politika tepkisi gelebilir.

Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisinde, 2014 için büyüme beklentileri aşağı yönlü revize ediliyor. Japonya Başbakanı Abe’nin, ultra gevşek para politikasına dayanan ‘‘Abenomics Modeli’’ sürdürülebilir bir büyüme yaratmıyor. Yine de, Aralık 2012’de başlayan bu ekonomi politikası, enfl asyon yaratma ve büyümeyi belli bir noktaya getirme gibi konularda başarılıdır. Enflasyon mayıs ayında yüzde 3.4’le otuz yılın yükseğini gördü. 2014 büyümesi yüzde 1-1.5 civarında olabilir. Tabii yapısal sorunlara el atmadıkça, sadece para biriminin değerini düşürmeye yönelik bir politika uyguladıkça, bir noktaya kadar gidiliyor. Japon Yeni son 1.5 yılda ciddi şekilde değer kaybetmesine rağmen, Japonya’nın ihracatı 2008’deki zirvenin yüzde 25 altında seyrediyor. Abe’ye olan destek hızla düşüyor. Japonya’nın maliye ve para politikalarını daha da gevşetmesi beklenebilir.

Gelişmiş ülkelerin performansları ve ekonomi politikaları, belirleyici olmayı sürdürecek. ABD, Avrupa, Japonya’daki politikalar, küresel piyasaları destekleyebilir. ABD ekonomik büyüme anlamında bu grupta biraz ayrışıyor. Ancak buradaki düşük faiz ortamı, hem ekonomiyi hem de küresel piyasaları moral açısından olumlu etkileyebilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kritik bölgelerdeyiz 25 Kasım 2020