9 °C
Atılım MURAT
Atılım MURAT AYKIRI FİNANS amurat@etu.edu.tr

Güçlü euronun arkasında Çin mi var?

Euronun gücü piyasaları şaşırtmaya devam ediyor. Aslında son bir yıldır bazı faktörler euroyu destekliyor. AB ekonomisi toparlanıyor. Bölge cari işlemler fazlası veriyor. Sermaye girişleri sürüyor. Bölgedeki toparlanma emareleri Draghi ve arkadaşlarını memnun ediyor. Diğer taraftan, euronun yapılan sözlü müdahalelere rağmen güçlü kalması rahatsızlık yaratıyor. Avrupa Merkez Bankası’nın(AMB) önünde, ‘‘parasal genişleme programı’’ ve ‘‘negatif mevduat faizi’’ gibi geleneksel olmayan politika araçları var. Bu ekstrem araçları kullanmak konusunda, kurum içinde bir konsensüs sağlanmadığı görülüyor. Bu nedenle, AMB’nin 8 Mayıs’taki toplantısında uç opsiyonlar kullanılmayabilir. Kritik kararlar ötelenebilir. 

AMB’nin kontrol edemeyeceği gelişmeler de olabilir. Çin Merkez Bankası(ÇMB) yöneticilerinin, rezerv çeşitlendirmesi kapsamında ellerindeki dolarların bir kısmını euroya çevirdikleri dillendiriliyor. 2014’ün başına kadar, spekülatörler ‘‘yuan carry trade’’ stratejisinden iyi para kazandılar. Spekülatör bu yatırım stratejisinde, düşük faizli dolar borçlanıp yüksek faizli yuan alıyor. 2013’te Çin faizlerinin yüksek olması bu stratejiyi cazip kıldı. ÇMB, yılbaşından itibaren yaptığı müdahalelerle yuanın değerini düşürdü. Bu müdahaleler, yüksek faizli yuana yatırım yapanları vurdu. ÇMB, dolar alımı yaparak yuana müdahale ediyor. Buraya kadar bir sıkıntı yok. Rezerv yöneticileri, aldıkları bu dolarların bir kısmını euroya çeviriyor olabilirler. Bu talep de euroyu destekleyebilir. Çin’in rezervi, 2013’te 500 milyar dolar artarak 3.8 trilyon dolar oldu. Son yıllara bakıldığında, rezervlerdeki artış ile euronun güçlendiği dönemlerin çakıştığı gözleniyor. Ayrıca, yayımlanan son Amerikan verilerinden, Çin’in Amerikan tahvillerindeki alımlarını azalttığı görülüyor. Bunlar, euronun dengeli duruşunun arkasında Çin’in olduğuna inananları destekleyen bilgilerdir. Açıkçası, ÇMB’nın piyasaya müdahale ettiği dönemlerde, euro tahvil piyasasında majör hareketler görmüyorum. Agresif bir alım yapılıyor olsa, en azından spesifik günlerde tahvil fiyatlarında ciddi yükselişler görülebilir. 

IMF’nin çeyreklik bazda yayımladığı son rapora göre, 2013’ün dördüncü çeyreğinde euronun küresel rezervlerdeki ağırlığı yüzde 24.4’e yükseldi. Doların ağırlığı yüzde 61.2’ye geriledi. Dolar ağırlığının bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.6 düşmesi, Amerikan tahvillerine yönelik zayıf talebi gösteriyor. Tabii ÇMB, diğer ülkelerin yaptığı gibi IMF’ye rezerv ayrıntılarını gösteren bir bilgi göndermiyor. Sadece rezervlerindeki yabancı varlıkların toplamını veriyor. IMF datasında Çin’in olmaması büyük bir eksikliktir. Bu nedenle, Çin-Euro ilişkisi konusunda farklı görüşlere sahip olanlar sadece spekülasyon yapmış oluyorlar. 

Hızlı rezerv biriktirebilenler gelişen ülkelerdir. Bu ülkelerin döviz piyasalarındaki etkileri yadsınamaz. Avustralya Doları ve Kanada Doları geçtiğimiz yıllarda rezerv yöneticilerinin gözdeleriydi. Küresel rezervlerdeki ağırlıklarının artmasıyla, bu para birimlerinde önemli yükselişler görüldü. IMF verilerine göre, küresel rezervlerin büyüme oranı uzun dönemli ortalamasına yakın hareket ediyor. Gelişen ülkelerin merkez bankaları hangi para birimine ilgi gösterirse, o parada önemli yükselişler oluyor. ÇMB rezervlerini gerçekten çeşitlendiriyorsa, AMB’nin işi daha da zorlaşır. Çin’in desteği ile 1.40’ın üzerine yerleşebilecek EUR/USD paritesi, AMB’nin isteyeceği en son şeydir.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.