27 °C
Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Stratejist

İki makro veri ve çıkarımlar

İçerisinde bulunduğumuz hafta Türkiye ekonomisi açısından önemli makro verilerin açıklanmasına sahne olacak. Bir kısmı başladı bile. Pazartesi gününün ardından elimizde 2018’in son çeyreği ve tamamına ait büyüme ve 2019’un ilk ödemeler dengesi rakamları mevcut. İlerleyen günlerde de sanayi üretimi ve istihdam verilerini takip edeceğiz. Yani, resim biraz daha netleşecek.

Büyüme ile başlayalım. Bol rakam içerdiğinden olabildiğince kısa geçme gayreti içerisinde olacağım. Sürpriz var mı? Pek fazla yok. Beklendiği şekilde üçüncü çeyreğin ardından son çeyrekte de mevsimsellikten arındırılmış seride ekonominin gelişim kaydedemediğini gördük. Yani, ivme kaybı yaşandı. Beklenti de bu yönde bir resim oluşumuna işaret ediyordu. Gayet normal. Çok ciddi bir kur şoku yaşandı ve TCMB bu sürece karşı kayda değer ölçekte parasal sıkılaştırma tepkisi gösterdi. Etki-tepki mekanizmasının bir sonraki ayağında iç tüketim, yatırım ve stoklar negatif performans sergiledi. Ana faaliyet kollarının tamamı daraldı. En ciddi zayıflama zincirlenmiş hacim endeksine göre yapılan hesaplamada yüzde 8.7 düşüş ile inşaat sektöründe oldu. 2016 ve 2017’nin son çeyreklerinde pozitif tarafta kalmayı başarabilen tarım yüzde 0.5 gerilerken, hizmetlerdeki direnç yüzde 0.3 düşüşle sınırlı kaldı. Ve tabi ki sanayi sektörü yüzde 6.4 düşüşle sürpriz olmayan bir şekilde zayıflamada önemli bir yer tuttu. Sanayinin alt kolu ve en önemli kalemlerden birisi olan imalat sanayi cephesinde gerileme yüzde 7.4 düzeyinde gerçekleşerek 2016’nın üçüncü çeyreğinden bu yana ilk kez eksi bölgede yer aldı.

Devam edelim ve büyüme kısmını toparlayalım. İç tüketimin daralması sürpriz değil. Yüzde 3 GSYH azalışının en önemli kısmı 5 puanın hafif üzerindeki eğilimi ile buradan geldi. Yatırımlar 4 puana yakın azalırken, net ihracat 8 puanı aşan performansı ile zayıf liranın yarattığı rekabet avantajı ve o dönem henüz bugünlerdeki kadar zayıf ivme içerisinde olmayan AB katkısıyla büyümeyi tek başına sırtladı. Sıkılaşan koşulların ve azalan iç talebin etkisiyle stoklar büyümeden 2 puanlık götürüye neden oldu. Gelişmeler içerisinde sürpriz nokta yok. Resim bu şekilde oluşmasaydı ödemeler dengesinin alt hesabı olan cari işlemler kaleminde 4 ay üst üste artı verme durumu gündeme gelmeyecekti. Büyümedeki performansın yansıması cari işlemler hesabı üzerinde net bir şekilde görülüyor.

Madem konu buraya geldi o halde 2019’un ilk ödemeler dengesi rakamları ile sohbeti ilerletelim. Veri seti geniş ve bir o kadar da detaylı. O nedenle ana kalemlerden ilerlemek daha doğru. Ocak ayında Aralık’ın devamı olarak cari işlemler hesabında açık verdik. Ancak, rakam daha düşük gerçekleşti, -0.8 milyar dolar. Ağustos-Kasım 2018 arasında 7.2 milyar dolar fazla vermenin ardından iki aylık süreçte -2.3 milyar dolar açık rakamı genişledi. Normaldir. Mevsimsellik de söz konusu. İç talep kaynaklı bir durum henüz şu aşamada söz konusu değil. Finansman açısından birkaç rakam paylaşmanın zararı olmayacaktır. Net doğrudan yatırımlar kaleminde 586 milyon dolar, portföy yatırımlarında ise 5.6 milyar dolarlık giriş söz konusu. Ocak ayında yerel varlıklarda yaşanan rallinin belirleyicisi hisse senetleri olmuştu. 1.3 milyar dolarlık pozisyonlanma tek başına bu kalem altında gerçekleşti. 4.3 milyar dolar ise borçlanma senetleri (bankalar ve hükümetin yurt dışı borçlanmaları) üzerinden takip edildi. Bir detay daha; bankalarda uzun vadeli borç çevirme rasyosunun düşük seyri (yüzde 75) son 5 aylık dönemde yüzde 100’ün aşağısındaki seyrini devam ettirdi. Neden? Kredi hacmindeki düşüş nedeniyle. Sonuç olarak yansıması nedir? Azalan dış finansman ihtiyacı ve kur üzerindeki stabilizasyonun devamı, cari işlemler hesabındaki düşük açık seyrinin bir süre daha gündemde kalma ihtimali. İçerisinden geçtiğimiz süreç için çok da kötü bir durum değil. Olması gereken ve ihtiyacımız olan da tam olarak bu.

Toparlayalım; net/net baktığımızda büyüme açısından geçmişi okumak nereye doğru gitmekte olduğumuzu anlayabilmek adına sinyal veriyor. Muhtemeldir ki zayıf seyir ilk çeyrek içerisinde de korunacak ancak tam olmamakla birlikte öncü sinyallerin işaret ettiği şekilde kısmen ivmesi kırılarak. Buna paralel ödemeler dengesindeki sakin seyir de bir süre daha devam edecek. Yılın ikinci yarısında toparlanma beklentisi şu an için hala daha geçerli.