22 °C
Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Stratejist

Mesele sadece tarım dışı değil

Cuma günü ABD’de her ayın ilk işlem haftasında bir klasik olduğu üzere bir önceki döneme ait işgücü piyasası verileri açıklandı. Haziran ayında tarım dışı sektörlerde ABD ekonomisinin toplam istihdamı 213 bin kişi düzeyinde gerçekleşti. Daha önce açıklanan Nisan ve Mayıs aylarına ait veriler de yukarı yönde revize edildi ve nette 37 bin kişi fazla verdi. Buraya kadar olan kısımda ilginç bir detay yok. 2008 krizi sonrasında oldukça yakından takip edilen veri son zamanlarda ilgi olarak biraz gözden düşse de detaylarına bakmak geleceği okumak açısından ipuçları verebiliyor. Birlikte bakalım.

İşgücü piyasası her ülke için önemli ancak ABD ve piyasada işlem yapan, fikir yürüten kesimler için daha önemli. Yatırım kararlarının ağırlıklı kısmı çok kısa bir zaman dilimi içerisinde ABD verisi ile birlikte veriliyor. Öyle ki bazı dönemlerde karmaşanın arasında nötr kalmayı başarabilmek en sağlıklı yatırım kararı konumuna geliyor. Becerebilene.

ABD ekonomisi yılın ilk yarısında toplamda 1 milyon 271 bin kişiyi tarım dışı sektörlerde istihdam etti. Bahsettiğimiz rakam 2017’nin aynı döneminde 1 milyon 101 bin kişi düzeyinde gerçekleşmişti. Başkan Trump’ın resmen seçildiği Kasım 2016-Haziran 2018 döneminde aylık ortalama tarım dışı istihdam gerçekleşmesi 191 bin kişi düzeyinde. Süreci görevi devraldığı Ocak 2017-Haziran 2018’e daralttığımızda değişen çok fazla bir şey olmuyor; 192 bin kişi seviyesi karşımıza çıkıyor. 2017 yılındaki toplam istihdam rakamı 2.3 milyon kişi olmuştu. Şayet Başkan Trump kendisini geçmek istiyorsa yılın ikinci yarısında toplamda en az 1 milyon kişi daha istihdam etmeli ki 2.3 milyon kişi seviyesine ulaşabilsin. Bu da ortalama 167 bin kişilik istihdam performansının ortaya konması anlamına geliyor. Hiç olmayacak bir durum değil.

Son dönem içerisinde –Ocak ayının sonundan itibaren- Başkan Trump ile gündeme gelen “vergi tarifeleri ve ticaret savaşları” kavramlarını konuşuyoruz. Tek solukta bahsettiğimiz gibi basit gelişmeler değil bunlar. İkincil, üçüncül dalgalarının ekonomilerde etkileri olabilir. Kaldı ki farklı kanallar üzerinden de problem başlıkları gündeme gelebilir. Ne gibi? Global enflasyonun yükselişi, ticaretin aksaması, korumacılığın artışı, döngünün ilerleyen dönemlerinde işsizliğin artışı, global şirketlerin etkilenmesi gibi. Yani, konu sadece bugüne ait değil. Peki, ABD’nin istihdamından buralara nasıl geldik? Tam olarak ABD’nin Haziran ayı istihdam raporundan. Anlatmaya çalışalım.

Haziran ayı raporu ve bundan önceki 10 farklı raporda öne çıkan bir istihdam kalemi var. İmalat sektörü istihdamı. Son gelen veride 36 bin kişinin istihdam edildiğini gördük. Ekim 2017-Haziran 2018 döneminde bahsettiğimiz kalemdeki ortalama istihdam performansı 27 bin kişi düzeyinde. Trump’ın koltuğa gelmesinden önceki dönem ise yakın geçmişte bu denli kuvvetli değil. Örneğin, Ocak-Kasım 2016 dönemindeki ortalama performans -1914. Evet, doğru okudunuz, eksi. Yani, azalış yönlü. Toplam istihdam ise -21 bin. Oysa ki Ocak 2017 sonrasının –dahil- ortalaması 20 bin, toplamı ise 362 bin. Başkan Trump’ın hayalindeki Amerika’da imalat sektörü ve çalışanlar önemli bir yer tutuyor. Herhangi bir analize dayandırarak konuşmuyorum ancak oy aldığı kesim ve bölgelerin genellikle eğitim seviyesi ve gelirleri düşük yerler olduğu bilindiğinden bahsettiğimiz sektörden kendisine doğru akış olduğunu da düşünmek mümkün. Yani, evet, önemli. Ticaret savaşlarının, vergi tarifelerinin etkileyeceği muhtemel sektörler arasında imalat yer alıyor mu? Evet.

Tabi ki her veriyi ait olduğu dönem özelinde değerlendirmek gerekiyor. ABD ekonomisi bugün geçmişe kıyasla daha güçlü ve iyi bir durumda. Fed’in yol haritasına sadık kalmasına zemin hazırlayan en önemli başlıklardan birisi de bu. İki dönem arasındaki istihdam farkının nedenlerinden birisi de bu durum. Ancak, yine de rakam rakamdır.

Çok uzatmadan herkesin “ücretler ne olur, ABD doları yükselir mi?” denklemine sıkıştığı bir ortamda hikayeyi genişletmekte fayda görüyorum. Son açıklanan veride işgücü katılım havuzunda 601 bin kişilik genişleme olduğunu gördük. Anlamı şu; daha önce iş aramayanlarda artış oldu. Bu durum yeni bir trend mi, devamı gelir mi sorularını yanıtlayabilmek için bir süre daha izlemek doğru olacaktır. Şayet, bu taraftaki artış devam edecekse, işsizlik oranındaki yükseliş de kaçınılmaz olacak. Bu durumda gidişat Fed’i ne kadar zorlayabilir noktasından henüz oldukça uzağız ancak önden fikir yürütmek doğru olacaktır. Malum, Haziran FOMC toplantısı sonrası paylaşılan projeksiyonlarda işsizlik oranı beklentileri uzun dönem için yüzde 4.5’te.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.