Ödemeler dengesinden büyüme kestirimi

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

İhracat ve ithalat rakamlarımız arasındaki makas açık ve dış finansman tarafında belirli bir rakamı sürekli olarak çevirme zorunluluğumuz bulunduğundan ekonomik aktivite ve ödemeler dengesinin seyri arasında yakın bir ilişki bulunuyor. İç talebin arttığı dönemler ithalat kanalını çalıştırdığından finansman tarafında sıkıntı yaşayabiliyoruz. Öte yandan iç ve dış politik düzlem, genel konjonktür, mevsimsel etkiler gibi farklı başlıklar da ödemeler dengesinin seyrine yön verebiliyor.

Pazartesi günü TCMB tarafından Eylül ayına ait ödemeler dengesi rakamları açıklandı. İki açıdan önemli başlıkları detaylarda takip ettik. i) Ciddi problemlerle uğraştığımız 2018’in üçüncü çeyreğinde gidişat finansman açısından nasıl seyretti? ii) Geçmişe bakarak gelecek için fikir sahibi olabilir miyiz? Detaylar güzeldir. Anlatmaya çalışalım.

Sondan başlayarak dokuz aylık dönemi birleştirmek mantıklı olan. Yani, tümevarım yapacağız. Eylül’de 1.8 milyar dolar cari işlemler hesabı fazlası verdik. Ağustos ayında da vermiştik. Toplam rakam iki aylık dönemde 3.6 milyar dolar seviyesine ulaştı. Neden önemli? Kur atağı yaşadığımız ve ekonomik aktivitenin gerilemeye başladığı dönemi ifade etmeleri nedeniyle öne çıkarıyoruz. Daha önceki durum nasıldı? Ocak-Temmuz döneminde toplamda 33.6 milyar dolar, ortalamada ise 4.8 milyar dolar açık rakamı takip edilmişti. İki ay gibi kısa bir süre içerisinde resimdeki değişimi anlamak açısından geçişi kavrayabilmek önemli. Eksi performanstan artıya geliyoruz. Üstelik yaşanan durumu plan-program çerçevesinde değil, talebin kısılması, aktivitede yaşanan zayıflama nedeniyle karşılamak zorunda kalıyoruz.

Devam edelim. Ocak-Eylül döneminde toplamda 29.9 milyar dolar açık verdik. Söz konusu rakam 2017’nin aynı döneminde 31.2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmişti. Neredeyse yakın gibi duruyoruz, değil mi? Evet, ancak, ilk yedi aylık dönemdeki ivme ile yola devam etmiş olsaydık muhtemelen rakamı geçtiğimize dair yorum yapacaktık. İlk satırda bahse konu olan açık rakamının (29.9 milyar dolar) 7.6 milyar dolarlık kısmı tek başına parasal olmayan altın kalemi ticaretindeki eksimiz kaynaklı. Bir diğer önemli kalemimiz ise 31.8 milyar dolar düzeyindeki enerji ithalatımız. İkisinin götürüsü toplamda 40 milyar dolar seviyesine yaklaşıyor. Ek olarak, enerji fiyatlarındaki artışın ve net parasal olmayan altın ticaretimizdeki ivme kaybının altını çizelim.

Finansman tarafını inceleyelim. Tablodaki finans hesabı Ocak-Eylül döneminde 4.2 milyar dolar eksi verdi. Ağustos ve Eylül verilerinde toplam rakam 19.1 milyar dolar (-). Yani, yılın önceki bölümündeki finansman performansımız rakamın düşük gelmesinde etkili. Toplamda 5.3 milyar dolar net doğrudan yatırım çekmeyi başarırken, 3.1 milyar dolar portföy çıkışı gerçekleşti. Bir önemli detay da bu kısımda var. Şubat-Eylül dönemi toplam çıkışı 8.1 milyar dolar, Ağustos-Eylül ise 2.6 milyar dolar. Yani, Ocak ayı dışarıda bırakıldığında portföy kaleminde sürekli hale gelen bir çıkışı konuşuyoruz.

Güzel iki detay ile devam edelim ki resim artık bütünleşmeye başlasın. Net hata ve noksan kalemi dokuz ay içerisinde 17.3 milyar dolar artı verirken, resmi rezervler 16.8 milyar dolar azalıyor. Rezervlerdeki azalış, kullanım demek. Neden? Finansmanı sağlamak amaçlı. Neden? Yukarıda anlattığımız çıkışı karşılayabilmek için.

Şimdi konuyu başlıktan hareketle toparlamak gerekiyor. Nette cari işlemler açığından artıya geçen, toplamda ise verdiği açık daralan bir ekonomiden bahsediyoruz. Muhtemeldir ki ithalatın Eylül’de aylık bazda gelişimini artıya çevirmesi ve Ekim ayında yaşanan kur toparlanması ile birlikte fazla verme durumu kısa süre daha devam edip normal seyrimize döneceğiz. Türk lirasında yaşanan değer kaybının yarattığı düşünülen ihracatta rekabet avantajını tersi durum için de hesaba katmak gerek. Turizm kaynaklı döviz katkısı artık devam etmekle birlikte güç kaybedeceği bir sezona giriyor. Yılın üçüncü çeyreğinden ziyade son dönemi ivme kaybının belirginleştiği dönem olabilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ECB hamleleri ve riskler 14 Eylül 2019
GOÜ heyecanı her yerde 07 Eylül 2019
Beklemekle oluyor mu? 17 Ağustos 2019