Piyasaların dengesi iyice bozuldu

Atılım MURAT
Atılım MURAT AYKIRI FİNANS amurat@etu.edu.tr

Geçen hafta yayımlanan ABD istihdam raporundan sonra dolardaki yükseliş hız kazanmıştı. EUR/USD paritesi 1.25 bölgesine kadar geriledi. Dolar rüzgarı bu hafta biraz dinmiş gibi gözüküyor. Genel olarak güçlü dolar trendi devam ediyor. Ancak Fed’in bundan sonra takınacağı tavır önemlidir. Doların hangi bölgeye kadar değerlenmesine izin verilecek? EUR/USD’da 1.15-1.20 bandına kadar işler makul karşılanabilir. Paritenin 1.20’nin altında kalıcı olması, Amerikan ekonomisi ve Fed politikaları açısından sıkıntılar doğurabilir. 

Doların artması emtiaları vuruyor. Aslında dolarla emtia grubu arasındaki tarihsel negatif korelasyon, son dönemde toparlandı. Geçen senelerde aralarındaki bu negatif ilişki zayıfl amıştı. Altın, petrol ve doların beraber hareket ettikleri dönemler olmuştu. Kriz sonrasında finans piyasalarında bu tarz anormallikler görülüyor. ABD’de hisse senetleri ve tahviller beraber yükseliyor. Klasik 60/40 portföyünde; hisse senetlerinin ağırlığı yüzde 60, tahvillerin ağırlığı yüzde 40’tır. Buradaki amaç portföyde çeşitlendirme yapmaktır. Riski azaltmaktır. Büyük merkez bankalarının müdahaleleri fiyat oluşumlarını etkiliyor. Piyasaların dengesi bozuluyor. Bir örnek üzerinden gidelim. Japon Nikkei Endeksi’nde bu yıl oldukça sert satışlar yaşandı. Bunun üzerine Japonya Merkez Bankası(JMB) devreye girdi. Endeksteki günlük kayıp yüzde 2’ye ulaştığında, Kurum alım yaparak kayıpların artmasını engelledi. Büyük bir Merkez Bankası’nın borsada alım yaptığını bilirseniz, yüklü satış pozisyonları taşımak ister misiniz? Fed tahvil alım programlarını savunurken açık şekilde, ‘‘Bu programların amaçlarından birisi varlık fiyatlarını desteklemektir’’ ifadesini kullanıyordu. Arkanızda Fed varsa, önünüzde kim durabilir? Finansal varlıklar arasındaki korelasyonların oynaklık seviyelerinin artması bu nedenledir. Bir piyasadaki en güçlü ve en büyük oyuncu fiyatları direkt etkiliyor. İşte böyle bir piyasa ortamında, portföy stratejisi açısından yapılacak doğru hamle büyük merkez bankalarının ne yaptıklarını anlamaktan geçiyor. 

DÜNYA’da sene başından beri yazdığım yazılarda, emtialar açısından 2014’ün çok kötü geçebileceğini defalarca kez belirttim. Takip ettiğimiz Bloomberg Emtia Endeksi geçtiğimiz günlerde son 5 yılın en düşük seviyesini gördü. Emtiaları tek tek analiz edecek bir alanımız yok. Fakat hemen her yatırımcıyı ilgilendiren altın fiyatındaki hareketten kısaca bahsedebiliriz. Altındaki ayı piyasası 1500 dolar bölgesinde başladı. Altın üreticileri o bölgeden satış pozisyonları aldılar. Dünyanın en büyük altın üreticileri dönemsel olarak altından umudunu kesmişlerse, rasyonel bir yatırımcının satış dalgası karşısında direnmesi anlamsızdır. Altın fiyatı bu yıl bir ara 1400 dolara dayanmıştı. 1300 doların üzerinde Batılı yatırımcıların (özellikle Amerikalıların) yatırım talebi artmıştı. Devamı gelmedi. Fiyat bir kez daha dip yaptı. Baskının biraz azalması için, kısa vadede özellikle 1250 doların üzerine çıkması gerekir. Fiyat bu seviyenin altına düştükten sonra, alım pozisyonundaki serbest yatırım fonları sıkıntıya düştüler. Fiyat indikçe zararları artıyor. Bu açıdan kısa vadede 1250 dolar bölgesi önemlidir. 

Başta altın olmak üzere, emtialardaki çöküşün sebebi olarak doların yükselişi gösterilebilir. Global ekonomide bir dezenflasyon/ defl asyon baskısı olduğu da ileri sürülebilir. İki görüşte de haklılık payı var. Fakat 2009’dan sonra küresel enfl asyonun düşük kaldığı dönemde, altın fiyatı 1900 doların üzerine çıkmıştı. Yine kriz sonrasında, doların güçlü olduğu bazı dönemlerde altın dengeli durmuştu. Piyasalardaki beklenmedik hareketler devam edecek. Avrupa Merkez Bankası ve JMB, oyunun içinde kalacaklar. Fed faiz artırımına başlasa bile piyasayı başıboş bırakmaz. Böyle bir piyasa konjonktüründe, ‘‘Bunun fiyatı yükselirse, diğerininki kesin düşer’’ gibi tahminlere yer yok.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar