Resim ne kadar net?

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

Fed’in Aralık 2015’te başlattığı para politikasında normalleşme süreci içerisinde sıklıkla kullanılan terim ‘yeni normal’ olmuş ve gerek uygulanacak politikalarda gerekse fiyatlama yaklaşımlarında bu eksende bir denge arayışı öne çıkmıştı. Şimdilerde konuştuğumuz başlıklar ve bulunduğumuz fiyatlama evreni nereden gelinip nereye gidildiği noktasında yeni normal kavramının değişip değişmediği sorusuna yanıt aramakla geçiyor. Doğru olan da bu. Cevabı kolay değil. Daha doğrusu henüz netleşmiş bir resimden söz edemiyoruz. Ancak, üzerine kafa yormaktan zarar gelmeyeceği de aşikar.

Global büyüme yavaşlıyor. Önemli otorite kurumlardan gelen revizyonlar küresel çapta ivme kaybı olduğuna işaret ediyor. Ağırlıklı kayıp imalat sektörü, üretici ve ihracatçı ülkeler üzerinden gerçekleşiyor. Kayıpta ciddi bir noktada olup olmadığımızı konuşmak için henüz erken. Ancak, sinyaller 2018’in ikinci yarısından bu yana geliyor. Global ticaret hacminin 2018’de ortalamada 10 yıl sonra ilk kez eksi performans sergilediğini, yıl başlangıcından bu yana açıklanan verilerde karışık bir resim ortaya koyduğunu düşünecek olursak bir yanda bekleyişlerin, diğer yanda ise üretimdeki kaybın hareketi domine ettiğini söyleyebiliriz.

Küresel çaptaki ivme kaybında ana tema bekleyişlerin ötelenmesi üzerinden gerçekleşiyor. Yatırımlardaki kayıp ağırlıklı olarak belirsizlik kaynaklı. Öngörülebilirliğin azaldığı noktada ya iç talep öne çekiliyor, ya da belirli konular öteleniyor. Bugün yaşadığımızın özeti bu olsa gerek. Euro Bölgesi’nin, Çin’in, ABD’nin, üretici konumdaki ülkelerin çoğunluğundaki problem burası çıkışlı. Ancak, kafa karışıklığının diğer yanında belirsizliğin tahminlere de girişi söz konusu. Karışık seyreden datalar tahmin seti oluşturmada güçlük yaratıyor. Örneğin, yukarı yönde sürpriz yapan ilk çeyrek performansları ile ABD ve Euro Bölgesi ekonomilerini hatırlayalım. Ya da kamu desteği ile beliren Çin.

Uluslararası para otoriteleri politika cephesinden esen belirsizlik rüzgarlarını para politikası kararları ile bertaraf etme çabası içerisindeler. Bunun sürdürülebilir olmadığı herkes tarafından biliniyor. Zira atılabilecek adım ve manevra alanı kısıtlı. Yaptığınız hamlenin ulaşacağı kesim ve etki şiddeti hamlenin anlamlı olmasını kılıyor. Bugün için gerek ECB gerekse Fed cephesinden gelmiş doğrudan para politikası hamlesini konuşmuyoruz. Gündemi oluşturan başlıklar sözlü yönlendirme ve yol haritası değişikliklerinin ima edilmesi çerçevesinde gerçekleşiyor. Bu, aynı zamanda hamleye uzak olduğumuz anlamına gelmiyor. Koşulların ne ölçekte sıkılaşacağına göre belki de çok yakınız, etrafında geziniyoruz.

Yeni normal kavramının güncellenme durumundaki netleşmeme global çapta resesyona doğru gidilme hızını tahmin güçlüğü ile paralellik gösteriyor. ABD ile Çin’in nasıl bir tavır takınacağı, kendi ekonomilerine olan etkileri dışında ikincil yansımaları ve muhtemel para politikası setinin nasıl şekilleneceği sorularına yanıt arama zarureti doğuruyor. Hafta içerisinde yakından takip edilen FOMC toplantısından yansıyanlara göre, üyeler nezdinde henüz ABD ve resesyon kavramları yan yana durmuyor. Enflasyon beklentilerindeki bozulma ve dış belirsizliklerin yarattığı sorunlar Fed’i ‘bekle-gör, gerekirse hamle yap’ pozisyonuna sokmuş durumda. Ancak, hala daha gerek 2019 gerekse sonraki dönem büyüme beklentilerinde bozulmadan bahsetmek mümkün değil. Net olan ise şu aşama için uzun dönem faiz beklentilerinin kendileri açısından nötr olarak tanımlanan seviyeyi gösterir yüzde 2.50’ye revize edilmesi ve mevcut faiz aralığı ile uyum göstermesi.

Belirsizliğin ekonomilere olası etkileri üzerinden konuştuğumuzdan ‘normal’ kavramının değişip değişmediğini kestiremiyoruz. O nedenle enflasyon beklentileri ECB ve Fed nezdinde odağa çekilerek yatırımcı önüne sunulurken, ekonomik genişleme açısından olası problem yaşama durumuna karşı da adım atma ihtimali canlı tutuluyor. Böylece beklenti kanalı bozulması engelleniyor. ‘Normal’ kavramındaki değişiklik ise içerisinde bulunduğumuz döngünün değişmesi anlamına geliyor. Farklı koşullar, farklı hazırlanma zorunlulukları, bahçeyi yeniden hazırlama zorunluluğu gibi. 2009-2013 ve sonrasındaki dönemi, değişen makro koşulları ve para politikası manevra alanlarını da gözeterek.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ECB hamleleri ve riskler 14 Eylül 2019
GOÜ heyecanı her yerde 07 Eylül 2019
Beklemekle oluyor mu? 17 Ağustos 2019