Tenkisat

Osman Ata ATAÇ
Osman Ata ATAÇ İŞLETMECİLİK SOHBETLERİ oaatac@gmail.com

Rahmetli babam eski bir askeri sözcüğü sanırım kafiyeli olduğu için şakalarında sık kullanırdı. Maaşının kat’ine, rütbesinin ref’ine, meslekten def’ine sözcüğünü ben ilk ondan duydum. Türkçesi maaşının kesilmesine, rütbesinin düşürülmesine ve işten kovulması demek. Bu sözcüğe 2018 yılında değinmiş ve işletmelerde personel daralmasına (tenkisat sözcüğünün yarısı Türkçe ve kibarcası) gidilecekse bunun her kaynak kararında olduğu gibi iyi düşünülmesi gerektiğini yazmıştım . O yazıda işletmelerde o işletmenin işini iyi yapmasını, yani sürdürülebilir bir biçimde para kazanmasını sağlayanların kim olduğunu, ki bunlara esas oğlanlar esas kızlar demiştim, bulmak o kadar kolay bir iş değildir diyerek bu tür elemanları işten çıkarmanın yüksek maliyetine değinmiştim.

Şimdi nereden çıktı diye soruyorsanız basit. Hem bir sürü işletmenin işi iyi gitmiyor hem de işlerin yapılma biçimi değişiyor. İşletmelerin işlerinin iyi gitmemesinin bir sürü nedeni vardır. Bazen artan rekabet, rakiplerin başarılı girişimleri, genel ekonomik bozulma işletme sıkıntılarına neden gösterilir ama bu sıkıntıların aslında hemen tümünün temel nedenleri işletmecilik hatalarıdır. İşleri iyi gitmeyen işletmeler hemen tensikata yani işten adam çıkartmaya başlarlar. Bir de iş yapma yöntemlerindeki değişiklikler var. Söz gelimi araştırmalar ABD’de işten personel çıkartma girişimlerinin büyük çoğunluğunun işletmenin işlerinin bozulması değil otomasyon olduğunu gösteriyor.

Her neyse mevcut durum öyle gösteriyor ki tensikat kaçınılmaz. İşten adam çıkartmak keyifsiz, keyifsiz olduğu kadar da zor iştir. Kendi deneyimlerimden gayet iyi bilirim. Bir zamanlar sıkıntıda olan büyük bir şirketler grubunun bir kolunun tasfiyesi zorunlu hale gelmişti. Ne yazık ki iş bana düştü. Daha doğrusu zorunlu olan tasfiye konu olur olmaz, patron dahil, herkes arazi oldu. Ben de ‘genel koordinatör’ unvanının taşıdığımdan iş bana kaldı. İnsan ne kadar taş yürekli olursa olsun “Bu işten çıkarılanlar nerede, ne zaman iş bulacaklar? ailelerini nasıl geçindirecekler? Sorularını kendine sormadan edemez, uykuları kaçar. En azından benim kaçmıştı.

İşler zora girdiyse alelacele tensikata gitmek yerine daha programlı bir yaklaşım çok akıllı olur. Bu konuda bir kaç tavsiyem var. Unutulmamalı ki istediğiniz an tekrar yerine koyamayacağınız tek kaynak insandır. İnsan bir gövde olmanın ötesinde bilgi, deneyim ve tutumlarıyla bir pakettir. Bazen bırakınız aynını benzerini bile bulamazsınız. Öte yandan bir diğer kaynak olan fiziki tesislerden, söz gelimi bir makinayı tasfiye ederseniz, aynını hatta daha iyisini kolayca bulabilirsiniz. İşletmelerin beş kaynağından sadece insan gücünün kaybını telafi zordur. Kaybedilen diğer kaynaklar yani, finansman, fiziki tesisler ve alt yapı, enformasyon ve know-how, ilişkiler ve stratejik işbirlikleri göreceli olarak aynen, hatta daha iyi bir şekilde yerlerine konabilirler ama insan gücü böyle değildir. Tenkisatı zor durumlarda cazip kılan şey işten çıkarılanların artık ödenmeyen ücretlerinin işletmenin nakit akışı sorunlarına hemen cevap veriyor gibi görünmesidir. Halbuki deneyimler tenkisat yoluyla elde edilen tasarrufun ya ‘geçici’ ya da genellikle ‘sanıldığından daha maliyetli’ olduğunu gösteriyor. Bu nedenle tensikata gidilmeden önce yönetimin diğer dört kaynaktan ne yaparsak tasarruf ederiz? Sorusunun cevabını iyice irdelemesi gerekir.

İnsan gücü dışında kalan dört kaynaktan bir tasarruf, bir kazanç sağlanamadığı hallerde işletme tenkisata gitmeye mecbur kalabilir. Bu tatsız girişim iyi planlanmalıdır. Benim için en saçma, bir çok yönetici için en kolay şey iş gücünde bir oranla tenkisata gitmektir. Söz gelimi, ABD’nin en büyük high-tech firmalarından biri işlerin zora gitmesi nedeniyle tenkisata gitme kararı verdi. Forbes dergisine göre bu şirketin 110 bin çalışanı varmış. Yanlış okumadınız işletmede 110 bin kişi çalışıyormuş. Bir rivayete göre tepelerden gelen talimat bu iş gücünde %10 indirime gidilmesi yönünde. Yani 11 bin kişi işten çıkarılacak. Bu en düşük tahminlerle yılda 700 milyon dolar tasarruf demekmiş. Neden %10 da %9.8 veya %11.5 kim hesaplamış bilemem. Bana kalırsa bir aklı evvel gözüne 700 milyon dolar rakamını kestirmiş oradan geriye doğru hesaplama yapmış ve %10 bu işi görür kararı vermiş. Bunun bir hesaplama yöntemi olduğu açık olmakla beraber ama bunun tersini yapmak daha doğru yol. Alman Deutsche Bank dünya çapında 18 bin çalışanını işten çıkardı. Onlar da bir % ile işe başladılar.

Bir kere eğer ille de tenkisata gidecekseniz kaç kişinin işten çıkarılacağına bir yüzdeyle karar vermeden önce işletmenizin stratejisini ve bu stratejiyi uygulamak için gereken işleri yapmak için lazım olan kaynakları irdeleyerek işe başlamalısınız. Eğer insan gücü dışında kalan kaynaklardan arzulanan tasarruf ve kazanç elde edilemiyorsa insan gücü kaynaklarına bakarsınız. Belki bazı departmanlarınızda tenkisata gitmez bazılarında ise gidersiniz. Belki bir departmanı tamamen kapatır öbürünü ellemezsiniz. Bunun kararını tepe yönetimi değil o departmanların sorumlu yöneticileri vermelidir. En basit haliyle eğer bir iş (etkinlik, departman, proje, vs.) stratejinizi uygulamak için gerekliyse o işten sorumlu kişiden işi hedeflerine ulaştırabilmek için gerekecek kaynak tahmini yapmasını istersiniz. Bir sürü yerde bu iş aynı kalsın daha az adamla yapın talimatı olarak verilir ki bu iki yönden saçmadır. Bir iş daha az kaynak, özellikle insan kaynağı, kullanılarak yapılabiliyorsa ilk tenkisata uğraması gereken kişi kadroyu böyle şişiren olmalıdır. Yani, hem aynı kalite ve kantitede iş bekleyip hem de bunu daha az insanla yap demek bir yönetim saçmalamasıdır. Dolayısıyla tenkisata tabi tutulan birimlerin hedeflerinin de gözden geçirilmesi gerekir. Bu şekilde aşağıdan başlayarak yukarıya doğru personel kalite ve kantite olarak gözden geçirilerek bir rakama ulaşılır. Bu % kaç olur ondan sonra hesaplaması kolay.

Bir kere tenkisata karar verildikten sonra bu işi uzatmanın manası yoktur. Milleti işini kaybetmek korkusuyla yaşatmak, işletmenin genel havası üzerindeki kötü etkileri bir tarafa en azından zalimliktir. Tenkisat yapılacağını yeteri kadar zaman önceden açıklarsınız. Dedikodulara, moral bozukluğuna neden olmazsınız. Microsoft tensikat haberini çalışanlarına bir reorganizayon bülteninin 11. paragrafında bildirmişti! Kıdem tazminatlarında hak ve hukuka uygun hareket etmek için gereken hazırlıkları yaparsınız. Hak ve hukuk diyorum çünkü hak başka hukuk başka. Söz gelimi sağlık sigortası konusunda jestler yapabilirsiniz. Birini işten çıkarmadan örgütün başka bir yerine transfer edip edemeyeceğinize de bir bakın. Bir bakarsınız A departmanında tenkisata uğraması gereken bir çalışan B departmanında daha faydalı olabilir. Tenkisat süreçlerini uzatmayın. Bir defada yapın. Taksit taksit tensikat yapabileceğiniz en beter uygulamadır. Kanunu iyi okuyun. İşten eleman çıkarmanın yasa ile düzenlenmiş koşulları vardır. Uyanıklık yapacağım diye yasal şartları yerine getirmezseniz astarı yüzünden pahalıya gelebilir. Mutlaka bir iş hukuku danışmanınız olsun. Sorun ve dediğini yapın. Milleti cart diye kapının önüne koymayın. Biraz vakit verin. Bazı iş yerlerinde insanlar işten çıkarıldıklarını kapı şifreleri çalışmayınca öğrendiler. Ayıptır. İlerisini planlayın. Yarın işler daha da kötüye giderse ne yapacaksınız? Ya iyiye giderse? Bunlara senaryo çalışmaları derler. Tenkisata uğrayanlar arasında patronun yakınları, sizin arkadaşlarınız, şuradan buradan torpilli olanlar, akrabay-ı talukat olabilir. Bu grup daha da titiz muamele ister. Patron beni çağırmış ve “Eniştemi işten çıkartmışsın. Doğru mu?” diye sormuştu. Ben de “Doğru değil efendim” demiştim. Hakikaten de işten çıkartmamış sadece ofisini boşaltmasını ve işletmenin dışında kiraladığım bir ofise diğer akrabalarla birlikte taşınmasını” söylemiştim. İşten çıkartsam patronla birbirimize gireceğiz. Çıkartmasam bir işe yaraması olasılığı olmadığına karar verdiğim biri ofis içinde çay ve geyik üzerine dolaşacak çalışanlara kötü örnek olacaktı. Neyse o zamanki aklımla bir cinlik yaparak meseleyi çözdüğümü sanıyorum. Bu zor günlerde kendinize de çalışanlarınıza da Allah kolaylık versin.

Sağlıcakla kalın

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Nereden biliyorsun? 02 Aralık 2020
Düşünmeyi öğrenmek? 25 Kasım 2020
Neden benden lider olmaz 18 Kasım 2020
Kafaya takınca 11 Kasım 2020
Eğilimler 14 Ekim 2020