TL varlıkların normalleşme çabası

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

12 Ekim’den bu yana yaşadıklarımızı özetleyecek en net ifade şu: “Dışa açık ülke ekonomisinde yabancı yatırımcı algısında değişikliğe neden olabilecekler listesi hazırlayacak olursak dış ilişkiler ve politik ortam” olmazsa olmazdır.

Tam olarak yukarıdaki cümlem etrafında fiyatlama stratejileri oluşturmaya çalışıyoruz. İyi de oluyor. Yerel varlıklara yönelik yaklaşımda ciddi ölçekte iyimserlik var. Şu an için taktiksel kalsa da algı renginin siyahtan beyaza dönmeye başlamasının zararı olmaz. Bardağın dolu tarafının görülebileceği zamanlardan geçiyoruz.

Hikaye sadece müttefik kapsamında değerlendirilen ABD ile yaşanan gelişmelerle sınırlı değil. belirleyicilik katsayısı yüksek midir? Kesinlikle. Ancak, tek faktör değil. Ağustos-Eylül çalkantısının ardından yaşanan erozyonun bir kısmını “para ve sermaye piyasaları nezdinde” yerine koyma çabası içerisindeyiz. Türk lirasının değerlenme eğiliminde BDDK ve TCMB önlemlerini, AB ile yeniden canlandırılmaya çalışılan ilişki sürecini, bankalarımızın başarılı geçen dış borçlanma süreçlerini ve Türk Hazinesinin eurobond ihracını konuşmadan geçmek hata olacaktır. Tüm başlıkları denklemde toparladığımızda elbette yaşanan son dış ilişkiler sürecinin katsayısı göz ardı edilemez.

Yerel varlıklara olan iyimserliği önemsiyoruz. Bir nevi dalgalanmanın ardından bozulan algı ile oluşan “köpük” fiyatlamalardan çıkış yapıyor. Bundan sonrası dengelenme ve yeni bir yol haritası oluşturma çabasına dönüşecek. Bu kısım önemli. Türk lirasının 35-40 kuruş değerlenme göstermesi önemlidir ancak problemlerimizi göz ardı etme lüksü tanımamaktadır. Bu nedenle kötüyü geride bıraktık diyebilmek adına malum sorun başlıklarına yoğunlaşmaya devam etmek zorundayız.

İçerideki iyimserlik bir noktadan sonra dış alem fiyatlamaları ile bağlantı kurmak zorunda. Doğru ve sağlıklı olanı da bu. Nitekim Perşembe ve Cuma günü işlemleri bu kapsamda gerçekleşti. Bozulan yatırımcı risk algısı Şubat seviyelerinin hisse senedi fiyatlamalarında test edilmesine zemin hazırlıyor. Görüşümüz, S&P 500 performansının belirleyici faktör kimliğini koruması ve yüzde 4-5 daha geri çekilmenin yeni girişlere imkan tanıyarak güç toplama sürecini hazırlaması şeklinde. Ekim ayının ikinci yarısı ile Kasım’ın ortasına denk gelen bir aylık dönem küresel ve yerelde kritik. Yurt içi enflasyon, ABD ara seçimleri ve FOMC toplantısının seyri tümden gelecek şekilde resmi netleştirecektir.

Olmazsa olmazları da konuşarak yazıyı toparlamak gerekiyor. Dolar endeksinin çizdiği resim 95 bölgesi etrafında (-0.30/+0.30) şeklinde taban yapma çabası ve faizlerde yönün ara düzeltmelerle birlikte artık yukarıyı göstermesi. Eylül ayı FOMC toplantısı sonrasında paylaştığımız “güvercin Fed duruşu yorumlarına katılmıyoruz” şeklindeki düşüncemizi muhafaza ediyoruz. Nitekim tutanakların işaret ettiği yön de bu. Son olarak yerel varlıklara yönelik yaklaşımımızın özeti ise; “Ortada parti varsa eğlenmek gerekir. Partide herkes dağıtmak zorunda değil” şeklinde.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ECB hamleleri ve riskler 14 Eylül 2019
GOÜ heyecanı her yerde 07 Eylül 2019
Beklemekle oluyor mu? 17 Ağustos 2019