Yılın ilk yarısında GSYH

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanan verilerle birlikte Türkiye ekonomisinin yılın ilk yarısında nasıl bir büyüme performansı ortaya koyduğunu ve bu durumun hangi kanallar üzerinden gerçekleştiğine dair bilgi sahibi olduk. İkinci çeyrek itibarıyla beklentilerden pozitif ya da negatif yönde bir sapma göstermiş büyüme eğilimi söz konusu değil. Zincirlenmiş hacim endeksine göre, yıldan yıla yüzde 5.2 düzeyinde (2Ç) büyüme gösterdik. Böylece, yılın ilk yarısında ortalama büyüme performansımız yüzde 6.2 oldu.

Büyümenin kompozisyonu her zaman önemli olmuştur. Hangi kalemlerin büyümeye veya daralmaya önderlik ettiğini bilmek, hastaya doğru teşhisi koymak kadar değerlidir. Büyüme rakamlarına da bu kapsamda bakmak gerekir. Dört önemli faaliyet kolu arasında yıldan yıla daralma gösteren tek sektör yüzde 1.5 ile tarım oldu. Böylece 2016 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana ilk kez –altı çeyrek pozitif gelişimden söz ediyoruz- eksi performans ile karşılaşmış olduk. Öte yandan, bir önceki çeyreğe kıyasla büyüme hızı yarı yarıya azalan sanayi sektörü yüzde 4.3 ile toplamda yedi çeyrek boyunca gösterdiği pozitif gelişimi muhafaza etmiş oldu. Keza inşaat sektörü yüzde 0.8 ile sınırlı bir büyüme gösterirken peş peşe on üçüncü çeyrekte de pozitif bölgede kalmayı başardı. Hizmetler ise yüzde 8 artışla sanayi sektörü gibi yedi çeyreklik gelişimini devam ettirdi. Sanayi büyümesindeki artış hızı yarı yarıya ivme kaybederken, imalat sanayi yıldan yıla bir önceki çeyrekte sergilediği performansın 1 puan üzerinde gelişim göstererek yüzde 10.3 artış sergiledi.

Cari fiyatlar üzerinden oluşan paylara baktığımızda yılın ilk yarısında, özel tüketimin ekonominin ortalamada yüzde 59.6’sını, kamu tüketiminin ise yüzde 14.6’sını oluşturduğu görüldü. İlk çeyrek performansının 3 puan gerisine düşen ancak yine de büyümede önemli bir paya sahip olan özel tüketim kalemi yıldan yıla yüzde 6.3 hızlanırken, kamu tüketimi ise erken seçim sürecini de içeren dönemde yüzde 4.9’dan yüzde 7.2’ye ivmelendi. Yatırımların gelişimi yüzde 7.9 olan ilk çeyrek performansının 4 puan gerisinde kalarak yüzde 3.9 artarken, ithalatın yüzde 0.3 gibi sınırlı düzeyde hızlandığı ortamda ihracatın yüzde 4.5 artış göstermesi net ihracat kaleminin büyümeyi olumlu etkilemesine imkan tanıdı.

Harcama yöntemiyle baktığımızda cari hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 41’i hizmetler kalemine giderken, yüzde 36.7’si dayanıksız mallar grubuna,  yüzde 11.9’u yarı dayanıklı mallara ve yüzde 10.4’ü de dayanıklı mallara gerçekleşti. Bir önceki çeyreğe kıyasla hizmetler kaleminde 4 puanlık düşüş olurken, dayanıksız mallarda 3 puanlık artış gerçekleşti. İki kalem arasındaki geçiş dikkat çekici.

Yüzde 5.2 olan ikinci çeyrek büyümesine en yüksek katkı 3.71 puanı iç tüketim ve 0.93 puanı da kamu tüketiminden olmak üzere toplamda 4.64 puan ile tüketim kaleminden geldi. Söz konusu kalemde çeyrekten çeyreğe 1.5 puan kayıp gerçekleşirken, yatırımlarda da yavaşlama gözlendi. Öte yandan net ihracatın yavaşlayan ithalatın da yardımıyla 0.94 puan pozitif katkı sağlaması ve bunu da 2017’nin üçüncü çeyreğinden bu yana ilk kez gerçekleştirmesini olumlu okumak gerek. İthalatın yavaşlamasına paralel kullanılan stokların büyümeden 1.5 puan çalmasını da not edelim.

Net/net baktığımızda büyüme verisinden elimizde kalan önemli başlıkları şu şekilde sıralamak mümkün:
i) Veri gecikmeli olduğundan piyasa işlemcileri nezdinde çoktan fiyatlanmıştı. ii) Yine gecikmeli olmasından dolayı yaşanan kur şokunu da içermiyor. iii) Üçüncü çeyrek içerisinde başladığını düşündüğümüz/düşündüğüm ekonomideki ivme kaybının esasen ilk sinyalleri ikinci çeyrek verisinin içerisinde saklı. Keza ithalatın hız kaybı, stokların eksi katkı sağlaması ve sanayi üretiminin yarı yarıya momentum zayıflaması göstermesi. iv) 2018’in büyüme beklentileri artık +/- yüzde 3 civarında şekillenir. Yüksek baz etkisi, kur ver faiz şoku kaynaklı üçüncü çeyrek verisinin yüzde 0 olup olmaması bu yılın performansını da belirler. v) 2019’un büyüme temasında net ihracat katkısı öne çıkabilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ECB hamleleri ve riskler 14 Eylül 2019
GOÜ heyecanı her yerde 07 Eylül 2019
Beklemekle oluyor mu? 17 Ağustos 2019