Çarkları hızlandıracak 5 maddeli reçete
Türkiye’nin dış ticaret fazlası veren sektörlerinden olan züccaciye, yüksek finansman maliyetleri ve daralan pazarlara karşı üretimi korumak için 5 maddelik acil çıkış reçetesi açıkladı. ZÜCDER Başkanı Burak Önder, sanayinin üretim kaslarını kaybetmemesi gerektiğini vurgulayarak, uygun krediden dijitalleşmeye kadar kritik adımların atılmasını istedi.
Başak Nur GÖKÇAM
Küresel pazarlardaki konumunu güçlü tutmaya çalışan Türkiye züccaciye sektörü, yüksek finansman maliyetleri, iç ve dış pazardaki daralma ile artan üretim giderleri kıskacında üretim gücünü korumak için hayati bir çağrıda bulundu.
Dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağlayan sektör, enflasyonla mücadele sürecinde imalat altyapısının zarar görmemesi gerektiğine dikkat çekti. Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, mevcut ekonomik tabloyu değerlendirerek sanayicinin nefes almasını sağlayacak ve rekabetçiliği artıracak 5 maddelik acil çıkış reçetesini kamuoyuna açıkladı.
Üretim kaslarımızı kaybetmemeliyiz
Son yıllarda artan enflasyonist baskılar ve küresel pazarlardaki talep daralması, Türk sanayicisinin dayanıklılık sınırlarını zorluyor. İş dünyasının geçmiş yıllarda 6 ila 9 ay süren kısa süreli krizlere alışkın olduğunu, ancak mevcut tablonun çok daha uzun bir zamana yayıldığını ifade eden Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, “İş dünyası yorgun. Enflasyonla mücadele programını destekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele uğruna sanayideki kaslarımızı kaybetmememiz gerekiyor” uyarısında bulundu.
Sektörün iç ve dış pazarda karşı karşıya kaldığı zorluklara değinen ZÜCDER Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, ham madde ve üretim maliyetlerindeki hızlı artışa rağmen ürünlerin kilogram başına ihracat değerlerinde gerileme yaşanabildiğine işaret etti.
Bu durumun tamamen ihracatçının mevcut müşterisini kaybetmeme çabasından kaynaklandığını belirterek, yeni bir ihracat müşterisi kazanmanın son derece maliyetli ve uzun bir süreç olduğunu vurguladı. Türk üreticisinin yıllardır büyük emeklerle elde ettiği pazarları terk etmemek adına olağanüstü bir fedakarlık sergilediğini kaydeden Burak Önder, şirketlerin kimi zaman başa baş, hatta zararına çalışmayı göze aldıklarının altını çizdi.
Risksiz finansal getiri üretim iştahını kesiyor
İç pazarda da çarkların yavaşladığına dikkat çekilen değerlendirmelerde, tüketimdeki gerilemeyle birlikte ticari vadelerin uzadığı ve paranın dönüş hızının belirgin şekilde düştüğü ifade edildi. Yüksek faiz ortamının sanayicinin imalat ve yeni yatırım iştahını ciddi şekilde zayıflattığını vurgulayan ZÜCDER Başkanı Burak Önder, “Parası olanın üretim tesisi kurmak yerine risksiz şekilde finansal getiriye yöneldiği bir ortam oluşuyor. Asıl zorlanan, yatırım yapan ve üretmeye devam eden sanayici” değerlendirmesini yaptı.
Üretimin, istihdamın ve ihracatın sürdürülebilirliği için risk alarak taşın altına elini koyan sanayicinin desteklenmesi gerektiğini belirten Burak Önder, finansmana erişimin zorlaştığı bu dönemde üretimin aksamaması için acil adımlar atılmasının şart olduğunu söyledi. Sanayicinin sermayesinin erimesini önleyecek ve reel sektörü ayağının üzerinde tutacak teşvik mekanizmalarının hızla hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Rekabet gücü için 5 maddelik reçete
Sanayicinin içinde bulunduğu zorlu süreçten çıkışın ve küresel pazarlarda rekabetçiliği yeniden artırmanın yollarını sıralayan ZÜCDER Başkanı Burak Önder, 5 maddelik çözüm önerilerini şu şekilde özetledi:
Uygun Koşullu İşletme Kredisi: Üreticinin acil finansman ihtiyacını karşılamak ve çarkların dönmesini sağlamak amacıyla sanayiciye düşük faizli ve uygun koşullu işletme kredisi imkanları sunulmalıdır.
Sanayi ve Dijital Dönüşüm Yatırımları: Küresel rekabette geride kalmamak adına üretim tesislerinin modernize edilmesi, yüksek teknolojili sanayi ve dijital dönüşüm yatırımlarının güçlü şekilde desteklenmesi şarttır.
Lojistik Maliyetlerinin Düşürülmesi: İhracatta en önemli gider kalemlerinden biri haline gelen lojistik süreçlerinde maliyet avantajı sağlayacak düzenlemeler yapılmalı, ihracatçının navlun ve taşıma yükü hafifletilmelidir.
E-Ticaret ve E-İhracat Altyapısının Güçlendirilmesi: Türk ürünlerinin uluslararası pazarlarda dijital kanallar aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşması için e-ticaret ve e-ihracat altyapıları modernize edilmeli ve desteklenmelidir.
Sanayi Arsalarında Rantın Önüne Geçilmesi: Üretim yatırımlarının önündeki en büyük engellerden biri olan yüksek arsa maliyetlerine karşı önlem alınmalı, sanayi parsellerindeki spekülatif rant artışları engellenerek sanayiciye uygun yatırımlık alanlar açılmalıdır.
Sektörün büyük potansiyeli ve dünya pazarındaki yeri
Türkiye’nin dış ticaret fazlası veren ender sektörleri arasında yer alan züccaciye sektörü, ortaya koyduğu devasa üretim kapasitesi ve katma değerli ihracatı ile ekonominin en sağlam sütunlarından biri konumunda bulunuyor.
Endüstriyel ürünler hariç tutulduğunda dahi yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ihracat büyüklüğüne ulaşan sektör, Türk imalat sanayisinin kalitesini ve gücünü dünyanın dört bir yanına taşıyor.
100’ün üzerinde ülkeye Türk imzalı ürünler gönderen züccaciyeciler, tonaj bazında yapılan üretimde de dünya liderliğine oynuyor. Türkiye, toplam üretim tonajı bakımından dünya devi Çin’in hemen ardından gelerek küresel ölçekte en büyük üreticiler arasında ikinci sırada yer alıyor.
Bunun yanı sıra katma değerli ihracat performansıyla da dikkat çeken züccaciye sektörü, Türkiye’nin genel ihracat ortalamasını katlıyor. Türkiye’nin kilogram başına ortalama ihracat değeri yaklaşık 1,5 dolar seviyesinde seyrederken, züccaciye sektöründe bu rakam 4,5 dolara ulaşarak ülke ortalamasının tam üç katına çıkıyor.
Mutfak eşyalarından porselene, cam ev eşyasından plastik ve metal mutfak gereçlerine kadar geniş bir yelpazede üretim yapan sektör, sağladığı yüksek katma değer ve döviz girdisi ile cari açığın kapatılmasına doğrudan katkı sunuyor. ZÜCDER Başkanı Burak Önder, bu büyük potansiyelin korunması ve küresel pazar payının daha da yukarı çekilmesi için sanayicinin sesine kulak verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Rakamlarla küresel güç ve yüksek katma değer
Türk züccaciye sektörü, endüstriyel ürünler hariç gerçekleştirdiği yaklaşık 4,5 milyar dolarlık dev ihracat hacmiyle Türkiye’nin dış ticaret fazlası sağlayan nadir imalat kollarından birini oluşturuyor. Ürünlerini dünyanın 100’ü aşkın ülkesine ulaştıran sektör, Türkiye ortalamasının tam üç katı olan kilogram başı 4,5 dolarlık ihracat değeriyle ekonomiye yüksek katma değer kazandırıyor. Üretim tonajı açısından bakıldığında da Türkiye, dünya devi Çin’in hemen arkasından gelerek küresel ölçekte ikinci büyük üretici konumunu koruyor.
Sektörün istikrarlı büyüme için beklentileri
Üretim çarklarının durmaması ve küresel rekabet gücünün kaybedilmemesi adına ZÜCDER, sanayiciye acil olarak düşük faizli işletme kredilerinin verilmesini talep ediyor.
İmalat altyapısını modernize edecek sanayi ve dijital dönüşüm yatırımlarının desteklenmesini isteyen sektör, navlun maliyetlerinin aşağı çekilmesi ve e-ihracat kanallarının güçlendirilmesini hedefliyor. Ayrıca üretim tesislerinin kurulması önündeki en büyük engellerden biri olan sanayi arsalarındaki spekülatif rantın önlenerek sanayiciye erişilebilir alanlar sunulması bekleniyor.