Sanayici düşük faiz tüketici taksit istiyor
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) sektör araştırmasına göre, tüketiciler 12 ay ve üzerinde taksit tercih ediyor. Bu kapsamda taksit sayısının artırılmasını talep eden MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, yüksek faiz nedeniyle finansman maliyetinin işçiliğin önüne geçtiğine dikkat çekti.
Recep ERÇİN
Türk mobilya pazarındaki tüketici eğilimleri ölçüldü. Buna göre, tüketicilerin yüzde 90’ı mobilya satın almadan önce fiyat karşılaştırması yapıyor, yüzde 53'ü alışverişini kredi kartına taksitli gerçekleştiriyor.
Tüketicinin ortalama 12 ay ve üzeri vade ile aylık yaklaşık 16 bin 600 TL taksit ödemesini makul bulduğunu ortaya koyan araştırmaya göre, sektörde halen uygulanan 9 aylık yasal taksit sınırı ile tüketici beklentisi arasındaki fark dikkat çekiyor.
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “Araştırmamız tüketicinin ortalama 12 ay vadeyi makul bulduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın bugün mobilya sektöründe uygulanan kredi kartı taksit sınırı 9 ay ile sınırlı. MOSFED olarak uzun yıllardır mobilyanın temel yaşam ihtiyaçlarından biri olduğu gerçeğinden hareketle taksit sürelerinin artırılması gerektiğini ilgili kamu kurumlarımızla paylaşıyoruz.
Araştırma sonuçları da tüketici beklentisi ile mevcut uygulama arasında önemli bir fark bulunduğunu gösteriyor. Taksit sürelerinin tüketici beklentileri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi; vatandaşlarımızın kaliteli mobilyaya erişimini kolaylaştırırken, iç pazardaki talebi destekleyerek üretime, istihdama ve ülke ekonomisine de önemli katkı sağlayacaktır" dedi.
“Mobilyacılar zarar ediyor”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi’nde mobilya kağıt ve orman ürünleri sektörünü de temsil eden Ahmet Güleç, “Vatandaş hem indirim hem taksit istiyor. Bunun enflasyona da faydası olur. Mobilyaya gelen zam yüzde 15-20 oldu ama indirimler sayesinde şu anda mobilyacılar hemen hemen 2025’in fiyatlarından ürün satıyor. Mobilyacıların yüzde 99’u zarar ediyor. Çünkü, maliyeti fiyata yansıtamıyor” ifadelerini kullandı. Enflasyonla mücadele programına değinen Ahmet Güleç, yüksek faizlerin üreticinin maliyetlerini artırdığını dile getirdi.
“Bütün paramız faize gidiyor”
“Enflasyonla mücadele programı 3 yıl olamaz. Bir takvim yılı içinde netleşmeli” diyen Güleç, sözlerini şöyle sürdürdü: “6 ayda sonuçları görmek lazımdı ama sonuçları göremiyorsan, bu reçetede sorun var demektir. En büyük gider işçilikti ama artık bunu da aşan bir faiz yükümüz var. Bütün paramızı faize yatırıyoruz.
Sanayisizleşme, Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike. Ulusal bağımsızlığımıza en büyük tehdit. Enflasyonun düşmesini hepimiz istiyoruz ama enflasyon üretimle düşer. Bugün üretim yapamıyorsak, üretirken işçi mutlu değilse, biz değilsek, müşteri memnun değilse, ithalat artıyorsa ve ihracat azalıyorsa burada bir çelişki var.
Bunu gidermek için formül basit; Merkez Bankası, Hazine ve Maliye bu formülü daha iyi biliyorlar. Enflasyonu düşürelim ama böyle düşmüyor üretimi artırmadan enflasyonu düşürmenin imkanı yok. Faiz ve vergiler enflasyonu düşürmemekle ilgili artıyorsa, o zaman bu faiz ve bu vergileri aşağı düşüreceğiz! Enflasyonu düşürürken üretimi desteklemek lazım o zaman adet artar, rekabet artar. Faiz gerçekten en büyük sorun.”
Kararda kullanıcı yorumları belirleyici
İstanbul’da düzenlenen bir basın toplantısında açıklanan “Türkiye Mobilya Sektörü Tüketici Eğilimleri ve Beklentileri Araştırması 2026”nın sonuçlarına göre, tüketicilerin yüzde 94’ü mobilya almadan önce dijital kanallardan araştırma yapıyor. Alışveriş yolculuğunda ise tüketicilerin yüzde 63’ü hem mağaza hem online süreci birlikte kullanıyor.
Fiziksel kanalda en çok tercih edilen yüzde 47 ile cadde mağazaları olurken, ürünü fiziksel olarak görmeden almak istemeyenlerin oranı yüzde 41 olarak ölçüldü. Tüketicilerin mobilya satın almaya karar verirken en güvenilir buldukları kaynak yüzde 59 ile kullanıcı yorumları ve yakın çevre oldu. Influencer içerikleri ise yüzde 14 ile kararda en az etkili kanal olarak kaydedildi. Yapay zeka önerilerini tercih edenlerin oranı yüzde 21 oldu.