İzocam, geleceğin binalarında doğru yalıtımı hedefliyor

Isı, ses ve yangın yalıtımını bütüncül bir yaklaşımla ele alan İzocam, doğru yalıtımın binalarda enerji verimliliği, yapı güvenliği, dayanıklılık ve yaşam konforunu birlikte güçlendirdiğine dikkat çekiyor. İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, bu nedenle şirket çalışmalarının geleceğin enerji tasarrufu sağlayan akıllı bina tasarımlarını doğru yalıtım ile buluşturmaya odaklandığını söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
İzocam, geleceğin binalarında doğru yalıtımı hedefliyor

Türkiye’de enerji verimlili­ği, yapı güvenliği, sürdürü­lebilirlik ve yaşam konforu açısından yalıtımın önemi giderek artarken, binalarda yüksek per­formans için ısı, ses ve yangın ya­lıtımının binanın farklı bileşenle­rinde bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Bu yaklaşım, yapıların enerji verimliliğinden dayanıklı­lığına kadar pek çok performans kriterini doğrudan etkiliyor.

Gelecek hedefleri doğrultusun­da binaları doğru yalıtımla buluş­turmayı amaçlayan yalıtım mar­kası İzocam, 61 yıllık deneyimi ve uzmanlığıyla temelden çatıya, cep­heden iç mekâna ve tesisata kadar binaların tüm bileşenlerini kapsa­yan çözümler geliştirerek bütünsel bir yaklaşım sunuyor.

İzocam Ge­nel Direktörü Kerem Kürklü, doğru yalıtımın yalnızca enerji tasarrufu sağlayan bir uygulama olarak de­ğerlendirilemeyeceğini belirterek, “Yalıtım, bir binanın enerji perfor­mansından kullanıcı konforuna, yapı güvenliğinden dayanıklılığı­na kadar pek çok unsuru doğrudan etkileyen stratejik bir yapı bileşe­nidir. Bu nedenle ısı, ses ve yangın yalıtımının birbirinden bağımsız değil, binanın bütününü gözeten bir sistem yaklaşımıyla ele alınma­sı gerekiyor” dedi.

Yalıtımın bina performansın­daki rolünün enerji tüketiminin azaltılmasıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Kürklü, “Doğru tasar­lanmış ve standartlara uygun şe­kilde uygulanmış yalıtım sistem­leri, yapı elemanlarını dış etkenle­re karşı koruyarak bina ömrünün uzamasına katkıda bulunuyor. Ay­nı zamanda iç mekânlarda daha dengeli sıcaklık, daha düşük gü­rültü seviyesi ve daha güvenli ya­şam alanları oluşturuyor. Dolayı­sıyla doğru yalıtım, bugünün ener­ji maliyetlerini azaltırken yapının uzun vadeli performansını ve de­ğerini de koruyan bir yatırım nite­liği taşıyor” diye konuştu.

Doğru malzeme ve bütüncül yaklaşım kritik önem taşıyor

Mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün hem deprem gü­venliği hem de enerji performan­sı açısından güncel standartların gerisinde kaldığı Türkiye’de, bi­nalarda bütüncül bir yalıtım yak­laşımının büyük önem taşıdığını belirten Kerem Kürklü, “Proje­lendirmeden malzeme seçimine, sistem detaylarından uygulama kalitesine kadar tüm süreçlerin entegre şekilde ele alınması, yapı performansı açısından belirleyici rol oynuyor. 2025 yılında güncel­lenen TS 825 Binalarda Isı Yalı­tım Kuralları Standardı da bu dö­nüşümü destekleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor” dedi.

Ye­ni düzenlemelerle birlikte ısıl ge­çirgenlik katsayılarının düşürül­mesinin ve iklim bölgelerine göre daha hassas gereksinimlerin ta­nımlanmasının, binalarda enerji performansını önemli ölçüde iyi­leştirmeyi hedeflediğini anımsa­tan Kerem Kürklü, “Bu kapsam­da, yalıtım kalınlığı ve kullanılan malzemenin ısı iletkenlik değeri (lambda) gibi kriterler, enerji ve­rimliliği açısından belirleyici hale geliyor” ifadesini kullandı.

Türkiye’de enerjinin yaklaşık üçte birinin binalarda tüketildi­ği ve bunun büyük bölümünün ısıtma ve soğutmaya ayrıldığı dü­şünüldüğünde, yalıtımın ekono­mik ve çevresel etkisinin daha net ortaya çıktığını belirten Kerem Kürklü, “Doğru malzeme, doğ­ru kalınlık ve doğru uygulama ile yapılan yalıtım hem kışın ısıtma hem yazın soğutma giderlerini azaltarak önemli tasarruf sağlıyor.

Yönetmeliklere uygun şekilde ya­pılan yalıtım uygulamalarıyla bir binada yüzde 60’ın üzerinde ener­ji tasarrufu elde edilebiliyor” dedi. Yalıtımın binalara verdiği katkı­nın enerji verimliliğiyle sınırlı kal­madığını anımsatan Kerem Kürk­lü, “Ses yalıtımı sayesinde yaşam alanlarında gürültü kirliliği azaltı­lırken, iç mekân konforu ve yaşam kalitesi de yükseliyor.

Dolayısıy­la doğru yalıtım, binaları yalnızca daha az enerji tüketen yapılar hali­ne getirmiyor; aynı zamanda daha sağlıklı, güvenli, konforlu ve uzun ömürlü yaşam alanları sunmala­rına katkı sağlıyor. Biz de İzocam olarak bu nedenle yalıtımı tek bir uygulamadan ibaret görmüyor, bi­nanın tüm bileşenlerini kapsayan bütünsel bir sistem yaklaşımı ola­rak ele alıyoruz” şeklinde konuştu.

Yapı performansını artıran çözümleri pazara sunuyor

İzocam, temelden çatıya, cep­heden tesisata kadar binaların farklı bileşenlerine yönelik yalı­tım çözümleriyle enerji verimli­liği, yapı güvenliği ve yaşam kon­forunu destekliyor. İzocam’ın Manto İzopor Plus ve Manto Taş­yünü ürünleri, bina cephelerin­de yüksek ısı yalıtım performansı ile dikkat çekiyor. Hafif ve kolay uygulanabilir yapısıyla öne çıkan Manto İzopor Plus, uygulama kolaylığı ile öne çıkarken; Man­to Taşyünü, yangın dayanımı ve akustik performansıyla güvenli ve konforlu yaşam alanları oluş­turulmasına katkı sağlıyor.

Giydirme cephelerde kullanı­lan İzocam Cephepan çatı ve te­raslarda kullanılan İzocam Teras Çatı Levhaları, bölme duvarlarda ise İzocam Optima Smart ısı ve ses yalıtımı ile yangın güvenliği­ne katkı sunuyor. İzocam Tekiz Solar Çatı Paneli, solar panelle­rin çatıya ilave delik açılmadan monte edilmesine olanak tanıya­rak su sızıntısı ve korozyon risk­lerini azaltıyor.

Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise yüksek ses yutumu ve A sınıfı yanmazlık özelliğiyle iç mekanlara özellikle ses yutu­culuğunun önem kazandığı ofis, okul gibi konut dışı yapılara de­ğer katıyor.

Tesisatlarda ise “Yılın Teknik Yalıtım Ödülü” seçilen İzocamflex, ısı yalıtımı ve yoğuşma kontrolü sağlarken; “Yılın Yeşil Yapı Mal­zemesi” seçilen İzocam HT Pre­fabrik Camyünü Boru, yüksek sı­caklıklarda enerji verimliliğini destekliyor. İzocam Vana Ceketi, kış aylarında vana ve ekipmanlar­da oluşabilecek donma riskini or­tadan kaldırarak sistem güvenli­ğini artırıyor. İzocam Foamboard ise yüksek basma mukavemeti ve suya dayanıklı yapısıyla zemin ve toprak altı uygulamalarda binala­ra uzun ömürlü koruma sunuyor.

“Yalıtım yapı ömrünü uzatıyor, deprem dayanımını destekliyor”

Doğru tasarlanmış ve standartlara uygun şekilde uygulanmış yalıtım sistemlerinin; enerji tasarrufu sağlamakla birlikte binaların taşıyıcı sistemlerini de koruduğunu vurgulayan İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü; rutubet, korozyon ve donma-çözülme gibi dış etkenlere karşı yapı elemanlarını koruyan yalıtım uygulamalarının, bina ömrünü uzatarak uzun vadeli performans sağladığını belirtti.

Bu durumun, dolaylı olarak yapıların deprem dayanımına da katkı sağladığını dile getiren Kürklü, “Öte yandan deprem sonrası oluşabilecek yangın riskleri de göz önünde bulundurulduğunda, yangın güvenliği yüksek malzemelerin kullanımı ayrı bir önem kazanıyor. A1 sınıfı yanmaz özellikteki taşyünü ve camyünü gibi mineral yünler ile yapılan yalıtım uygulamaları; yangın sırasında alevlerin yayılmasını geciktirirken, yapıların tahliye süresi için kritik zaman kazandırıyor ve yapısal elemanların korunmasına destek oluyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL