Tarımda yüksek verimlilik için traktörleri yenilemek şart
Türkiye’de traktörlerin %50,5’inin ortalama yaşının 42 olması; tarımda verimlilik, tasarruf ve girdi maliyetlerinde kayıplara yol açıyor. TARMAKBİR Başkanı Gökhan Bayramoğlu, eski traktörlerin yenilinmesi ile suda %20, gübrede %14 ve ilaçta ise %12 verimlilik sağlanabileceği bilgisini verdi.
Mehmet Hanifi GÜLEL
Türkiye’de traktör parkının yarıdan fazlasının ortalama yaşı 42. Bu durum, yenileme ihtiyacını net bir şekilde ortaya koyuyor. Traktör parkının yenilenmesi ise tarımda verimlilik, enerji tasarrufu ve dijital dönüşümü hızlandırması bakımından kritik önem arz ediyor. Akıllı tarım teknolojileri sayesinde su, yakıt ve gübre kullanımında önemli tasarruf sağlanabileceği vurgulanıyor.
Traktör parkının yenilenmesi hâlinde başlıca kazanımın birim işlem maliyetinin düşmesi olacağını belirten Gökhan Bayramoğlu, ekonomik ömrünü aşmış traktörlerin daha yüksek yakıt tüketimi, düşük teknoloji seviyesi ve yüksek tamir-bakım masrafları nedeniyle aynı işi daha pahalıya yaptığının tüm paydaşlarca kabul gördüğünü bildirdi.
Traktör parkının 2025 verilerine göre yüzde 50,5’inin 25 yaş ve üzerinde bulunduğunu ve bu grubun ortalama yaşının ise 42’yi bulduğunu anımsatan Gökhan Bayramoğlu, “Traktör yenileme, sadece satışları artıracak bir iç pazar desteği değil; aynı zamanda tarımda verimlilik, zaman yönetimi, enerji tasarrufu, iş güvenliği ve çevresel performans açısından da stratejik bir dönüşüm sağlayacak. Yeni traktör ve tarım makineleriyle yakıt verimliliğinin arttığını, arıza ve bakım kaynaklı iş kayıplarının azaldığını, ekim, dikim ve hasat gibi işlemlerin daha kısa sürede ve daha uygun zamanda yapılabildiğini görüyoruz” diye konuştu.

Dijitalleşme ve rekabet için yenileme stratejik önemde
Traktör ve tarım makineleri parkının yenilenmesinin yalnızca eski makinelerin yenileriyle değiştirilmesinden ibaret olmadığını ifade eden Gökhan Bayramoğlu, bu dönüşümün aynı zamanda akıllı tarıma geçişin temelini oluşturduğunu anlattı. GPS, otomatik dümenleme, sensörler ve veri tabanlı karar destek sistemleri sayesinde girdi kullanımının daha hassas yönetilebildiğini belirten Bayramoğlu, bunun da yakıt, gübre, ilaç, tohum ve su maliyetlerinde önemli tasarruf sağladığını ifade etti.
Bayramoğlu, “Ayrıca makine performansının izlenmesi, arıza risklerinin önceden görülmesi ve bakım planlamasının yapılması iş kayıplarını azaltır. Akıllı tarım uygulamaları, çevresel açıdan da daha az kimyasal, daha az yakıt tüketimi ve daha düşük karbon salımı sağlayarak sürdürülebilir üretime katkı verir. Bu nedenle yenileme, Türkiye tarımının dijitalleşmesi, rekabet gücünün artması ve genç çiftçiler için daha cazip bir üretim modeli oluşması açısından stratejik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Akıllı tarımın yoğun biçimde uygulandığı Amerika Birleşik Devletleri’deki güncel verilerin, akıllı tarım teknolojilerinin yalnızca teorik bir vaat olmadığını; su, yakıt, gübre ve herbisit kullanımında ölçülebilir tasarruflar sağladığını gösterdiğine dikkat çeken TARMAKBİR Başkanı Gökhan Bayramoğlu, şöyle devam etti:
“ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre mevcut uygulama düzeyinde dahi yüzde 5 daha az su, yüzde 7 daha az yakıt, gübre kullanımında yüzde 8, herbisit kullanımında ise yüzde 9 optimizasyon sağlanmış durumda. Teknolojinin daha yaygın benimsenmesiyle bu kazanımların su kullanımında yüzde 20’ye, gübre optimizasyonunda yüzde 14’e, herbisit optimizasyonunda ise yüzde 12’ye çıkabileceği öngörülüyor.”

“Son iki yıldaki daralma sektörü net baskılıyor”
Türkiye’nin traktör ve tarım makineleri sektörünün güncel durumu hakkında da bilgiler paylaşan Gökhan Bayramoğlu, sektörde KOBİ ağırlıklı bir görünümün bulunduğunu iletti. Ayrıca makine sektöründe, önde gelen büyük ölçekli firmaların yanı sıra iç pazarda faaliyet gösteren küresel firmaların da bulunduğunu bildirdi.
Bayramoğlu, tarım makinelerinde faaliyet gösteren üretici sayısının (%90’ı mikro ve küçük ölçekte) resmi olmayan rakamlara göre sektörde bin 300 ila bin 400 bandında bulunduğunu iletti. Bayramoğlu, “Sektör, istihdamda yaklaşık 40 bin kişi ile AB’deki büyük üretici ülkelerle karşılaştırılabilir büyüklükte ancak firma ölçeği Almanya gibi ülkelere göre daha küçük. Türkiye, dünyada tarım makineleri ihracatında 2001’de 31’inci sıradayken, 2025’te 17’nci sıraya yükseldi ve global ihracattan yüzde 1,5 pay almayı başardı. Traktörde ise adet bazında dünyanın önde gelen iç pazarlarından biri olmakla birlikte, son iki yıldaki daralma sektörü belirgin biçimde baskılıyor” açıklamasında bulundu.
Her 100 çiftçiden 90'ı traktörü kredi ile alıyor
Türkiye’de çiftçilerin yaklaşık dörtte üçünün tarımsal faaliyetlerinde dış finansman kullandığını, bu kaynaklar içinde bankaların payının yüzde 60’ı bulduğunu kaydeden Bayramoğlu, banka kredisi kullanan her 100 çiftçiden yaklaşık 30’unun tarım makineleri yatırımı için, traktör alımlarında ise 90’ının krediye yöneldiğine atıfta bulundu.
2023’ün son çeyreğinden itibaren faizlerin yükselmesi ve krediye erişimin zorlaşmasının özellikle traktör pazarında ciddi bir daralmaya yol açtığını vurgulayan Bayramoğlu, “Tarımsal kredi faizleri Ağustos 2023’te yüzde 29,4 iken Mart 2024’te yüzde 58,8’e kadar yükseldi. Bugün ise yaklaşık yüzde 41 seviyesinde olması da yatırım iştahını sınırlıyor. Devlet bankaları aracılığıyla traktör alımlarında kredi kullanım oranı 2023’te yüzde 70 iken bugün yüzde 15-20 bandına geriledi. Yüksek faiz ve sıkı kredi koşulları, iç pazardaki düşüşün temel nedenlerinden biri hâline geldi. Bu etkenlerin sonucunda 2025’te traktör segmentinde hem üretimde hem de iç pazarda belirgin bir daralma yaşandı. 2025’te traktör üretimi 42 bin 734 adet ile yıllık bazda yüzde 41, son 4 yıl ortalamasına göre ise yüzde 47,7 geriledi. Özel bankaların devreye girmesi ve firmaların faiz katkısı sağlaması, pazardaki düşüşün daha sert olmasını kısmen engelledi. Buna rağmen, tescil edilen traktörlerin neredeyse yarısının 2024 model olması, sektörde stok birikimine işaret ediyor” ifadelerini kullandı.
Tarım makineleri ihracatı 800 milyon dolara dayandı
2025’te tarım makineleri ihracatının 1,462 milyar dolar ile 2024’e göre yatay-hafif artıda seyrettiğini aktaran TARMAKBİR Başkanı Gökhan Bayramoğlu, ithalatın ise 1,082 milyar dolara gerileyerek dış ticaret fazlasının 379,9 milyon doları bulduğunu kaydetti.
Sektörün alt başlıklarına bakıldığında, traktör ihracatının 663,3 milyon dolar ve ekipman ihracatının ise 798,2 milyon dolar olduğunu açıklayan Bayramoğlu, “Traktör ithalatı 574 milyon dolar, ekipman ithalatı ise 507,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2025 ihracatında toplam tarım makineleri kategorisinde öne çıkan pazarlar İtalya, ABD, Mısır, Irak, Azerbaycan, Rusya, Özbekistan, Türkmenistan, Fransa ve Kazakistan oldu. Traktör ihracatında ise özellikle İtalya ve ABD açık ara öne çıktı” bilgisini verdi.
Türkiye traktör iç pazarının bu yılın ilk dört ayında yüzde 67 gerilediğini kaydeden TARMAKBİR Başkanı Gökhan Bayramoğlu, ilk dört ayda geçen yıl 14 bin 552 adet traktörün tescil edildiğini, bu yılın aynı döneminde ise 6 bin 646 adet için işlem yapıldığını bildirdi.
Traktörde üretim tarafında ise durumun biraz daha iyi olduğunu belirten Bayramoğlu, “2026’nın ilk dört ayında 11 bin 937 adet traktör üretildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29,8 azaldı. Son beş yılın Ocak-Nisan dönemi verileri dikkate alındığında, 2026’daki daralma yüzde 54,3 seviyesinde bulunuyor” dedi.
“Traktör pazarı 2026’da 30 bin bandına inebilir”
Yıl sonu beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayramoğlu, tarımın doğa koşullarına bağlılığı, ürün fiyatları, tarım destekleri, kredi faizleri, sübvansiyon oranları ve krediye erişim kolaylığı gibi çok farklı parametrelerin sektörde net bir tahmin yapmayı engellediğini belirtti.
Bayramoğlu, “Nitekim yıl sonu için yaptığımız ilk iki senaryoya dayalı tahminler, İran Savaşı ve iç siyasi gelişmeler nedeniyle daha şimdiden sapmış, aylar önceden dile getirdiğimiz senaryo yaşanmaya başlamıştır. Dile getirmek istemediğimiz kötü senaryoda ise aşırı negatif koşulların aynı yıl içinde üst üste gelmesi hâlinde traktör pazarı 2026’da 30 bin bandına inebilir” diye konuştu.