1923'ten 2023'e bir milyon patent hareketi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

İSTANBUL - 2000 yılından bu yana kutlanmakta olan Dünya Fikri Mülkiyet Gününün anlam ve önemini açıklayan en güzel ifade; yıllar öncesinden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından dile getirilen "İnsanların hayatlarına ve faaliyetlerine egemen olan kuvvet icat yeteneğidir" sözü. Dünya Fikri Mülkiyet Günü; fikri haklar konusunda var olan bilincin artırılması, buluş sahiplerinin, üretici ve yenilikçilerin toplumun gelişmesine yaptıkları katkının vurgulanması açısından önemli bir fırsattır.
Günümüzde teknolojik gelişmeleri değerlendirdiğimizde geçmişten bu güne güncel yaşamın kolaylaştırılmasından başlayarak kitlelere hitap eden milyonlarca buluşun yer aldığını görmek mümkün. Yaşadığımız dünya üzerindeki ekolojik dengenin bozulduğu ve insan neslinin tehlikeye girdiği kuraklaşma, açlık ve susuzluk gibi faktörleri değerlendirdiğimizde önümüzde daha yapılacak birçok buluşun olduğunu fark ediyoruz. Bu kapsamda Adres Patent buluşun önemini vurgulamak için "1 Milyon Patent Hareketi"ni başlattı. "Türkiye' de Tescilsiz Marka Kalmayacak" sloganıyla yola çıkan Adres Patent, 26 Nisan Dünya Fikri Mülkiyet Günü'nde çeşitli dernek ve kuruluşların katılımıyla gerçekleştirdiği etkinlikte patentin Türkiye'deki durumunu değerlendirdi.

Adres Patentin düzenlemiş olduğu etkinlikte konuyla ilgili düşüncelerini aktaran Türkiye Patent Hareketi Platformu Başkanı Ali Çavuşoğlu; "2000 yılından bu yana Dünya Fikri Mülkiyet Günü olarak kutlanan 26 Nisan'da patent ile alakalı dikkat çekilmesi gereken belli başlı noktalar vardır. Özellikle ülkemizin patent konusundaki ihracat açısından değerlendirmesini yaptığımız zaman kurulması gereken dengeyi görebiliriz; 2023 yılında 500 milyon dolarlık ihracat hedefine ulaşabilmemiz için öncelikli olarak katma değerli ürünlere ağırlık verip, en azından 2023 yılında 1 milyon patent sayısına ulaşmamız gerekiyor. Dünya çapında patent alanında yapılan çalışmalara bakarsak; Amerika bizim 2023 yılında ulaşmamız gereken 1 milyon patent hedefine 1910 yılında ulaşmıştır. Buradan varılacak sonuç ihracat ve patent açısından dünyanın çok gerisindeyiz. Patent sayısı yoğun bir şekilde artmazsa bu sayıya ulaşılamaz. 2012 yılında Türkiye'nin almış olduğu patent sayısı o yıl yurtdışında dünyaca ünlü bir markanın almış olduğu patent sayısının bile yarısıdır. Şunu fark etmek gerekir ki o marka patente verdiği önemle ‘Dünya Çapında' sıfatını kazanmıştır. Patentin eksik olması ihracatımızı da önemli ölçüde etkilemiştir. Ülkemizde parça başına ihracat kazancı 1,5 dolar iken, patentin öneminin farkında olan Almanya'da ihracat geliri 5 dolardır. Bunun sebebi, Almanya'da patentli ürünler yapılmasıdır. Eğitim açısından da karşılaştırırsak; dünyada birçok üniversite ve profesörün patenti mevcutken hatta bu bir şart olarak değerlendirilirken, ülkemizde çoğu bilim insanının bile patenti mevcut değildir. Önemi üzerine güzel sözler söylemeye çalıştığımız bu günün tüm insanlık adına kutlu olmasını diler, yaşadığımız her günün birbirinden eşsiz fikir ve düşüncelerle ekonomimize ve sanayimize değer katması temenni ederim" açıklamasında bulundu.