16 °C

'Dijital dönüşümü gerçekleştiremeyen 'En Büyük 500' şirketin yarısı listeden düşebilir'

Index Grup CEO’su Erol Bilecik, en büyük 500’ün belki de yarısının dijital dönüşümü gerçekleştiremeyip listeden düşeceğini öngördü.

'Dijital dönüşümü gerçekleştiremeyen 'En Büyük 500' şirketin yarısı listeden düşebilir'

Özlem ERMİŞ BEYHAN

Dijital dönüşüm 2017’nin en önemli gündem maddelerinden biri olacak. İç ve dış politika gündemi o kadar meşgul ediyor ki bu konu odakta gerilere kayıyor belki ama Index CEO’su Erol Bilecik dijital dönüşümün önemini şu saptama ile ortaya koyuyor: “Önümüzdeki yıllarda dijital dönüşümü gerçekleştiremeyen şirketler sahneden silinecek. Üretimde verimliliği artırmak için 4.0 olmazsa olmaz. En büyük 500 şirketin belki yarısı bu dönüşümü gerçekleştiremeyip değişecek. Bundan bir 10 yıl önce listede var olup şimdi olmayanlar gibi...”

Erol Bilecik yeni yılın ilk yarısından değil ama ikinci yarısından ümitli. Satınalma peşinde olduklarını açıklayan Bilecik, fırsatları yakından izlediklerini, yeni yılda yatırımda hız kesmeyeceklerinin sinyalini verdi.

Türk işinsanı bugünleri kriz tecrübesi ile aşacak

► Türkiye zor bir dönem geçiriyor. Çalışanların işe odaklanmasını bu zor ortamda nasıl sağlıyorsunuz?

Biz 27 yıllık bir şirketiz. Bu dönemde birçok işinsanı gibi çok ekonomik kriz yönettik. Bu dalgalanmaları yönetme konusunda çok tecrübesi var Türk işinsanının. Ama tüm tecrübeler içinde 2016, en orijinal tecrübe sanıyorum. Avrupalı ortaklarımız sizin sorduğunuz sorunun aynısını soruyorlar. Hassas bir çizgide işlerimizi yönetiyoruz. 2016’da çok sayıda terör saldırılarısının gerçekleştiği, bir darbe girişimi olup bu saldırının başarıyla bertaraf edildiği bir yıl yaşadık. Bunların hepsi bir daha bir yılda tekrar etmez diye düşünüyorum. Temennimiz de bu kötü günlerin geride kalmış olması. Bir moral bozukluğu yarattı bütün bu yaşananlar. Bu süreçte çalışan arkadaşları motive ederken zaman zaman zorlandık ama işimizi devam ettirmemiz gerek, hepimizin içinde olması gereken bir mücadele bu.

► Belki başka bir ülkede yaşansa bunlar...

İnanın gelişmiş bir ülkede olsa çok daha fazla negatif sonuçlarını görürlerdi. Kriz tecrübelerimizle bizim bu süreci Türk işinsanları olarak çok daha kolay atlatmakta olduğumuzu söyleyebilirim.

► 2016’da siz Index olarak hedeflerinizi tutturdunuz mu?

Daha farklı büyüyebilirdik, olmadı. Ama koyduğumuz yüzde 12 ila 14’lük büyüme hedefini tutturuyoruz. Bu büyümede mobil ürünlerin ve katma değerli teknolojiler çok etkili oldu. Notebook gibi klasik ürünler bu büyümeden çok pay alamadı.

Bu yıl da iki haneli büyüme hedefi var

► Buradan baktığınızda 2017 yılının nasıl gelişeceğini öngörüyorsunuz?

Her yıl bir umutla başlar. Umutların biraz daha revize edildiği bir 2017 görünüyor gibi. Çok temel, çok makro problemler malesef ortada. Global dünyada bir iklim değişikliği var. İşte ABD seçimi, önümüzdeki dönemde Avrupa’d ayapılacak 7 ya da 8 seçim, bu seçimlerin etkileri... Burada belirsizlikler var. Bizim iç yapımıza baktığımızda terör en önemli sorun, bunun nasıl çözüleceğine dair yanıtı siyasilerden bekliyoruz ama işdünyası olarak bu noktada elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu her zaman söylüyoruz. Haliyle komşu ülkelerle yaşadığımız sorunlar, onların iç sorunları ve zaman zaman resmin bir parçası olma durumunda kalışımız... Bütün bunlar nedeniyle 2017’yi güzel cümleler kuracağımız bir yıl olarak görmüyoruz. Yılın ilk yarısını hızlıca atlatıp ikinci yarı yıla daha umutla bakmayı istiyoruz.

► Siz de mi ilk 6 ayı kayıp olarak görüyorsunuz?

Görmemek gerek. Böyle bir hakkımız olmadığını düşünüyorum. Ama ikinci yarıdan daha ümitliyiz. Kendi bütçe planımızda ikinci yarıda vitesin biraz daha artacağı bir süreç öngörüyoruz. Biz de vitesi ikinci yarı artıracağız. Sektörümüzde zaten cironun yüzde 40’ı ilk yarı, yüzde 60’ı ikinci yarıda yapılır. Bu yıl ise bu oranın yüzde 30 ilk yarı, yüzde 70 ikinci yarı olacağını öngörüyoruz. İnşallah bu parlak bir 100 olur, sönük bir 100 olmaz. Biz sektör olarak en şanslı sektörlerden biriyiz hendislik yapmamak gerekir. Dolarla alıp dolarla satmak, dolarla alıp euroya geçmek... Bunlardan kaçınmalı, kaynağınız neyse onunla satacaksınız. Dövizle kredi aldıysanız TL’ye geçilmeli. Her dönem önemli ama bu dönem ekstra önemli.

► Riski burada nede görüyorsunuz?

Burada bütün mesele çarkların yavaşlamaması. 2017’de 3’ün altında bir büyüme risk faktörüdür. Türkiye’nin arka arkaya yüzde 4-5’lerde büyüyeceği birkaç yıbu anlamda.

Finansal mühendislik yapma zamanı değil

► Şu anda şirket yönetiminde yapılabilecek en doğru ve en yanlış hareket nedir sizce?

Her endüstri için farklı tabii ama biz iş ortaklarımıza şu dönemde mali disiplinlerini en üst seviyeye getirmelerini öneriyoruz. Şu anda herkesin bütçe yapıyor olması gerekiyor. Sadece büyük şirketler değil küçük yapıların hatta buna daha çok ihtiyacı var. Kredibilite son derece önemli. Finansal mülın pek çok sorunun ilacı olacağını düşünüyorum. Umarım böyle büyümeleri konuşur noktaya geliriz.

Dolarda ikinci yarı dalgalanma biter, aksi halde vazo kırılır

► Siz döviz riskini nasıl yönetiyorsunuz Index olarak?

Mobil ürünlerde kendi yapımız içinde bütün girişlerimiz TL’dir bizim. Apple Türkiye kendi ithalatını yapar, kur hedgingini kendi yapar, biz distribütörlere ürünü verirken TL faturasıyla verir. HP, Canon, Samsung, Lenova böyledir. TL ile alım bizim yıllar önce keşfettiğimiz bir hadisedir. 1.5, 2 milyar dolarlık bilançomuzun yüzde 67’si TL olduğu için bu, dövizdeki dalgalanmanın etkilerini minimum hissetmemizi sağlıyor. 8 bin bayimiz var, bu yapı bizim bilançonun üçte ikisi kadar bir konfor alanı sağlıyor bize.

► Peki 2017 için dolarda nasıl bir seyir öngörüyor ve bütçeliyorsunuz?

İlk yarı yine bir dalgalanma bekliyoruz açıkçası. Nisan sonuna kadar bu dalgalanmaların devam etme ihtimalini biz de fikren satın almış vaziyetteyiz. Ondan sonrası daha stabil bir düzen olur. Hiçbir şekilde bu volatilite sürekli devam edemez, o zaman kristal vazo kırılır ki böyle bir şey olamaz.

Globalleşme provasına başladı

2023 yılında teknoloji kulvarında Avrupa’nın ilk 5 büyük grubu içinde olmayı hedefleyen Index Grup, 2016’da yurtdışına açıldı. Oracle ile işbirliği yapan grup şirketlerinden Artım AŞ; Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Gürcistan, Ermenistan, Tacikistan ve Kırgızistan’da kamu kurumları, bankalar ve telekom şirketlerine teknolojik çözümler sunacak. Artım AŞ, ilerleyen dönemlerde özellikle cep telefonu kanalında da bu ülkelerde hizmet vermeyi planlıyor. Bilecik yurtdışına açılımın henüz embrio aşamasında olduğunu vurgulayarak ofislerin kurulduğunu, eleman alımının başladığını belirterek, “Bizim için iyi bir antreman. Henüz rakamlarımız içinde önemli bir noktaya gelmedi yurtdışı ama çok keyifli bir motivasyon oldu bizim için” ifadesini kullandı.

Bilişim Bakanlığı kurulmalı, yazılım ihracatı hedefimiz 50 milyar dolar olmalı

Türkiye’de teknoloji sektörü yeni kurulan şirketlerle önemli bir açılım yaşıyor. Peki sektör nasıl ilerliyor, ayaklar sağlam mı basıyor yoksa bir topallık söz konusu mu? Erol Bilecik sektörü yakından tanıyan bir isim. Şöyle analiz ediyor: “Sektör son 5 yılda kurulan yeni şirketlerle bir atılım içinde. Meyve vermeye başlayan bir iklim değişikliğini izliyoruz. Bundan çok mutluyum. Girişimci olma sevdası iş hayatına dönüşüyor diye görüyorum. Ancak çok temel bir eksiklik var. Yeni teknolojilerde hardware üretiminde bizim ülke olarak çok geç kaldığımız bir gerçek. Ancak yazılım teknolojisinde önemli ülkelerden biri olma fırsatı var. İnanılmaz bir genç nesil var. Burada devletin daha aktif liderlik etmesi gerekiyor. Bir bilişim bakanlığı olabilir, başbakana, cumhurbaşkanına bağlı özel bir yapıyla olabilir. Burada Türkiye’nin “2023 yılında 50 milyar dolarlık yazılım ihracatı” gibi bir hedef koymaya ihtiyacı var. Neden Türkiye Google yaratamasın? Kriz gündeminin ötesinde bir liderlik ve bir hedef ortaya konulursa, bunu gerçekleştirebilecek altyapının var olduğunu ben görüyorum. Şimdi düğmeye basarsak 5 yıl sonra meyvelerini toplama imkanımız olabilir. Bizden de google’lar çıkabilir. Kod yazan bir genç nesille başlayan bir ortam üretebilmek gerek. Bu, meyvelerini çok uzun vadede değil orta vadede verecektir.”

Satın almalar oyun planımızın bir parçası

Nasıl bir büyüme hedefi koydunuz Index’e 2017 için?

Yine çift haneli büyüyebilir miyiz diye bakıyoruz. Yılın ikinci yarısındaki katkılarla bunu gerçekleştirebiliriz diye düşünüyoruz.

Yeni bir alan gözlüyor musunuz?

Biz teknoloji endüstrisinin girilmedik kulvarını bırakmadık diyebilirim. Bu alanda bütün kulvarları kapsamaya devam edeceğiz. Bu kulvarları kapsayan bir lojistik işimiz var. Hem kendimize hem dış dünyaya bu hizmeti vermeye devam edeceğiz.

Krizde satın alma fırsatları oluşur. Siz bu fırsatlara ne mesafede olacaksınız?

Biz şirketlerimizden Datagate şirketini, Neteks'i 2001 krizinden sonra bünyemize kattık. Artım AŞ’yi de 2011’de satın aldık. Grubun DNA’larında satın alma ile büyüme var. Hedef ve amaçlarımıza uygun yapılar olduğunda, bu tip dalgalanmalar yaşandığında onları bünyemize katmak bizim oyun planımızın bir parçası. Her zaman açığız. Ağırlıkla yurtiçinde bakacağız.

TÜSİAD'ın yeni başkanı mı?

Erol Bilecik Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği 'nin (TÜSİAD) yeni başkanı olma yolunda. Bilecik'in, 12 Ocak günü yapılacak Genel Kurul'da son iki yıldır başkanlığı başarıyla yürüten Cansen Başaran Symes'tan koltuğu devralması bekleniyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.